Suçlu kim?

24.10.2013 16:53:32

Birçoğunuz duymuştur Gölcük’te yaşanan öğretmen olan annesi tarafından birkaç günlük tatil uğruna evde ölüme terk edilen iki aylık bebeğin dramını.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Birçoğunuz duymuştur Gölcük’te yaşanan öğretmen olan annesi tarafından birkaç günlük tatil uğruna evde ölüme terk edilen iki aylık bebeğin dramını. Evet, yaşanan olay gerçekten kan dondurucu nitelikte. Bu olay da bir kez daha göstermiştir ki; birçok kadın çocuk doğurabilir fakat “anne” olamaz! “Anne” ve “öğretmen” gibi saf ve kutsal müesseseler, maalesef zaman zaman yaşanan böyle kötü örnekler yüzünden zarar görüyor.

Bu kötü haberi hayretle okurken aklıma yıllar önce Rotterdam’da meydana gelen bir hadise geldi.

Apartman dairesinde yalnız yaşamaya terk edilmiş yaşlı bir Hollandalının hikâyesi. Sadece arada bir ziyaretine gelen bir aile üyesi varmış ve adam bir yaz mevsiminde evinde yapayalnızken canını teslim etmiş.

Fakat ölümünün üzerinden günler geçmesine rağmen ne ailesi ne de aynı apartmanda oturan komşuları dahil hiç kimse onun yokluğunu fark etmemiş.

Yani o kadar yalnız ve kimsesiz ki uzun süre yokluğu dahi hissedilmemiş.

Tıpkı yaşarken varlığından bihaber oldukları gibi…

Yaşlı adamın ölümü haftalar sonra aşağı katta oturan ve öğrenci olan komşusunun, afedersiniz ama tuvalete girmesi ile ortaya çıkıyor. “Ne alaka?” diye düşünebilirsiniz, emin olun ilk duyduğumda bende aynı tepkiyi vermiştim. Ama acı gerçek adeta bir korku filmi gibi.

Alt komşusu tuvalete girdiğinde yukarı kattan yağlı bir sıvı aktığını görür ve yaşlı komşusuna nedenini sormak için yukarı çıkar. Yaşlı komşusu kapıyı açmayınca diğer komşularla konuşur ve ilgili yerlere haber verirler. Gerisi malum, yaşlı adam ve köpeğinin cesetlerini kurtlanmış ve iğrenç bir koku içerisinde tuvalette bulunur.

Ne ilgisi var şimdi? Öğretmen hanımla diye düşünebilirsiniz. Bana göre çok ilgisi var. Yukarıda örnek olarak verdiğim olay Hollanda’da, benliğin merkez olduğu, komşuluğun ne olduğunu bırakın, akraba ve aile bağlarının dahi yok olduğu bir toplumda yaşandı ve hala da buna benzer birçok olay yaşanmakta. Sözüm ona burası medeniyetin göbeği olan Avrupa!

Peki ya bize ne oldu? Bizim komşuluk ilişkilerimize, aile ilişkilerimize, akraba ilişkilerimize, toplum ilişkilerimize ne oldu?

Kapıcının ifadesini okudum, her gün merdivenlerini temizlediği, çöpünü attığı evde bir bebek olduğundan dahi bihaber.

Hadi öğretmen hamileliği boyunca hamileliğini gizledi, gizleyebildi diyelim. Sonuçta yetişkin biri ve planını yazmış, çizmiş ve uyguladı. Peki ya bebek? Hiç mi ağlamadı bu 2 ay boyunca? Hiç mi duyan olmadı komşulardan bebek sesini?

Bize ne oldu? Kimyamız mı bozuldu acaba? Bu yazımda ne bu olayı gerçekleştiren bayanı, ne bebeğin babasını, ne de komşusundan bihaber olan komşuları yargılamak amacında değilim.

Olaylar yaşandığında sonuca değil sürece bakılmalı demişti Selahattin Hocam. Bu yazımda dikkatinizi sonuçtan ziyade sürece çekmek istiyorum. Hangi süreçlerden geçti kim bilir bu olay ile muhatap olanlar?

Teknoloji ne kadar ilerliyorsa insanlığımızda bir o kadar geriliyor… Eskiler hep robotlar icat edilecek diye gelecek günleri sayıklarlardı. Kim bilir belki de o icat edilecek robotlar bizleriz, robotlaştık, hiçbir şeyi akledip, düşünerek yapmıyor ya da yapamıyoruz.

İnsana hizmet amaçlı metal robotlar icat edilemedi ancak saçma sapan dizilerle, sinemalarla, hatta bozuk eğitim sistemi ile insan genleriyle oynanarak, toplum mühendisleri insanları robotlaştırmayı başardılar. Bizim üzerimize çizilmiş, biçilmiş rolleri oynamak için gayret ediyoruz.

Toplum olarak çocuklarımızın iyi bir iş, iyi bir meslek sahibi olmaları için uğraştığımız kadar dini ve ahlaki eğitimine de önem vermeli ve uğraşmalıyız.

“İlim ilim bilmektir,
İlim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır.”
Yunus Emre

Havva Koç / Ajans5.com

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,1 puan)/28
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
Gunnur
Eindhoven

29.10.2013

Nefis bi yazi olmus, bir solukta okudum.
Hayatimiz boyunca zaten hep onu bunu yargiladik durduk,bana dokunmayan yilan bin yasasin dedik,ayakta uyuduk vesselam.
Yazilarin devamini beklioruz.
      Beğen (1)          Beğenme (0)