Saadet Partisi'nde yine, yeniden ayrılık!

28.04.2014 13:32:33

Milli Görüş'te ilk yol ayrımı 2001 yılında yaşandı. Refah Partisinin talimatla kapatılması, Fazilet Partisi'nde girilen liderlik mücadelesi ve sonrasında yaşananlar ve nihayetinde bu partinin de kapatılması Milli Görüşçüleri ikiye böldü.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Milli Görüş'te ilk yol ayrımı 2001 yılında yaşandı. Refah Partisinin talimatla kapatılması, Fazilet Partisi'nde girilen liderlik mücadelesi ve sonrasında yaşananlar ve nihayetinde bu partinin de kapatılması Milli Görüşçüleri ikiye böldü.

Milli Görüş tabanı 2002 Genel seçimlerinde ilk defa iki ayrı partiye oy verdi. Saadet Partisi oyların yüzde 2,5'ini aldı ve parlemento dışında kaldı. Adalet ve Kalkınma Partisi de oyların yüzde 34'ünü alarak tek başına iktidara geldi. Geçtiğimiz 30 Mart'ta yapılan son yerel seçimlerde AK Parti oyların yüzde 45'ini aldı, Saadet Partisi de yüzde 2,8'ini. O günden bu güne kadar girilen üçü yerel olmak üzere altı seçimde AK Parti yüzde 40-50 arası bir oy tabanına sahip olurken Saadet Partisi yüzde 2,5-5 arası bir oy oranı elde etti.

2004 yerel seçimlerinde yüzde 4 ve 2007 genel seçimlerinde gene yüzde 2,5 oy alan Saadet Partisinin elde ettiği netice Milli Görüşçüleri derinden sarstı ve farklı arayışlara sürükledi. Varılan netice AK Partiyi doğuran neticeyle aynıydı: Gene, genel başkan değişmeli denildi. Abdullah Gül'ün 14 Mayıs 2000 yılında yapılan FP büyük kongresinde liste çıkartmasına şiddetle karşı çıkan ve kongre salonunda coşkulu bir konuşma yapan Numan Kurtulmuş'un bu defa kendisi Genel Başkanlığa soyundu. Saadet Partisi'nin iki listeye tahammülü yoktu. Numan Beyle anlaşıldı ve 26 Ekim 2008 kongresine tek aday olarak girmesine karar verildi.

Peki, genel başkan değişmeli diyenler, Numan Kurtulmuş'un Genel Başkan olması halinde Saadet Partisi'nin yüzde 10 barajını rahatlıkla aşacağını söyleyenler, hatta hızını alamayıp, AK Partinin dağılacağını iddia adenler haklı çıktılar mı? Hayır.

Hatırlayın lütfen! Numan Kurtulmuş'un Genel Başkanlığında 2009 yerel seçimlerine giren Saadet Partisi ancak yüzde 5,2 oy alabildi. Yani, kopartılan bunca fırtınalara ve korkunç medya desteğine rağmen Numan Bey'in farkı ancak 1,2 puan artı şeklinde gerçekleşti. İnsaf sahibi herkes takdir eder ki, 1 puanlık artış hiç bir işe yaramazdı. İşte bunu düşünmeye fırsat vermemek için partiyi apar topar olağanüstü kongreye götürdüler. Hemde ikna edici hiçbir gerekçeleri yokken, anlamsız bir kongreye gidildi. Kongre kararının gerçek nedenini dönemin SP Genel Başkanı Sayın Kurtulmuş'tan dinleyelim: "... Partimiz üzerinde bir 'Erbakan vesayeti' olduğuna dair kamuoyunda bir algı var. Kongremizde bu algıyı kaldıracağız. Hem söylem hem kadro olarak" (Taha Akyol/Milliyet 30.06.2010)

Kongre ve sonrasında yaşananlar herkesin malumu. Dışarıdan başarılamayanı içeriden halletmek ve Saadet Partisinde Erbakan etkisini yok etmek. Bu sayede kamuoyunda Numan Kurtulmuş lehine müthiş bir rüzgar estirildi. Medyanın da oyuna girmesiyle, estirilen rüzgar kasırgaya dönüştü. Oluşturulan Kasırganın etkisiyle ayakları yerden kesilen acemi politikacılar hedeflerine ulaşamayınca, Saadet Partisinde siyaset yapma imkanı kalmadığını gerekçe göstererek topluca istifa ettiler ve kısa sürede kurdukları HAS Parti'ye katıldılar. Sonuç? Sonuç ortada; kocaman bir hüsran. 2011 haziranında yapılan genel seçimlerde HAS Parti oyların sadece yüzde 0,72'sini alabildi. Kendi ayakları üzerinde duramayan HAS Parti AK Parti'ye iltihak etti. Daha önce ağır hakarette bulundukları bir partiye katılmak nasıl bir duygu, ancak yaşayan bilir. Adamların ne Karun'luklarını bırakmışlardı, ne Firavun'luklarını.

Biz dönelim asıl konumuza. Bu partide temel sorun Genel Başkanlık sorunu mu?

2001'de yaşanan ayrılığın planlayıcıları Milli Görüşçüleri tamamen yok etmeyi kafaya koymuşlardı. O tarihten bu yana Milli Görüş'e yapılan müdahalenin ardı arkası kesilmedi.

Şu sorulara sağlıklı cevap bulabilirsek doğru çözüme ulaşmak daha kolay olacaktır:

1- Saadet partisi'nin öncelikli problemi Genel Başkanlık meselesi midir?
2- Saadet partisinde Genel Başkan değişirse SP, mesela %10 seçim barajını aşabilir mi?

Önümüzde bu hususta yaşanmış çok ciddi bir tecrübe var: Saadet Partisi 26 Ekim 2008 kongresinde Genel Başkanını değiştirmişti. Hatırlanacağı üzere Fazilet ve Saadet Partilerinde uzun yıllar Genel Başkanlık yapmış olan Muhterem Recai Kutan koltuğunu Sayın Numan Kurtulmuş'a bırakmıştı. Hem de ne bırakma! Derinlerden gelen taleplere büyük ölçüde teşkilatlar alet edilmiş ve Milli Görüş Lideri de Sayın Kurtulmuş'un Genel Başkanlığına razı edilmişti. Ne değişti diye sormak, yeni denemelerde bulunmaktan çok daha anlamlı olur bizce.

Saadet Partisinin beklenen çıkışını yapmasının önündeki engel -tek başına olmasa da- büyük ölçüde gene Saadet Partililer ve takip ettikleri yanlış yöntemler olmuştur.

"Saadet Partisinin öncelikli sorunu Genel Başkanlık sorunudur, önce bu sorunu halledelim" deyip yola çıkmak asıl sorunu ötelemekten başka bir işe yaramamıştır. Öncekiler de öyle yapmadılar mı? Hem Abdullah Gül hem de Numan Kurtulmuş direkt olarak genel başkanlığa talip oldular ve tüm sorunların bu şekilde hallolacağı yanılgısına düştüler. Geldikleri nokta çok ibret verici; her ikisi de peşine taktıklarıyla birlikte aynı noktada buluştular.

Halbuki iyi niyetli ve çözüm odaklı olanlar bu partideki temel sorunun Genel Başkanlık sorunu değil, sistemsizlik sorunu olduğunu kolayca tesbit eder ve çözüm önerilerini sıralayabilirlerdi. Şu ana kadar genel başkanlık yarışına girenlerin gerçekçi çözüme dair tek kelime etmemiş olmaları ve vardıkları son nokta nazarı dikkate alındığında hayırlı bir iş yapmadıkları kolayca fark edilecektir.

Bu işe kalkışanlar her dönemde teşkilatlar tarafından net bir şekilde uyarıldılar; kendilerine "eninde sonunda bu partiyi bölersiniz yapmayın, etmeyin, gittiğiniz yol yanlış" denildi. Bu uyarılar birçok teşkilat mensubu tarafından defalarca yapıldı ve kendilerine yanlıştan dönmenin fazilet olduğu hatırlatıldı.

Saadet Partisinde yine, yeniden bir ayrılık görünüyor. Yine aynı şeyler tekrar mı ediyor diye endişelenmemek mümkün değildir. Umarız ve arzularız ki biz yanılalım. Ama geçmişte yaşananlar ortada. İşte tam da bu noktada yeni arayışlara kalkışan abilerimize, kardeşlerimize bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: İyi niyetinizden şüphemiz yok; bu teşkilatlara yeni ayrılıklar ve yeni acılar yaşatmak Milli Görüş'ün ve Milli Görüşçülerin hayrına olmaz. İstikamet üzere olmak varken, sonu savrulmak, dönüşmek ve başkalaşmak olan bir yol bilerek ve isteyerek tercih edilemez.

Aynı delikte sürekli ısırılmak, sürekli fire vermekte doğru birşey olmasa gerek. Son yüz yılın en muhteşem kurgusu olan, Sultan Abdülhamit'ten bu yana dünya müslümanlarına adeta deniz feneri görevi yapmış olan bu mukaddes davayı hep birlikte ayağa kaldırmanın zamanı gelmedi mi? Neyi bekliyoruz?...

Sadrettin Karaduman / Ajans5.com


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,0 puan)/31
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
yahya
ni

03.08.2014

sadretti bey güzel tesbitte bulunmuş Numan bey Erbakan vesayetini bitirmek istedim derken doğru söylemiş.
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
Kala Cuma
K.Maraş

05.08.2014

Sn:karaduman problem SP genel başkanlık değil çözülmesi gereken MILLI GÖRÜŞ'ün üretkenlikten uzak alternatif olamaması teşkilat yeni yapılanmaya ayak diremesidir.ALIMLER MECLISI oluşturup takva sahiplerinin ön plana alınmasıyla bütün meseleleri deruhde ederek alternatif oluşturarak seküler Kültür'den KUR'AN,SÜNNET'e davet etme yeteneğine sahip olunması elzemdir.
      Beğen (2)          Beğenme (0) 
kuloğlu
yozgat

18.07.2014

Elbette Sadrettin ağabeyin birçok görüşüne katılıyorum.Fakat burada önemli bir notka var.Olaylar zamanlarına göre değerlendirilir.Cennetmekan hocamızın dönemi ile bu dönem aynı şeyler değildir.Bunu ayrılalım demek anlamında söylemiyorum.Ayrılık azaptır.Burada şunu söylemeliyim.sosyal medyada iki taraf görünümünde olan insanlar birbirlerine ağır hakaretler yağdırıyorlar.
      Beğen (3)          Beğenme (0) 
M.Ali TAHTALI
kocaeli

19.06.2014

ALLAH Razı olsun,düşünce ve söylemlerimize tercüman oluyorsunuz.ders çıkarmak isteyene,güzel bir yazı olmuş. Kalemle cihat böyle olur vessalem.
      Beğen (1)          Beğenme (1) 
necati
amsterdam

02.07.2014

dediklerine katiliyorum.
Parelelcilerden medet uman ve devamli onlara meyleden kamalak agabeyin tavirlarindanrahatsisiz.milli goruse tahammulu olmayanlardan uzak durun.Hakkin gelmesine karsi cikanlarlayol alinmaz.mESELE AYNI SOYDAN GELME MESELESIDEGIL,OLAYLARA HAKIM OLMA MESELESI VE AKP'nin can damarina dokunacak yada akliniu basina getirecek hareketler ve sistemler gelistirmek. ALLAH BU DAVAYI YARI YOLDA BIRAKTIRMAZ.oZU IHLAS OLAN HEDEFE VARIR.
      Beğen (4)          Beğenme (1) 
'Yazardan alıntı'
Şehir

19.06.2014

Numan Kurtulmuş'un Genel Başkanlığında 2009 yerel seçimlerine giren Saadet Partisi ancak yüzde 5,2 oy alabildi. Numan Bey'in farkı ancak 1,2 puan artı şeklinde gerçekleşti. İnsaf sahibi herkes takdir eder ki, 1 puanlık artış hiç bir işe yaramazdı. İşte bunu düşünmeye fırsat vermemek için partiyi apar topar olağanüstü kongreye götürdüler.
      Beğen (3)          Beğenme (1) 
mrözkan
silivri

19.06.2014

sadrettin abimin analiz ve tasavvurlarına sonuna kadar katılıyorum... kalemine sağlık ....
      Beğen (3)          Beğenme (2) 
Saadet Partisi Almanya Hessen Bölgesi Sorumlusu Hakan Bayhan
almanya frankfurt

19.06.2014

RABBIM SENDEN RAZI OLSUN BASKANIM YAZILARIN BiZLERE YOL GÖSTERIYOR .
Bizler bu fitnelere kapilmadan Yik baskanimiza Genel Baskanimiza karargahimiza bagli kalacagiz ins.Rabbim ayaklarimizi kaydirmasin Amin.
      Beğen (4)          Beğenme (2) 
ŞAHİN SOYLU
istanbul

02.07.2014

SAYIN BAŞKAN ALLAH RAZI OLSUN ŞAYET GENEL BAŞKAN OLMASINA SICAK BAKILMAYAN ARKADAŞ HOCAMIZIN GENLERİNDEN BİR ŞEYLER ALDI İSE GENEL BAŞKANLIK SEVDASINDA ASLA VAZ GEÇMEYECEK BUDA SÜREKLİ İKİ BAŞLILIK GÖRÜNECEK BİZİM BİR HASTALIĞIMIZ VAR HEP OLUMSUZU ÖRNEK VERİYORUZ BELKİDE BUNDAN SONRASI OLUMSUZ OLMAYABİLİR ALLAH HER ŞEYİN EN İYİSİNİ BİLİR İZLEDİĞİMİZ YOL DOĞRUDUR ANCAK RTE NİN İŞİNE YARIYOR 12 YILDIR NE HİKMETSE SELAM VE SAYGILARIMLA
      Beğen (3)          Beğenme (0) 
ALİ KEMAL
İSTANBUL

02.07.2014

BU SÜREÇ BİR AYRIŞMADAN ZİYADE BÜTÜNLEŞME SÜRECİNİN ADIMIDIR. AYRIŞMAK İSTEMEYENLER BU YÜZDEN MÜCADELE DİYOR. ŞU ANA KADAR YAPILAN AYRIŞTIRMAYA VE ADETA MİSYONU BİTİRMEK ÜZERE ATILAN ADIMLARA DUR DEMEK İÇİN BU ADIMLAR ATILIYOR. MİSYONUN BÜTÜN KURUMSAL YAPISINO BOZDULAR. NUMAN BEY'le İLGİLİ SÜREÇLE DE HİÇ BENZEŞMEMEKTEDİR. İSTANBUL AYAĞI BU İŞİ TAŞIYAMAMAKTADIR.
      Beğen (8)          Beğenme (1) 
MEHMET
KAYSERİ

26.08.2014

Bu yazının altına imza atılır. biz dava adamlarına başımıza dikilen komutan habeşli bir köle de olsa itaat etmek düşer. Ama komutanlarımızın da biraz daha etkili siyaset yapmasını istiyoruz. 12 yıldır bu akp lilere kardeşlerimiz diyerek onları incitmeme kaygısı ile dışardan bakan insanların gözünde akp nin yedeği yada yamağı olduk. siyasi kardeşlik olmaz doğru bir tanedir.Kardeşden öte ihanetin en ağırını yaşattılar bize yıllarca. Onun için daha aktif ve sert muhalefet yapmalıyız akp ye ...
      Beğen (5)          Beğenme (5) 
abdullah
almanya

19.06.2014

selamün aleyküm Allah razi olsun
      Beğen (1)          Beğenme (1)