Herkes Siyasi Ümitlerini Erbakan'a Bağladı

04.03.2015 08:02:34

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma: Hoca, günümüz Müslümanlarına siyasi şuurlanmayı getirdi.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma: “Hoca, günümüz Müslümanlarına siyasi şuurlanmayı getirdi.”

“Hocayı esas ‘hoca ve lider’ yapan olgu, onun sadece Türkiye’ye değil, bütün İslâm dünyasında, Müslümanlara getirmiş olduğu ‘siyasi şuurlanma’dır. Nitekim İslam coğrafyasında gittiğim her yerde, Türkiye’den gittiğimi öğrenen herkes, bana Erbakan Hocayı sorardı. Herkes siyasi ümitlerini ona bağlamışlardı...”

Nedim Odabaş'ın Röportajı

ERBAKAN Hocamızla tanışmanız ve O’nun ideallerini anladığınız dönemi anlatır mısınız?


1960’lı yıllardı. Ankara İlahiyat Fakültesinde öğrenciydim. Sağ-sol münakaşaları olmasına rağmen, çatışma ve vuruşma pek yoktu henüz… Rahmetli üstat Necip Fazıl’ın “Çerçeve” adlı köşesini yazdığı “Yeni İstanbul” adlı gazeteyi biz İslamcılar/o dönemde ulusalcı olmayan sağcılar; Çetin Altan’ın, içinde “Taş” köşesini yazdığı “Akşam” gazetesini de solcular okurdu. Daha ziyade CHP zihniyetine karşı siyasi yazılar içeren “Büyük Doğu” hariç, “İslâmî” denecek bir yayın hemen hemen yok gibiydi. Rahmetli Seyit Kutup’tan yapılan küçük tercüme makaleler dışında Müslüman dünyasından da Türkiye’ye gelmiş bir yayın yoktu. O zamanlar, üstat Necip Fazıl’dan başka konferans veren birileri de yoktu…

Ben Ankara/Cebeci’deki Site talebe yurdunda kalıyordum. Yurdun bodrum katında bir mescidimiz vardı. Akşam, fakat daha ziyade yatsı namazlarını orada cemaatle kılar, namazdan sonra da oturur sohbet ederdik. İşte bu sohbetlerin birinde, ilk defa Necmettin Erbakan’ın adını duydum.1967 yılında, doktora yapmak için Paris’e gittim. İşte o yılda, Türkiye’deyken adını duyduğum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Sekreterliğine getirildi. Ondan sonra rahmetli Erbakan’ın adı dillerde dolaşmaya başladı. Bir lider doğuyordu.

Erbakan Hocamızın siyaset dönemi çok sancılı geçti. Hakim güçler O’nun ideallerini yok etmek için partilerini kapattılar, önüne set çektiler. Bu süreci nasıl özetlersiniz?

Biz Paris’te doktoramıza devam ederken, rahmetli Erbakan Hocamız, aktif siyasete atıldı ve 1970 yılında Milli Nizam Partisi’ni kurdu. Bu parti Anayasa mahkemesi tarafından kapatılınca, Erbakan Hoca Milli Selamet Partisi’ni kurdu. Bir taraftan Hoca’nın ünü ve hareketi bütün Türkiye’ye yayılıyor, öbür yandan da şuurlu gençler etrafında toplanıyordu. Fakat “Erbakan Hareketi”, şer odaklarını çileden çıkartıyor, bu hareketin önüne geçmek için, aleyhinde her türlü “şeytani komplolar” düzenleniyordu. Nitekim “meş’um 12 Eylül askeri devrimi”yle rahmetli Hoca tevkif edilerek, partisi de kapatıldı, kendisine siyasi yasaklama getirildi.

Fakat kader laikçilerin değil Erbakan Hoca’nın yanında tecelli edince, Hoca tekrar seçimleri kazandı ve Refah Yol Hükûmetini kurdu. Darbelere doymayan şer odakları, bu iktidarı da ona çok görüp, 28 Şubat darbesini yaptılar.

Ondan sonraki olaylar malum ve bilinen şeyler…

Siyasi ümitlerini ona bağlamışlardı Hocamızın sadece ülkemiz için değil tüm dünya Müslümanları için ifade ettiği değeri nasıl anlatırsınız?

Fakat Hoca’yı esas “Hoca ve lider” yapan olgu, onun sadece Türkiye’ye değil, bütün İslâm dünyasında, Müslümanlara getirmiş olduğu “siyasi şuurlanma”dır. Nitekim İslam coğrafyasında gittiğim her yerde, Türkiye’den gittiğimi öğrenen herkes, bana Erbakan Hoca’yı sorardı. Herkes siyasi ümitlerini ona bağlamışlardı…

Gerek yurt içerisinde, gerekse yurt dışında, birçok kere, Hocamızla seyahatlerimiz oldu; beraber birçok hatıralar yaşadık…

Bir hatırayla bağlamak istiyorum sözlerimi.

1979 yılının son aylarıydı. Müslüman ülkelerin birinde Uluslararası Siret Konferansı’na davet edilmiştim. Aynı konferansa, rahmetli Erbakan Hoca da resmi sıfatıyla katılmıştı…Bir gece oturumlar bitmiş, istirahat için oteldeki odama çekilmiştim. Saat gecenin 23’ü gibiydi. Tam yatağa girip yatacaktım ki, kapım çalındı. Tabii olarak Arapça “kim o?” diye sordum. “Kim o?” soruma, Türkçe şu cevabı aldım:

-İhsan Hoca çabuk giyin ve beş dakika içinde, otelin kapısında ol!

Bana bu emri verenin sesini tanımıştım. Giyindim ve beş dakika dolmadan otelin kapısına vardım. Camlarından, içinin görünmediği bir araba bekliyordu. Birden yanımda 30-40 yaşlarında beyaz entarili bir Arap genç belirdi ve bana hiçbir şey demeden, arabanın sağ ön kapısını açarak, adeta beni oradaki koltuğa itti. Kimsenin beni görmesini istemediği her halinden belliydi.

İslam dünyasını uyandırışı

Bindirildiğim arabanın arkasında, Necmettin Erbakan Hocamız oturuyordu. Selam verdikten sonra, beni neden çağırdığını, nereye gideceğimizi sormadım; o da bir şey demedi ve araba hareket etti. Bir saat kadar gittikten sonra etrafı çevrili bir bahçenin kasında durduk. Kapıda beklemekte olan iki kişi, bizi bahçenin içerisindeki evin kapısına götürdü. Kapı açılınca, sayılarını 50 kadar tahmin ettiğim ve tamamı beyaz giysileriyle ayağa kalkmış olan bir toplulukla karşılaştık. Erbakan Hoca’yı, girdiğimiz salonun üst köşesinde, yerde serili olan minderlerden birine oturttuktan sonra, kendileri de duvarın etrafına dizilip oturdular. Bunlar, Arap dünyasından gelmiş farklı dini ve siyasi liderlerdi.

Ben de, kapıya yakın bir yerde oturmaya hazırlanıyordum ki, Hocamız el işaretiyle beni yanına çağırıp, “ben konuşacağım, sen tercüme edeceksin!” dedi ve öyle yaptık.

Rahmetli Hoca, tam bir saat Batı dünyasının nasıl Müslümanları sömürdüğünü ve bu sömürüden nasıl kurtulmaları gerektiğini anlattı. O anlattı, bendeniz tercüme ettim.

Sabaha doğru otele döndüğümüzde, odalarımıza çekilmeden Hoca bana, “bu olay burada bitti” dedi ve tabi onun ne demek istediğini anladım. Nitekim onunla gelmiş olan zevattan hiç kimse, günümüze dek bu olay hakkında bir bilgi sahibi olmadı. Dikkat edilirse, Hoca telefonla değil, bizzat kendisi benimle temas kurmuştu. Nitekim Hoca, daha o zamanlar, telefonların güvenli olmadığını ve dinlendiğini biliyordu.

İşte Hoca, böyle uyandırıyordu Müslümanları.Bu anlattığım, yaşadıklarımdan sadece bir tanesi.Nur içinde yat Hocam! Allah sana rahmet, Müslümanlara da şuur ihsan etsin.

Milli Gazete


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3 puan)/13
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500