Tarihe gömülmek istemiyorsak...

06.01.2015 11:17:22

Tarihe bakıldığında görülecektir ki dilini kaybeden milletler tarihin tozlu sayfaları arasında yok olup gitmişlerdir.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Tarihe bakıldığında görülecektir ki dilini kaybeden milletler tarihin tozlu sayfaları arasında yok olup gitmişlerdir.

Bu sebepledir ki, sahip olduğumuz dili korumalıyız ve bu dili çocuklarımıza en güzel şekilde öğretmeliyiz. Bir insanın anadili en başta, onun örf, adet, anane ve geleneklerini öğrenmesi için gereklidir.

Çocuklarımızı hamur gibi düşünecek olursak, bizler nasıl şekillendirirsek onlar o şekli alacaklardır. Onları şekillendirirken hal ve hareketlerimize dikkat ettiğimiz kadar konuştuğumuz dile de dikkat etmeli ve özen göstermeliyiz.

Bu düşünceyi baz alarak Hollanda İslam Federasyonu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı'nın desteği ile Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitim Bölümü akademik ve pedegojik destek vermek üzere, değerli hocalarımız tarafından düzenlenen ve 2 ay uzaktan, 3 gün de bire bir yapılan bir eğitim programı içine biz de dahil olduk. Her biri kendi alanında uzman olan kıymetli akademisyenlerimizden bilgiler aldık. Öncelikle buradan kendilerine şükranlarımı sunmak istiyorum.

Anadili, çocuğun doğduğu toplumda temel ihtiyaçlarını rahat bir şekilde gidermek için, ilk muhatabı çevresinde bulunanlarla iletişimde kullandığı ve onlardan öğrendiği dil olarak tanımlayabiliriz. Hollanda toplumunun içerisinde yaşayan bizler, çocuklarımızı aynı anda Hollanda toplumuna da hazırlamamız gerekiyor.

Bir çok Türk ailesi, çocuğu Hollanda toplumunda geri kalır korkusu ile Türkçe yerine tek dil Flamenkçe konuşarak eğitim verme çabası içerisine giriyor. Hatta bazen o kadar dramatik durumlarla karşı karşıya kalıyorlar ki, komik duruma düşüyorlar. Henüz kendisi dahi doğru düzgün Flamenkçe konuşamaz iken, tabiri caizse yarım yamalak flamenkçesi ile çocuğunu eğitmeye kalkanlar var. İnsanın çocuğuna vereceği en güzel dil, her bakımdan hakim olduğu dildir. Yoksa yarım yamalak bildiği Flemenkçe ile değil. Çocuklar birden fazla dil öğrenme kapasitesine sahiplerken, bizim bazı Türk aileleri sadece Flemenkçeyi öğretmeyi yeterli buluyorlar. Oysa bu davranış, çocuklarına yapabilecekleri en büyük kötülük. Var olan kapasiteyi yok sayıp, çocuklarının birden fazla dil öğrenmelerini kısıtlamış oluyorlar.

Elbette aileler çocuklarının içinde bulundukları toplumun dillerini iyi düzeyde öğrenmeleri konusunda çocuklarına yardımcı olmalıdırlar. Yanlız bunu yaparken kendi ana dilllerini dillerini kısıtlamamalılar. Dil öğretmek aynı zamanda kültür kavramını da öğretmek demektir. Örneğin, dışarıdan birinin odaya girip selam vermesi üzerine odada bulunanların ayağa kalkıp saygı göstermesi gibi. Bir dilin öğrenilmesi aynı zamanda o dilin kültürünün de öğrenilmesi demektir. Bu insanın hayatına zenginlik katar. Çocuk kendi anadilini en iyi şekilde öğrendiğinde diğer dilleri öğrenme şansının daha yüksek olduğunu bir çok araştırmalarda kanıtlanmıştır.

Sonuç olarak anadilimize gereken önemi verelim ve çocuklarımıza öncelikle anadilimizi öğretmeye özen gösterelim diyorum.

Yazımı ufak bir tebessümle noktalıyorum...

Evladım nerede kaldın?

Hocam kömür geldi, onu taşıdık. Daha sonra duş aldım ve o yüzden geciktim.

“Duş” u kaça aldın?

Hayır hocam, duşu satın almadım. Yani banyo yaptım demek istedim.

Oooo ne güzel, inşaat ustalığı da var sen de demek ki?

Hayır hocam.

“Banyo yaptım” dedin ya, banyoyu inşaat ustaları yapar.

Peki hocam ne demeliyim ki?

“Yıkandım” diye bilirsin.

Havva Koç / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,7 puan)/21
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500