Sporda Ahlak ve Türk Sporuna Yansımaları

15.07.2014 11:15:00

Saygı değer dostlar, en kötü sistem en iyi sistemsizlikten daha iyidir ilkesini, ülkece kabul etmiş bulunmaktayız, şimdi sıra iyi veya kötü ülkece bir sistem edinmeye gelmiştir, öncelikle etik değerlerimize sistemli bir tutumla başlayalım.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Saygı değer dostlar, en kötü sistem en iyi sistemsizlikten daha iyidir ilkesini, ülkece kabul etmiş bulunmaktayız, şimdi sıra iyi veya kötü ülkece bir sistem edinmeye gelmiştir, öncelikle etik değerlerimize sistemli bir tutumla başlayalım.

Spor dünyasında etik değer olur mu diye bir soru sorarsanız etik, ahlak, hassasiyet her alanda vardır çünkü bu alanların temel unsuru insandır ve her konuda ahlaklısı makbuldur.

Spor kültürümüzde üst sıralarda bulunan futbol ise bu konuda daha etkileyici bir rol oynamaktadır. Aslında işi etik değerler boyutuna taşıdığımız zaman ortaya sistemsizliğin etik değerlerini de etkilediğini görmekteyiz.

Toplumda ayıp, günah gibi kavramların sadece bazı alanlarda kullanılması en büyük yanılgımızdır.

Futbol kültürümüzde en zirveden başlayıp amatör takımlara kadar indirgeyebileceğimiz bu unsurlar işin mevzuat yönünden çok etik yönüyle değerlendirildiği zaman gerçek amaç doğrultusunda daha bir anlamlılık göstermektedir.

Hani insanların aslında spor denilince akla gelmesi gereken BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM sözünü de artık hatırlatmama gerek kalmamıştır.

İşte etik gerçektir, gerçek olan bu etiğin sistemli bir hale getirilerek önceliklerimiz arasında yer almasıdır.

Süper ligde yapılan transferlerde daha sporcunun sözleşmesi bitmeden spekülasyonlara girilmesi, yöneticilerin spor dostluktur ilkesini hiçe sayarak başka bir takımın oyuncusuna kafa karıştıracak tekliflerde bulunması da bu etiksizliğin farklı bir noktasıdır.

Ahlaklılık ilkesini yöneticinin uygulamadığı bir sistemde sporcu ve antrenör nasıl uygulasın? Demek ki ahlaklılık ilkesine yöneticilerinde bir sporcu gibi dâhil olması gerekmektedir.

Bu madalyonun bir tarafı; diğer tarafına baktığımız zaman zirve de fırtına kopunca otomatikman alt tarafta bir kasırga kaçınılmaz oluyor, bizim tabirimizle altyapılarda ve amatör takımlarda şimdiki adıyla Gençlik Geliştirme Projelerinde maalesef ahlakın tek harfini bulmak bile imkânsız hale geliştir. Amatör takımlar oyuncuyu yetiştirir, hocaya ve ya yöneticiye danışılmadan direk ailelerle irtibata geçilerek işin zirve boyutunda gerçekleştirilen etiksizliğin bir benzeri gerçekleşmiş olur. Daha kaliteli olduğunu zanneden GGP takımları kendinden daha kalitesiz olduğunu düşündüğü takımların oyuncularının kafalarını karıştırarak inanılmaz bir kul hakkı ihlaline yol açtığı gibi genç nesilleri de bu etiksizliğe bulaştırmaktadırlar.

Geleceğimizi ne kadar düşünüyoruz? Eğitirken, kendimizi de eğitmeliyiz, yukarda meyve toplamaya çalışırken, almaya çalıştığımız meyveyi düşürüp parçalayabilir hatta aşağıdaki insanlara da zarar verebiliriz, bu örnek bir şeyleri hissettirecek bir anlam ifade etmiyor mu?

Unutmamalıyız ki temel amaç ülkemize hangi alanda olursa olsun kaliteli , şahsiyetli ve ahlaklı insan yetiştirmek olmalıdır. Bu durumdan dolayıdır ki zirvedekiler davranışlarına genç nesilleri düşünerek daha hassas olması gerekmektedir..

Kaliteli toplumlarda sistemli bir etik kültüre geçerken bazı ayıplarında bir toplumsal kural ve kanun haline getirilmesi sağlanmalıdır.

Ve tekrar vurguluyorum ki ;

BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM.

Anlayanlara !

Selam ve dua ile.

Adem Yıldız / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,1 puan)/20
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500