Suriyeli Mülteciler!

21.08.2014 18:10:40

Son günlerin önemli gündem maddelerinden birisi de, ülkemizde mülteci olarak bulunan Suriyelilerle ilgili yaşanan gerilim ve olumsuz gelişmelerdir.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Son günlerin önemli gündem maddelerinden birisi de, ülkemizde mülteci olarak bulunan Suriyelilerle ilgili yaşanan gerilim ve olumsuz gelişmelerdir.

Gizli bir el tarafından düğmeye basılmış gibi bir anda ortalık, Suriyeli mültecilerle savaş sürecine döndü. Sırayla Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş ve İskenderun gibi her gün bir ilde olayların çıkması tesadüf değil.

***
 

Aslında Suriye’de yaşananlar konusunda ne düşündüğümüz baştan beri açık biçimde belli. Diğer Arap ülkelerinde estirilen Arap Baharı rüzgârının sıçramasıyla Suriye’de de iç savaş çık(artıl)tı.

Baştan beri kararlı bir duruşla, “Bu savaş anlamsız bir savaştır. Kazananı kaybedeni bilinmeyen, hangi amaca hizmet ettiği anlaşılmayan bir savaştır. Asla kazananı olmayan, savaşan her tarafın kaybettiği bir savaştır. Ne pahasına olursa olsun derhal ateşkes yapılmalı, akan kan durdurulmalıdır” dedik.

Pek çok kesim camiamızı Esatçılık’la, Suriye’de rejimin tarafında olmakla suçladı. Çok daha ileri gidenler oldu. Onları en yüce divana havale ettik.

Bugün geldiğimiz noktada “aman savaş olmasın” demekle ne kadar haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı.
 
***


“Suriye bizim iç meselemizdir.” “Beşşar! Sen yaşayan ölüsün” “Humus’un Hama olmasına müsaade etmeyeceğiz” gibi sözlerle, geç kalıp “pastadan payı kaçırmamak” endişesiyle, Suriye hükümeti halkına karşı kışkırtıldı. Zalim yönetim de vahşice saldırıya geçti. Zaten korku içinde yaşayan halk ta, bu sözleri duyunca arkamızda Türkiye var sanarak sokağa döküldü.

Sonrası malum. Halk kan revan içinde, ülke yerle bir oldu. Milyonlarca insan yurdunu yuvasını terk edip başka diyarlara, aç açıkta olarak göç etmek zorunda kaldı.

Ülke olarak verdiğimiz destek, Suriye’den kaçan mültecilere ev sahipliği yapmak oldu. Suriye’den göç eden herkesi kamplarda barındırdık. Gıda ihtiyaçları karşılandı, sağlık hizmeti verildi. Ama ülkelerinde yaşananlara ilişkin sessizce seyrediyoruz. Çirkefe taş atıp kenara çekildik.

Bu durum (mültecilerin kabulü) insani açıdan cazip görünse de dolaylı olarak Suriye yönetiminin ekmeğine yağ sürmüş oldu.

Çünkü onlara göre en iyi düşman ölü düşman, sonra da ülkeyi terk eden düşmandı. Ülkeden çıkan insan sayısı arttıkça Suriye yönetiminin eli güçleniyordu.

Aslında deyim yerinde ise, “Sen istediğini yarala, bir tedavi ederiz”, “Sen istediğini kov, biz bakarız” denmiş oldu.

Keşke bu yardımları zamanında halkın eli zayıflamadan, Suriye’nin içine ulaştırıp bu savaşın bir an önce bitmesini sağlasaydık.

 
***

Gelelim bugüne. Maalesef başlangıçta savaşı körüklemekle başlayan hata, şimdi de devam ediyor.

Savaş tamtamcıları iyi planlama ve koordinasyon yapmamakla işi eline yüzüne bulaştırdı. Ülkemizde ve -diğer ülkelerde- muhacir olarak yaşayan milyonlarca Suriyeli perişan vaziyette bir hayat sürüyor.

Hala bin bir sefaletle karşı karşıyalar, analarından doğduklarına bin pişmanlar. Ev, kulübe, yol, park nereyi bulurlarsa orada geceliyorlar. Sınır vilayetlerimizde köylüler, ahırlara dahi pencere takıp kiraya veriyorlar(!).

Yeni dönem deyip fırsatı değerlendirerek Suriye gerçeği insaflıca görülmelidir. Savaşı sona erdirmek için bölge ülkeleriyle girişimde bulunulmalı, bu trajediye son verilmelidir.

Ayrıca Suriyeli mültecilerin kısa sürede dönecekleri değil; uzun süre ülkemizde kalacakları göz önüne alınarak sosyal ve ekonomik alanda rasyonel çözümler üretilmeli ve milli politika oluşturulmalıdır. Aksi takdirde pek çok alanda arzu edilmeyen manzaralar ortaya çıkar.

Dr. Necmettin ÇALIŞKAN / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3 puan)/11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500