Devlet, Adamını Arıyor

14.01.2015 12:37:08

Sağlıklı bir toplumsal yapının, sadece vaaz ve irşatla gerçekleşemeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu noktada, devlet adamının kaşına, gözüne, adına, soyadına değil, çizgi sahibi olmasına bakılmalıdır.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Sağlıklı bir toplumsal yapının, sadece vaaz ve irşatla gerçekleşemeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu noktada, devlet adamının kaşına, gözüne, adına, soyadına değil, çizgi sahibi olmasına bakılmalıdır.

Yönetim, geçmişini, aslını unutan zayıf kimselerin eline kalırsa huzur kaçar. Türkiye`de siyasetin sadece karşısındakine hakaret etmek olarak algılanması gelecek için ümit vadetmiyor. Her şeyi biz ve onlar diye ikiye ayıran seviyesi düşük tartışmaların artması bunun bir göstergesidir. Seçim barajının kaldırılamaması, bu sürecin artarak devam edeceğinin de bir işareti. Önümüzdeki dönem yapılacak konuşmaların, nefretle başlayıp birlik mesajlarıyla biteceğini tahmin etmek zor değil.

Hukuk devletinde tehditle sorun çözülmez! En temel insan haklarının, siyasi güç hesapları için feda edildiği, kuvveti üstün tutan bir avuç ülke arasında pazarlık konusu yapıldığı, evrensel insan hakları ve güvenliğinin alt üst edildiği tüm bu olumsuz şartlarda ümidi kim temsil edecek? Biliyoruz ki, “demokrasiyi ancak korkusuz insanlar sevebilir.” Ancak, korkuyu geçtik, riskli olmayan alanlarda bile sorumluluk almaktan kaçınıyoruz.

Yönetici, “yönetenlerin ruhu”dur. Bu noktada devlet adamı, insanların tamamını ilgilendiren meselelerde, faydalı, selametli olan yolu bulabilme mücadelesi içinde olmak ve danışma yolunu benimseyerek istişare yapmak ve emaneti korumak zorundadır. Danışma yolunu benimseyen kişi ise helaktan korunmuş olur. Bu amaçla usulüne uygun istişare mü’minlerarası muhabbeti, dayanışmayı artırır. Usulüne uygun olmayan istişare de kin ve fitneye sebep olur. “Gerçek şu ki insan kendini kendine yeterli görerek azar”

Yaşadığımız bir rejim krizi ve kartopu şeklinde büyüyor. Yaşanan her olumsuz olay, Türkiye’nin ‘simgesi’ oluyorsa, farklı kesimlerin bir arada yaşamaları için gerekli olan buluşma alanları yok edilmiş demektir. Sağlıklı bir toplumsal yapının, sadece vaaz ve irşatla gerçekleşemeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu noktada, devlet adamının kaşına, gözüne, adına, soyadına değil, çizgi sahibi olmasına bakılmalıdır. Yönetilenler, bu açıdan neye önem verdiğini sorgulamak zorundadır! Seçmeninden her konuda toptan vekalet isteyen bir anlayışla yönetilmek, demokrasi ile bağdaşmaz. Bu şekilde davranan iktidar, zamanla toplumsal meşruiyetini yitirir.

Yeni bir dönem başlayacaksa bu “vasıf” üzerine olmalı, “koruma” üzerine değil! Ciddiyet isteyen tüm meselelerde devlet; adam arayışındadır, bir çizgi arayışındadır. Çünkü; devlet adamı vasfı, bu çizgi sayesinde oluşur. Çizgi sahibi olmak bedel ister. Üstelik bu bedel topluma ödetilmeden ödenmelidir. Devlet adamlığı, bu bedelden kaçmamakla mümkündür. Aksi takdirde, mevcut sorunlara çözüm bulmak bir yana, etrafımız her sene yeni ihtilaf ve kutuplaşmalarla kuşatılacaktır. Üstelik bu kuşatma, kariyer üzerinden yapılacaktır. Kariyeristlere son bir hatırlatma: değerli olan, hayat değil, hayatın amacıdır. İnsan, bu amacı fark ettiğinde diğer canlılardan ayrılır!

İbrahim Veli / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,2 puan)/10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500