Bir tiyatro 76 milyon seyirci

30.01.2014 20:15:19

Tiyatro izlemeyi çok sevmeyen bir toplum olsak da heyecanı seven milletiz vesselam.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Bir tiyatro 76 milyon seyirci

Tiyatro izlemeyi çok sevmeyen bir toplum olsak da heyecanı seven milletiz vesselam. Dedikodu yapmak, dinlemek kadar nefsimizi okşayan, ruhumuzu dinlendiren tehlikeli bir eğlencenin içinde olmaktan da mutluluk duyuyoruz. Seçimler yaklaştı siyasi televoleler yine reyting rekorları kırıyor. Bizim de bunları izlemek çok hoşumuza gidiyor.

17 Aralık operasyonu, Haşhaşinler, Halkbank, paralel devlet, ayakkabı kutuları, yolsuzluk iddiaları da yeni eğlencelerimiz.

Bir tiyatro oynanıyor ve bu tiyatro gişe rekorları kırıyor.

Bu tiyatronun bir sonu var mı yok mu zaman gösterecek ama bu tiyatronun kaybedeni çok. Kaybedilen paralar çok, kaybedilen emekler çok…

Malumunuz Haşhaşinler Selçuklu Devleti’nin başına bela olmuş, dönemin veziri Nizamülmülk’ü katletmiş sapık bir topluluk, liderleri de Hasan Sabbah ve dönemin hükümdarı da Melikşah.

Haşhaşinler denen örgüt Selçuklu Devleti’nin yıkılmasında büyük rol oynamış ve Selçuklu Devleti de yanlış bir yol seçerek bu örgütün mensuplarını devletin içinden tek tek temizlemeye çalışmış maalesef ki bunda da başarılı olamamıştır.

Şimdilerde Başbakan’ın bağdaştırmaya çalıştığı bir grup ile bu örgütün arasında dağlar kadar fark olduğu ise açıkca görülmekte.

Dönemin Haşhaşinler tarafından katledilen veziri Nizamülmülk hükümdar tanımını şöyle yapıyor;

“Bir hükümdarın en büyük gereksinimi doğru dindir.Çünkü egemenlik ve din iki kardeştir. Ülke içinde bir rahatsızlık oluştuğu zaman, dinde de düzensizlik oluşur ve kötü dinlere bağlı, mücrim insanlar ortaya çıkar.Dini konularda bir düzensizlik olursa da, ülke bu suçluların artması yüzünden yine huzursuz olur. Bunlar hükümdarların haysiyetlerini zedelerler,başlarına bela olurlar ve yüreklerine çöreklenirler. Yeni icatlar ortaya atılır ve isyancılar güçlenir.” Alamut’un Fedaileri-Sayfa 112

Gördüğünüz üzere vezir Nizamülmülk’ün tanımı ile şimdiki durum arasında pek bir alaka bulunamıyor. Ayrıca Haşhaşinler haşhaş çekip sarhoş olan eli kanlı Şii bir topluluktu peki bugün Haşhaşin diye gösterilen grubun katliamları var mıdır? Ya da haşhaş çekip kafayı buldukları? Varsa bunlar da kamuoyu ile paylaşılmalı yanlış yönlendirmeler yapılmamalıdır. Ayrıca bu grup Haşhaşin ise neden 10 yıl boyunca bu grupla ittifak halinde olunmuştur bu da tabii bir muamma.

Burada bir tarafı savunma gibi bir dert içinde değilim tabiî ki sadece objektif olarak tiyatroyu izlemeye çalışıyorum… Bu tiyatronun diğer oyuncuları da var. Peki onlar kim?

Onlar otorite sever bir taraf. 28 Şubat sürecinde direnişi kırmış, Refah-yol iktidarı karşıtı gazetelere röportajlar vermiş, Ilımlı İslam, dinler arası diyalog gibi saçmalık içine girmiş, 28 Şubat sürecinden sonra her platformda bugünkü iktidarı övmüş, bugünkü iktidarın yanında olmuş insan topluluğu.

Sonuç olarak bu tiyatro bizi yorar azizim en iyisi bu oyunu terk etmek…

Vesselam

ÖĞRETMEN ODALARININ ZENCİLERİ

Onlar yetkililerin gözünde bütçeden kar, onlar yeri geldiğinde işinden çıkarılan sosyal hiçbir güvencesi olmayan kendi tabirleriyle ücretmenler… İş güvenceleri yok. Her an işten çıkarılma ya da yerlerine gelecek kadroluların korkusuyla yaşıyorlar. Görevlerine son verilmesi durumunda tazminat bile alamıyorlar. Yıllık izin hakları bulunmuyor. Herkes tatili dört gözle beklerken, onlar gelmesin diye dua ediyor. Kadrolularla eşit sürede çalışıyor fakat asgari ücrete talim ediyorlar.

Ücretli öğretmen... ‘Öğretmen öğretmendir. Ücretlisi de nerden çıktı? Hem zaten hepsi ücret almıyor mu?’ diyebilirsiniz. Kimileri mevsimlik işçi olarak adlandırıyor onları. Kısaca tanımlarsak, görev bakımından kadrolu öğretmenlerden farksız bir şekilde çalıştırılan, aylık sigortasının yarısı yatırılan ve net maaş+ek ders ücretlendirmesine tabi tutulmadan, sadece girdiği ders saati karşılığı ücret alan öğretmene ülkemizde ‘ücretli öğretmen’ deniliyor.

Yukarıda yazılan cümleler bir öğretmen forum sitesinden ücretli öğretmenlerin yaptığı yorumların birleştirilmiş hali…

Bir nev’i facia…

Şimdilerde hükümetimiz şubat ataması adı altında yeni atamalar yapacak. Öğretmen açığımız 300 bin fakat atanan kişi sayısı 10 bin buna rağmen yapılan reklam ise diz boyu…

Ücretli öğretmen rezilliğin diğer adı bir bakıma tezgahtarlık… Kemal Sunal’ın bir filminde vardı diplomalı hıyarcı diye onunla eşdeğer, üzüntü verici bir durum.

Peki ne zaman bitecek bu durum?

Paralel yapı muhabbetine son verip ananaslardan vazgeçince…

Eee o da zor be kardeşim.

Kalın sağlıcakla

Murat TABARU


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,7 puan)/31
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500