Erbakan ve İslam Birliği

26.02.2015 19:00:56

Vefatının 4. yıldönümünde hayırla yâd ettiğimiz muhterem hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programları bu yıl “Erbakan ve İslam Birliği” temasıyla icra edilecek.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Vefatının 4. yıldönümünde hayırla yâd ettiğimiz muhterem hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programları bu yıl “Erbakan ve İslam Birliği” temasıyla icra edilecek.

Tertip komitesi bu sloganı niçin seçti, bilemiyoruz. Ancak iki sebeple çok isabetli bir tercih olduğu kanaatindeyiz. Birincisi, Merhum Hocamızın hayattaki en büyük ideali İslam Birliğini kurmaktı. Hayatı boyunca bunun mücadelesini verdi. Eline geçen ilk fırsatta, kısa süreli iktidarı döneminde son yüzyılın Müslümanlar açısından en önemli icraatı D 8’i kurdu. İşte bu nedenle İslam dünyası onu kendine lider görürken, yeryüzündeki Siyonist güruh onu en büyük düşmanı bildi. Öldükten sonra da Kamalak Hocamızın tabiriyle bizlere, emanet ve vasiyet olarak İslam Birliğini tesis etmeyi bıraktı.

İkincisi, Erbakan’ı istismar edip “milletin adamları” sloganıyla boy boy posterini asanlar, “Biz de Erbakancıyız, biz de Milli Görüşçüyüz, Erbakan, bizim de hocamız” diyenler sözlerine başka alanlarda kılıf bul(abili)uyorlar da, İslam Birliği söyleminde taklitten bile korkuyorlar. Hatta İslam dünyasının (Irak, Mısır, Suriye, Libya, Afganistan, Pakistan vs.) kana bulanmasında baş aktördürler. Hamaset burada sökmüyor. Dünyada hiçbir Müslümanın burnunun kanamaması, aç ve açıkta kalmaması onun hedefiydi.

***

Her yeni durumda ve farklı olayda onun büyüklüğünü anlıyoruz. Nicelerini (!) yıllarca yanında tutmayı başarmış. Tarih kitapları onu yirminci yüzyıla damgasını vurmuş, “tarih yazan adam” olarak kayda geçirecek ve yeryüzünde ümmetin derdiyle dertlenen, şuurlu bireyler olması için çaba sarf eden, onlara yeni rotalar ve yüksek hedefler çizen, kurumsallaşmasında ve teşkilatlanmasında örnek bir şahsiyet olarak anacaktır.

Ülkemizde şu anda gördüğünüz her olumlu ve hayırlı icraatta onun imzası/payı vardır. Ülkemiz insanını siyaset alanına dâhil etmekle en büyük hizmetlerinden birini ifa etmiştir. O, devlet dairesinin önünden geçmeye korkan, mazlum Anadolu insanına “Ayağa kalk ve devleti sen yönet!” diyerek bir ruh aşılamıştır. Başlattığı kutlu yürüyüş, kısa sürede ülkenin çehresini değiştirmiştir.

Müslümanlığın bireysel ibadetlerden ibaret bir din olmadığını öğreterek, cihat, faiz ve adil düzen gibi çoktan “tedavülden kalkan” kavramları yeniden Müslümanların gündemine yerleştirmiştir. Tüm zorluklara rağmen, kısa süreli koalisyon ve 11 aylık başbakanlık dönemine sığdırdığı dev icraatlara bakarak, “Acaba 11 yıl Başbakan olarak kalsaydı bugün nasıl bir dünya olurdu?” sorusunun cevabını takdirlerinize bırakıyorum.

***

Dünyayı yönetmeye talip olan yeni bir Müslümanlık anlayışı getirmiş, İslam’ı hapsedildiği izbe köşelerden kurtarıp camiden caddeye, konuttan kamuya, mescitten meclise taşımıştır.

Hayatı özetle asrın hikâyesidir. Son nefesine kadar hak yolunda mücadelesini sürdürmüş, hayatı iman ve cihat kabul etmiş ve savaş meydanında, “at üstünde” ölmüştür. Her fani gibi Erbakan Hocamız da öldü, artık yok. Bugün, onun izinden giden ve davasına sahip çıkan herkes, onun ortaya koyduğu “ilke” ve prensiplere herkesten daha fazla uymak zorundadır. Onun çizdiği yol ve koyduğu hedef ortadadır. Kısaca onu anmak değil, anlamak önemlidir.


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,2 puan)/12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500