Basiretsiz Hırsın Sonuçları

05.03.2015 09:12:32

Bazen olur ki, bir insanın ancak bu kadar basireti bağlı olabilir, bu kadar ferasetsiz olabilir, bu kadar gerçekleri görmezden gelebilir. Tabii ki İç Güvenlik Yasa Tasarısı’ndan bahsediyorum.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Bazen olur ki, bir insanın ancak bu kadar basireti bağlı olabilir, bu kadar ferasetsiz olabilir, bu kadar gerçekleri görmezden gelebilir. Tabii ki İç Güvenlik Yasa Tasarısı’ndan bahsediyorum.

En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim. Günlerdir büyük gürültü patırtı koparılarak TBMM’de görüşülen ve kısmen yasalaşan İç Güvenlik Yasası’ndan zamanla en fazla zarar görecek kesim, inançlı insanlar olacaktır.

Ne acı ki, iktidar muhipleri, kim bilir ne beklentilerle ve sırf siyasi hırs uğruna bu yasayı da diğer hatalarda (Irak tezkeresi, zina serbestisi, domuz eti, füze kalkanları, 12 yıllık kesintisiz eğitim, BOP eş başkanlığı, Libya katliamı, yabancılara toprak satışı, İsrail’e OPEC üyeliği, Suriye kışkırtıcılığı, Mısır öngörüsüzlüğü, vs.) olduğu gibi savunabiliyor. Yasayı “o” çıkarttığına göre, bir bildiği vardır muhakkak!

***

Şu anda bile bu kısıtlı yasalarla, bu kadar çok hukuksuzluk ortada iken, eli coplulara verilecek çok geniş yetkiyle, nelerle karşılaşılabileceğini kestirmek hayli güçtür. Toplumun bir yansıması olarak, içinde her meşrepten insanın bulunduğu kitleye bu kadar yetki verirseniz perişan olursunuz. Bu yasa çıktıktan sonra gece sohbetten, zikirden gelenleri makul şüpheli olarak görüp haydi karakola deyip götürüldüklerini ve gözaltına alındıklarını duyarsanız şaşmayın. Gün gelecek herkes ciyak ciyak ötecek, seslerini kimse duymayacak. Yandaşlar saraydan talep geldi diye savunuyorlar. İktidarların gelip geçici olduğu, yasaların her devre göre yorumlandığı hesaba katılmıyor.

Bu kanun, kaldırılan 163 ve 312. Maddeleri rahmetle aratacak türden bir yasa. O yasalarda hiç olmazsa suçun tanımı vardı. Bunda ise kişilere ve iktidarlara göre farklı yorumlanabilecek özellikte her şey muğlak. Yargının siyasallaşmasının daniskasını göreceğiz. İktidarı ele geçiren herkes, kendi menfaati için yasayı demoklesin kılıcı gibi kullanabilecek. Bundan sonra savcı talimatı olmadan, amirden gelecek sözlü emirle istedikleri kişiyi gözaltına alacaklar. Haber vermeden 40 saat gözaltında tutacaklar. Neymiş, tutanak tutulup bir nüshası kodese tıkılan kişiye verilecekmiş. Verseniz ne fayda ki! Yeni yasaya göre “saldıran” değil; saldırı hazırlığında olan, saldırıya teşebbüs edenler gözaltına alınacak. Caddede yürürken mimiklerinizden sizin eylem yapmaya gittiğinizi tahmin edip tutuklayacaklar. Gösteri yürüyüşlerinde kendini gizlemek amacıyla, yüzünün tamamı veya bir kısmını örtenlere üç ile beş yıl arasında hapis cezası verilecek. Sizce bu tanıma en çok kim uyuyor? Gün gelecek toplantıya, mitinge giden tesettürlü hanımlar bu kategoriye girecek! Başka bir madde daha var. Diyor ki “yasadışı topluluk kıyafeti” giyenler hapisle cezalandırılacak. Kim bunlar Allah aşkına, bunun ölçüsü nedir? Hangi giysi hapis cezası getirecek? Kolluk kuvvetlerinin sahip olduğu silah kullanma yetkisi genişletilecek, ülke polis devleti haline gelecek.

Yasayı savunanlar diyorlar ki “Efendim İngiltere’de, Avusturya’da polisin daha fazla yetkisi var.” Pes doğrusu, sende oradaki demokrasi ve insan hakları mı var ki! Belirsizliklerle dolu kanun, anlaşılan çok can yakacak. Yüz küsur maddelik yasanın sadece üç, dört maddesini özetledim, gerisini düşünün.

***

Acaba bu yasa da AB’nin şart koştuğu zina yasası, ya da ABD’ye söz verilen “İsrail’i koruma, BOP’a destek ve ılımlı İslam” üçgeninde muhtevaya uygun, mecburiyetten çıkarılan bir yasa mıdır? Yani birilerine söz verildi de o mu yerine getiriliyor. Yok, eğer tek adamlık özlemiyle yapılan, birilerine gözdağı vermeyi amaçlayan bir yasaysa vay memleketin haline!

Allah’a kafa tutmakla eş değer faize sessiz kalanlar, büyük bir isyan olan zina yasası çıktığında tepki vermeyen, hatta çeşitli kılıflarda yasayı savunanlara karşı büyük bir felaket olarak bu yasa geliyor. Giderayak yeniden seçilmek ve göze girmek uğruna bu tavizi veren kişiler olarak anılmayı kimse istemez. Zaten bir tür savaş sayılabilecek Süleyman Şah Operasyonu yapıldığı gece, yasa maddelerinin genel kuruldan geçmesi hayli manidar. Ölümlü üniversite öğrenci olayları da ne hikmetse ilginç zamanlamayla gerçekleşti. 28 Şubat’ın yaraları sarmaya çalışılırken (!) başımıza yeni çoraplar örülmesini anlamak mümkün değil.

Dr. Necmettin Çalışkan / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3 puan)/19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500