Saadet Gerçeği

06.03.2015 08:30:58

Geçtiğimiz hafta 27 Şubat, Başbakan Erbakan’ın vefatının 4. Sene-i devriyesiydi. Bir gün sonrasına denk gelen 28 Şubat ise, Erbakan Hocamızın Başbakanlığı sırasında gerçekleştirilen ve adına “post-modern” denilen darbenin 18. Yıldönümü idi. Sadrettin Karaduman yazdı...

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Geçtiğimiz hafta 27 Şubat, Başbakan Erbakan’ın vefatının 4. Sene-i devriyesiydi. Bir gün sonrasına denk gelen 28 Şubat ise, Erbakan Hocamızın Başbakanlığı sırasında gerçekleştirilen ve adına “post-modern” denilen darbenin 18. Yıldönümü idi.

Peş peşe gelen her iki tarihi gün vesilesiyle, Erbakan Hocamız yurt içi ve yurt dışında düzenlenen görkemli programlarla anıldı. Bu programların genel adı; Erbakan’ı anma ve anlama toplantıları olmuştur. Bu toplantılar 1000 yıl mı sürer, yoksa daha fazla mı bilemeyiz. Ama bildiğimiz bir şey var; 28 Şubatçıları anan yok ve olmayacaktır da. Kimse onları öven, yaptıklarını haklı bulan bir yazı da kaleme almıyor, konuşma da yapmıyor. Onlar için bir toplantı düzenlendiğini, ne iyi ettiniz de darbe yaptınız diyeni duymadık. Demek ki, 28 Şubat 1000 yıl sürecek filan denmesi boş laf. Aziz milletimizin kime iltifat ettiği, kimi tel’in ettiği ortada. Millet hocasının arkasında saf tuttu; her yıl saflar sıklaşarak, katılımlar çoğalarak, büyüyerek devam ediyor. Bu vesileyle bir kez daha hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. 28 Şubat’çılar için iyi temenniler geçmiyor içimizden. Tarihin, mağdurların ve gelecek nesillerin onları asla affetmeyeceğini biliyoruz.

Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda Hocamız için neler söylenmişti, neler; “Hoca dik durmadı”, “Hoca 28 Şubat kararlarına imza attı”, “Hoca beceremedi...” Ee... Ne oldu? Zaman sizi mi haklı çıkardı Hocayı mı? Geçen sene savcılık 28 Şubat belgelerini istediğinde herkes anladı ki; Hocamız 28 Şubat kararlarını imzalamamış. Önceki yıllarda 28 Şubat’ın aktörleri konuştu. Bir bir özür dilediler. Şimdi “bağışla bizi” diye yazılar yayınlanıyor. Tıpkı geçtiğimiz yüzyılda Sultan Abdülhamit’in ruhundan istimdad dilenmesi gibi. Tabii, biz onlara “geçti Bor’un pazarı...” demiyoruz; çünkü hayat devam ediyor. Hocamızın kurduğu sistem dimdik ayakta. Onun açtığı yolu tahrip etmeye, kurduğu yapıyı yıkmaya kimsenin gücü yetmez. Çeşitli hilelerle, yanıltma yöntemleriyle, algı operasyonlarıyla kurulan eğreti yapılar bu günlere kadar gelmiş olabilir. Ama iyi bilinmelidir ki, hiçbir millet sonsuza kadar aldatılamaz. Günü gelir o şatafatlı kurumlar da silinir, yok olur giderler. Öncekilerin bittiği, unutulduğu gibi. Ne demiş eskiler; sel gider, kum kalır.

Bu dönem her yönüyle çok farklı. Şimdi Erbakanca duruşun mecliste olması gerekir. Hatta ve hatta; Erbakan’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışının hükümet olması gerekir. Bu bir özlemdir. Bu, geniş kitlelerin arzusudur ve aynı zamanda bir ihtiyaçtır. Bu durum daha fazla ertelenemez.

Saadet Partisi teşkilatları her zamankinden daha fazla istekli, coşkulu ve kararlı bir şekilde seçimlere hazırlanıyor. İlk hedef meclise girmek. Özlenen ve beklenen Milli Görüş siyaseti kısa zamanda farkı fark ettirecektir. Hem, yavan sözlerle ve yapay siyasetle yılların heba edildiğini herkes kolaylıkla görecek, hem de, seçmen bundan böyle doğru karar vermede zorlanmayacaktır. Tabii olarak bir sonraki seçimde en çok tercih edilen Milli Görüş siyaseti olacaktır. Böylece Saadet iktidarı önündeki yapay engeller kalkacaktır.

2002 yılından bu yana girilen hiçbir seçimde şartlar bu kadar olgunlaşmamıştı. İktidar partisinde panik başlamış durumda. Bu güne kadar girdikleri tüm seçimlerde “bize oy vermezseniz CHP gelir” diyorlardı. Şimdi hedef tahtasına HDP’yi koydular. Bir yandan oturup birlikte çözüm sürecini konuşuyorlar, öbür yandan onları halka şikâyet ediyorlar. Bu nasıl bir anlayış! Meclisteki gerginlikte işin başka bir boyutu. Merkez Bankası Başkanını doğrudan hedef almaları, Enflasyonun azması, döviz kurlarındaki önlenemeyen artışlar... İşler kontrolden çıkmış durumda.

Tıkanıklığın aşılması ve ülkenin düzlüğe çıkarılması için çare de çözüm de belli: Saadet işbaşına!


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,7 puan)/16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500