Gülen cemaatinin suç işlediğini kanıtlamak mümkün

02.06.2014 14:00:42

Türkiye'yi yakından tanıyan gazeteci Gareth Jenkins,Gülen Cemaati hakkında bomba iddialara bulundu. Jenkins, cemaatin suç işlediğini kanıtlamanın mümkün olabileceğini söyledi..

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Türkiye'yi yakından tanıyan gazeteci Gareth Jenkins, Radikal Gazetesi'nden Ezgi Başaran'a konuştu. Gareth Jenkins, röportaj da Gülen Cemaati hakkında önemli iddialarda bulundu. Röportajın Gülen Cemaati ile ilgili o bölümü:
Gülen cemaatinin suç işlediğini kanıtlamak mümkün

Hükümetle ilgili yolsuzluk tapelerini dinlediğinizde ‘Evet bunlar montajdır’ demişsiniz Sabah gazetesine göre. Doğru mu?

Hem evet hem hayır. Çünkü ben tek bir ses kaydı ile ilgili montaj olma ihtimalinden söz ettim. O da Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı ve paraları sıfırla dediği kayıt. Bana birkaç farklı telefon konuşmasının birleştirilmesiyle oluşmuş gibi geldi arka plan seslerinden. Ayrıca o kadar kişinin gözaltına alındığı bir günde böyle açık bir şekilde konuşmayacak kadar akılları olduğunu sanıyorum. Çünkü Erdoğan ofisinde böcek bulunduğundan beri Gülen cemaati tarafından dinlendiğini biliyordu. Konuşan kişilerin Erdoğan ve oğlu olduğu konusunda bir şüphe yok ama birkaç konuşmanın birleştirildiğini düşünüyorum. Yani Başbakan’ın montaj iddiası bu kayıt için geçerli olabilir. Bunun dışındakiler ise bence sahih kayıtlar.

Böceği Gülen cemaatinin koyduğunu nereden biliyoruz?

Gülen cemaatinin uzun süredir Erdoğan’la savaşa girmek üzere cephanelik biriktirdiğini biliyoruz. Telefon ve ortam dinlemesi tam da Gülen cemaatinin savaş yöntemi.

Cemaatin Erdoğan’ın meydanlarda dile getirdiği birçok suçu işlediğine dair delil niçin ortaya konulamıyor?

Ben son yıllardaki Ergenekon, Balyoz, OdaTV, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi büyük davalara baktığımda bir ortak payda görüyorum. Ortak düşman olarak cemaat. Daha doğrusu Ahmet Şık’ın ‘Dokunan yanar’ sözünün hayata geçmiş hali bu davalar. Gülen cemaatinin kendisine tehlike ya da engel gördüğü kişi ya da kurumları tasfiye operasyonu. Tüm bu davalarda tekrar eden bir olay örgüsü, hep aynı kurgu var. En önemlisi hepsinin dijital delillerin üstüne kurulmuş olmaları. Tüm bu davaları aynı hâkim ve savcıların yürütmesi ve davanın sürükleyici aktörlerinden birinin medya olması. Yani cemaatin yayın organları. Şafak baskınları yapılır, ardından bu yayın organlarında, basılan mekanlarda neler neler bulunduğu yazılır. Üstünden zaman geçer orada yazılan delillerin birçoğu yoktur. Kim bu davalarla ilgili soru sormaya kalkarsa onunla ilgili haysiyet suikastleri başlar. Kim yapar bu suikastleri? Gülen cemaatinin gazetecileri yazarları. İki yıl kadar önce Washington’da Ergenekon ile ilgili bir konferans verecektim. Kongre binasında bunun için bir oda kiralanmıştı. Cemaatten kişiler araya girip o odanın kiralanmasını engellemeye çalıştılar. Demek istediğim birebir takip edip, birebir hedef alırlar. 17 Aralık operasyonunda da tüm bu saydığım özellikler vardı.

Evet bu kurguyu ben de defalarca yazdım ama niçin ortaya bu davalarla ve dinlemelerle ilgili somut delil konulamıyor?

Aslında bu hiç de zor değil. Yani Gülen cemaatinin suç işlediğini kanıtlamak mümkün. Başlangıç noktası için gevşek bir ilmek bulmak önemli. Onu bulduktan sonra çekersiniz ve gerisi gelir. Ki bence bu ilmek de var. Askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok’un başına gelenleri hatırlayın. Biliyorsunuz kendisi şu anda Balyoz hükümlüsü olarak hapiste. Neden? Kayseri’deki bir hava üssünde bilgisayar sistemine sahte belge yüklerken birkaç astsubayı suçüstü yakalayıp sorguladığı için. İlmeği çözmeye o astsubaylardan başlanabilir pekala. Hemen bir başka örnek daha verebilirim.

Buyrun…

Askeri casusluk davasında polise bir ihbar geliyor. Bunun üzerine savcı Emrah Karaca ile ilgili arama kararı çıkarıyor. Polis yine bir şafak baskını yapıyor ve evde bir sürü dijital delil buluyor. Sonradan anlaşılıyor ki aslında polis başka bir Emrah’ın evine gitmiş. Fakat nasıl olduysa o evden de Emrah Karaca ile ilgili dijital delil çıkmış! Her şey son derece açık. Demek ki o baskını gerçekleştiren polis cebinde gerekli delillerle dolaşıyor. Kimse o spesifik baskını yapan polisler, teker teker sorgulanmalı. Bu da bir diğer ilmek. Fakat sanırım iktidar bu tür ilmekleri bulmakla uğraşmayacak.

Neden sizce?

Bilmiyorum. Bir cadı avıyla cemaatçi olsun ya da olmasın, cemaatin bu yasadışı işlerini yürüten aktivistlerden olsun ya da olmasın birçok insanı tasfiye edecek, yerine kendi bildiği adamları yerleştirecek. Zaten bunu yargı ve emniyette yapmaya başladı. Operasyon genişleyecek. Nasıl ki 90’larda ordu tüm dindar insanları irticacı diye kovmuştu, hükümet de AK Partili olmayan herkesi cemaatçi sayıp tasfiye edecek. Ya da Ergenekon, Balyoz davalarındaki yöntem izlenecek. Yani önce kişiler bulunacak, ardından bu kişilere uygun deliller yaratılacak. Halbuki önce delil bulunur, o delilden suçluya gidilir. Normalde işler böyle yürür.

RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

KAYNAK: RADİKAL


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,0 puan)/18
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500