'Ünlü' bir kukla; Pinokyo

16.03.2015 08:19:19

Çocukken masallarla uyutulmaya alışkın olduğumuzdan olsa gerek. Yadırgamıyoruz uzun zamandır bize anlatılan masalları ve her gün artan masalcıları... Bu kuklanın hikâyesini hepimiz biliriz. Çocukluğumuzdan beri bize yalan söyledikçe burnu uzayan tahta çocuğun masalı anlatılır.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Çocukken masallarla uyutulmaya alışkın olduğumuzdan olsa gerek. Yadırgamıyoruz uzun zamandır bize anlatılan masalları ve her gün artan masalcıları... Bu kuklanın hikâyesini hepimiz biliriz. Çocukluğumuzdan beri bize yalan söyledikçe burnu uzayan tahta çocuğun masalı anlatılır.

Konuşan bir ağaç kütüğü, Geppetto isimli kukla ustasının eline geçer ve bu ağaç kütüğünü yontarak tahta bir kukla yapar. Canlı, hareketli, kıpır kıpır,konuşkan bir kukla. Bu kukla bir gün gelir ustasının elinden kaçar ve kendini bulacağı, kendini ifade edeceği bir yolculuğa çıkar. En kötü alışkanlığı sürekli yalan söylemesidir...

Peki, Pinokyo niye Yalan söyler?

Suçlandığı olaylardan kaçmak ya da suçu bir başkasına atmak için mi, yoksa kasıtlı ve maksatlı olarak karşısındakine zarar vermek için mi? Belki de popüler olmak, hak etmediği bir makam mevkiyi alma çabası veya gündemden düşmeyip reklam olmak için. Pinokyo’nun yalanlarının arkasındaki gerçekleri bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz, Pinokyo’nun her yalanında tahta burnunun biraz daha uzadığı ve her uzamada canının biraz daha fazla acıyacağıdır...

Pinokyo'nun her yalan söylediğinde uzayan burnu; onun gururunun ve kibrinin bir göstergesi olmuş uzadıkça çirkinleşen görüntüsü her yalan söylediğinde aslında çirkin bir davranış sergilediğini hatırlatmıştır ona...

Peki, tahta kukla gerçek bir insan olunca yalandan vazgeçer mi ya da insan olunca yalan söyleme özelliği yok olur mu? Odunken insan olan Pinokyo bile yalanı bırakırken, İnsanken odun olmayı seçenler ne olacak? Bunları da bilemiyoruz...

Bildiğimiz; iyiliği, kötülüğü, dürüstlüğü, yalancılığı, acımayı, gaddar olmayı... vb. ama en nihayetinde Vicdan sahibi olmayı öğrendiğinde bedeni, bir ruha kavuşup ete kemiğe bürünür Pinokyo'nun...Masal bu ya , olur işte...

Düşünüldüğünde tahta bedene daha sonradan giydirilen ten, sadece bir giysidir. Aslolan ruhtur! Önemli olan ruhun, imtihanlar karşısında takınacağı tutum, seçeceği yöndür. Yoksa üzerimize giydiğimiz ten, hayatımızın son bulması ile bedeni terk edecek ve Ruh tüm çıplaklığı ile ortada kalacaktır. İşte o zaman imtihanlar dünyasında kazanan tarafımız ortaya çıkacaktır...

Keşke yalan söyleyen herkesin burnu uzasa!..O zaman ne kadar kolay olurdu insanları tanımak... İçinde yaşadığımızı dünyayı anlamak... Zira çevremizde o kadar çok yaşarken görmeyen, duymayan, hissetmeyen, hissettirmeyen, suda yürüyüp izini belli etmeyen ete kemiğe bürünmüş canlı var ki... Onlar, sadece giysilerini çıkaracakları günü bekliyorlar...

Kim bilir etrafımızda bize konuşan o kadar çok Pinokyo varken, belki de Pinokyo tahtadan bir kukla değildi!!!

Ehli Vicdan / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,6 puan)/11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500