Reyyan kapısı sadece oruç tutanlara açık

01.07.2014 09:19:29

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Efe Hoca’yla Mübarek Ramazan ayının faziletlerini, Ramazan’da yapmamız gerekenleri, orucun sevabını ve teravih Namazını konuştuk.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Huşu namazın ruhudur. Teravih ağır ağır huşu içinde kılınmalı, ağır kıldıran camiler tercih edilmeli, “jet imamlar” tercih edilmemeli. Kılarken huşu duymadığımız, içimize sinmeyen, kendi beğenmediğimiz bir ibadeti Rabbimize nasıl takdim edeceğiz? Tabi bu konuda asıl sorumluluk hocalarımızın omuzlarındadır. Onlar bu konuda halkın memnuniyetini değil Hakk’ın rızasını gözetmelidir.

D. Ali Bulut'un Röportajı

Hocam, Kuran-ı Kerim ayı olan Ramazan’ın kuşkusuz birçok fazileti var ama en önemli fazileti nedir?


Elbette Mübarek Ramazan ayının faziletleri hakkında söylenecek çok şey var. Ancak “Sözün hayırlısı az ve öz olanıdır“ vecizesi gereğince özetleyelim. “Şerefü’l mekân bimekîn” diye bir söz vardır. Bir mekân veya makam, şerefini orada bulunan kişiden alır demektir. Ramazan ayı da şerefini, içinde inen Kuran-ı Kerim’den alıyor diyebiliriz. Rabbimiz Ramazan ayını ,“İçinde Kur’an indirilen ay” diye tarif ederek ikisi arasında alaka kuruyor. Böylece kıyamete kadar insanlığın dünyevî ve uhrevi huzurunu sadrında taşıyan Kuran’ın bu ayın şerefine şeref, faziletine fazilet kattığına işaret buyuruyor. Rabbimizin işaretlerini bizler emir telakki eder bu ayın faziletine iman eder, hakkını vermeye çalışırız.

Ayrıca sevgili Peygamberimiz (sav) Ramazan’da şeytanların zincire vurulduğunu haber veriyor. Biz bunun nasıl ve niçin yapıldığını tam anlayamasak da en azından bu ayın diğer zamanlardan farklı olduğunu hissediyoruz. Bu da bu ayın daha üstün faziletlere sahip olduğunu, bizim de bu ayda ibadetlerimizde biraz daha gayretli olmamız gerektiğini gösterir.

Orucun Mükâfatı Cennette Reyyan Kapısından Girmektir

Peki hocam, müminler olarak Ramazan ayında neler yapmalıyız?

En başta yapmamız gereken farz orucumuzu tutmaktır. Farz demek yaparsak ecir yapmazsak ceza alacağız demektir. Orucun mükâfatı cennette Reyyan kapısından girmektir. Bu kapı sadece oruç tutanların gireceği özel kapıdır. Rasülüllah Efendimiz (s.a.v) öyle bildiriyor. Onun dışında namazlarımızı vaktinde kılmaya gayret edelim. Bazıları oruç tutuyor namaz kılmıyor. Hâlbuki Kuran-ı kerimde oruç bir kere, namaz defalarca emredilir. Orucu tutan namazı hiç bırakmaması gerekir. Hz. Ömer (r.a)’ın valilere yazdığı yazıda namaz hakkında söylediği şu sözü ne kadar manidardır: “Namazı gözden çıkaran İslam’ın diğer hükümlerini haydi haydi gözden çıkarır”. Farz ibadetlerimizin yanında bu ayda nafile ibadetlerimize daha da dikkat etmeliyiz. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bildirdiğine göre, farzlarımızın eksikleri yarın hesap gününde nafilelerle tamamlanacak.

Dinlediklerimiz Tekrar da Olsa Dini Anlatanlar Dinlenmeli

Ramazan-ı şerif gelince toplumun hemen her kesiminde olduğu gibi basın ve medyada da bir hareket, bir heyecan görülüyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Mübarek Ramazan ayı geldiğinde eli kalem tutan ağzı laf eden herkes bir şeyler yazıp söylemeye gayret ediyor. Ramzan’ın faziletini, orucun farziyetini etrafına anlatmaya çalışıyor. Ramazan sayfaları, iftar ve sahur programları düzenleniyor. Ancak bazıları gazetede veya ekranda bunları gördüğünde “hep aynı şeyler” deyip okumuyor veya dinlemiyor. Evet, birçoğu tekrar olabilir. Ama unutulmamalıdır ki özellikle din tekrarla, devamlı telkinle gönüllere yerleşir. Kendimizi yoklarsak dinimize ait birçok şeyin aslını-faslını sormadan, irdelemeden, derin bir teslimiyetle iman edip yaptığımızı fark ederiz. Dinin içselleştirilmiş olması için bu teslimiyet çok önemlidir. İşte insan bu derunî hali bir defa duymakla veya okumakla değil, defalarca duya-duya, göre-göre kazanır. Dolayısıyla bu mübarek ay hakkında söylenen ve yazılanların birçoğu tekrar olsa da bunları duymaya, okumaya, kendimizi tazelemeye ihtiyacımız var.

Televizyonlarda Din Anlatılır Tartışılmaz

Ramazan ayında medyada ortaya çıkan dinî tartışmalara hakkında ne söylemek istersiniz?


Evet, bu önemli bir nokta. Tabi güzel programların yanında hemen her Ramazan’da ekranlarda kafa karıştırıcı tartışmalara şahit oluyoruz. İmsak vaktinin yanlışlığından, teravihin sayısından, namazın kazasının ve oruç kefaretinin olup olmadığından, kabir hayatının olup olmadığına, haşrın ruhla mı cesetle mi olacağına, cennette erkeklere huriler verildiği gibi kadınlara da erkek huriler verilip verilmeyeceğine kadar birçok konu ekranlarda tartışılıyor. Âcizane bu konuda benim şahsî kanaatim şu: Televizyonda din anlatılır, tartışılmaz. Çünkü tartışmalarda ister istemez geçmiş âlimlerin ayet ve hadisler hakkındaki farklı yorumları gündeme geliyor. Bu ihtilaflar, gerek itikatta gerekse ibadette belli mezheplerin görüşlerine göre İslam anlayışı şekillenmiş olan halkımızın zihninde tereddütlere yol açıyor. Mesela, teravihi hep yirmi rekât olarak kıla gelmişiz, bazıları son senelerde televizyonlardaki bu tartışmalardan etkilenerek sekiz kılmaya başladı. Teravih cemaati fark edilir derecede azaldı. Kabir azabından korkanlar, böyle bir şey yokmuş diye daha sorumsuz hareket etmeye başladı. Din hakkında konuşma konusunda dikkatli davrananlar, bilgileri olmasa da daha cesur konuşmaya, aklî yorumlarla ahkâm kesmeye başladılar. “Bana göre”ler çoğaldı. Bunlar amelî noktada halkımız açısından din adına kazanç değil, kayıp ve aşınmadır. Öyleyse asıl faydalı olan şey, televizyonda dini tartışmak yerine, tereddütlere yol açmayacak bir üslupla dini anlatmaktır. Tıpkı bir doktor gibi. O hastalığın ve ilacın ayrıntılarını bilir ama hastaya sadece ilacı nasıl kullanacağını anlatır. Zaten hastaya lazım olan da budur.

Teravih, Ağır Ağır Huşu İçinde Kılınmalı, Kendi Beğenmediğiniz İbadeti Rabbinize Nasıl Sunacaksınız

Hocam, teravih namazı nasıl kılınmalı?


HUŞU namazın ruhudur. Teravih ağır ağır huşu içinde kılınmalı, ağır kıldıran camiler tercih edilmeli, “jet imamlar” tercih edilmemeli. Kılarken huşu duymadığımız, içimize sinmeyen, kendi beğenmediğimiz bir ibadeti Rabbimize nasıl takdim edeceğiz? Tabi bu konuda asıl sorumluluk hocalarımızın omuzlarındadır. Onlar bu konuda halkın memnuniyetini değil Hakk’ın rızasını gözetmelidir. Geçtiğimiz günlerde Millî Gazete’de “Teravihte Hız Sınırı” başlığı ile kısa bir yazı yazmış, namazın sıhhati açısından ortaya çıkabilecek hataları belirtmeye çalışmıştım. Okuyucularımız o yazıyı tekrar bulup okursa faydalı olur sanırım.

Tebük Seferi de Yazın Yapılmıştı, Münafıklar Bu Sıcakta Gitmeyin Deyip Müslümanları Caydırmaya Çalışmışlardı

Son olarak neler tavsiye edersiniz?


Bu senelerde Ramazan sıcak günlere rastlıyor, biraz sabır. Tebük seferi yazın en sıcak günlerinde yapılmıştı. Münafıklar: ”Bu sıcakta gitmeyin” diyerek Müslümanları caydırmaya çalıştılar. Canab-ı Hakk: “Cehennemin ateşi daha sıcak” buyurarak ikaz etti. Biz de bundan ders çıkarmalıyız.

Dinimizde “ Meşakkat kolaylaştırmayı celbeder” diye meşhur bir kaide vardır. Ciddî meşakkat söz konusu olursa elbette oruç kazaya bırakılabilir, ölümüne oruç tutulmaz. Ama bu kaideye sığınarak vaktinde eda edilecek orucun sevabından mahrum kalmayalım.

Bu ayda dua edelim, Allah(cc) Müslümanları tefrikadan, fitneden, dış güçlere alet olup birbirini kırıp-geçirmekten korusun.

Yirmi Rekât Teravihten Taviz Vermemeli

Ramazan’ın sembolü teravih namazı hakkında nelere dikkat etmeli?


Önce yirmi rekât kılmaya azmetmeli, ibadetlerde ruhsatları değil azimeti seçmeli, bundan taviz vermemeli. Dini yaşantıda taviz, zirveden kopan kartopuna benzer. Yuvarlandıkça büyür, sonunda bir yerleri yıkar.


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,0 puan)/16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500