28 Şubat belgeleri konuştu, siz ne zaman konuşacaksınız?

01.10.2013 08:52:27

Başbakan Erbakan 28 Şubat kararlarını imzaladı mı, imzalamadı mı? Bu tartışma 16 yıl sürdü. Dile kolay. Bu süre, Türkiye’de neredeyse ortalama insan ömrünün dörtte birine tekabül ediyor.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Başbakan Erbakan 28 Şubat kararlarını imzaladı mı, imzalamadı mı? Bu tartışma 16 yıl sürdü. Dile kolay. Bu süre, Türkiye’de neredeyse ortalama insan ömrünün dörtte birine tekabül ediyor.

Tam, meramınızı ifade edecek ortamı bulduğunuz inancıyla bir kaç kelam etmek için söze giriyorsunuz, muhatabınız şu iki soruyla sizi savunma alanına hapsediyor: “Erbakan 28 Şubat belgelerini imzalamadı mı?” “Erbakan da İsrail’le anlaşma yapmadı mı?” Aslında bu soruların bir kıymeti harbiyesi yok. Boş sözler bunlar. Erbakan ne 28 Şubat kararlarını imzaladı, ne de İsrail’le herhangi bir anlaşma yaptı. Ama gelin görün ki “en büyük müdafaa hücumdur” kabilinden, bir taktik olarak, her yerde aynı şeylerle karşılaşıyorsunuz. Bu bir taktikti ve bu taktik tutmuştu.

Bu soruları soranlar ve bu anlamsız sorulara verilen cevaplar yüzünden Milli Görüşçüler uzun süre savunmada bırakıldı, bir türlü asıl konuya giremediler.

Evet, 28 Şubat belgeleri konuştu. Ama 16 yıldan beri “imzaladı” iftirasını atanlar ve bu yalanı söyleyenler hâlâ susuyorlar. Onların iftiralarına kaynak teşkil eden bazı gazete manşetlerinin maksadı Erbakan karşıtı bir cephe oluşturmaktı. Cephe oluşturuldu ve bu cepheyi 16 yıl ustalıkla yönettiler. Bu sayede ülkede yeni bir düzen kuruldu. Bu düzenin adı 28 Şubat düzenidir. Bu bir yağma düzeniydi; ülke ekonomisi yağmalandı, özenle yetiştirilen kadrolar yağmalandı, en önemlisi bir milletin zihinsel birikimi yağmalandı. Çok enteresandır. Az bir kısmı hariç, neredeyse toplumun her kesimi aynı cephede toplandı. Ulusalcısısı, Liberali, Batıcısı, Anti Batıcısı, Milliyetçisi, Solcusu, Laiki, Demokratı, Dindarı, Cemaati... Hepsi aynı safta. Tıpkı Sultan Abdülhamit dönemi gibi.

Ortak payda: Erbakan karşıtlığı.

Kaynak: Gazete manşetleri.

Gazetelere bu manşetleri arttıranlar kimler?

28 Şubatçılar.

(...)

Kimileri “fırsat bu fırsat” düşüncesiyle, “Ben Erbakan’dan daha uyumluyum” yalakalığıyla askere mesaj vermek için safa giriyor, kimileri “Erbakan niçin direnmedi” kızgınlığıyla, farkında olmadan aynı safa dahil oluyor. Kimileri de “laiklik elden gidiyor” endişesiyle askerin oluşturduğu “Erbakan karşıtı” safta yerini alıyordu. Bu bir plandı. Ve plan tutmuştu. Ama belgeler açıklandıktan sonra ehli insafın pişmanlık duyması gerekir. Nedametin tezahürü olarak özür dilemesi ve ayrıca Allah’tan affını istemesi gerekirdi. Kimse Hürriyet’in Erbakan’dan özür dilemesini beklemez, çünkü onlar bilerek, isteyerek ve toplumu yönlendirmek için bu manşetleri atmışlardı. Ama dindar kesim, cemaat ve namuslu solcular kıvırmadan adam gibi özür dilemeliler. Aksi takdirde onların arkasından gidenler fena halde bu yanlışı sorgularlar, haberleri olsun. 28 Şubat’ta, askerlerle irtibata geçip paşaların karşısında “emrindeyiz komutanım” mesajını verip, 27 Nisan’da tam tersi bir duruş sergilemek ne yaman bir çelişki!

İşte o günlerde koca koca adamları etkileyen, onları derinden sarsan, yalan ve iftira çukuruna yuvarlayan gazete manşetlerinden bazıları:

16 Mart 1997 Sabah Gazetesi: PAŞA PAŞA İMZALADI

16 Mart 1997 Hürriyet Gazetesi: AYNEN İMZALADI

18 Nisan 1997 Hürriyet Gazetesi: BECEREMEDİNİZ ARTIK BIRAKIN (Fethullah Gülen Hoca’nın kanal D’de Yalçın Doğan’a yaptığı açıklamayı Hürriyet bu şekilde manşete taşımıştı)

Malum medya o günlerde bir hayli telaşlıydı. Bir yanda, Başbakan Erbakan’a 28 Şubat kararlarını imzalaması için baskı kuruyor, öbür yanda “imzaladı” manşetleri atarak Erbakan’ı toplumun gözünde küçük düşürmeye çalışıyorlardı. Birçok kanaat önderi bu psikolojik harpte yenik düştü; hem kendisi yanıldı, hemde kendisine tabi olanları yanlış yönlendirdi.

Bu gazete manşetleri o kadar etkili oldu ki, 18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP liler, geliştirdikleri “Oyunu ürkeğe değil erkeğe ver” söylemiyle, oylarını yüzde 8’den yüzde 18’e çıkardılar. Onlar, açık bir yalana dayalı olan bu fırsatçılıkla siyasi hayatlarının en yüksek oy oranına ulaşmışlardı.

FP içinde de aynı durum yaşandı. Yenilikçi kanatta yer alan kişiler gittikleri her yerde bu ve benzer konuları işlediler. Milli Görüşçülerin saf ve temiz duygularını istismar ederek kendilerine eleman devşirdiler. Ayrı parti kurduklarında da aynı üslupla oy hırsızlığı yaptılar. “Hoca, 28 Şubat kararlarını imzaladı”. “Erbakan İsrail’le anlaşma yaptı” gibi yalan ve iftiraları çekerseniz geriye ne MHP kalır ne de AKP. Ne devleşen cemaatler kalır ne de irili ufaklı cemiyetler...

28 Şubat sonrası saf değiştirmelerin temelinde bu yalan ve iftiralar yatmaktadır.

Açıklanan tarihi MGK tutanakları, yanlı medyanın bir büyük yalanını tescilledi. Yalanları referans alarak oluşan ve gelişen yapılar da en az bu belgeleri açıklayan yargı organı kadar cesur olmalılar; hem özür dilemeli, hem de bu vahim hatadan rücu etmeliler. Dileriz, günün birinde bu tutanakların tamamı açıklanır ve her şey gün yüzüne çıkar.

Sadrettin Karaduman / Ajans5.com



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,4 puan)/30
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
Şehmus
Adana

07.10.2013

O dönemde kendi cemaatleri büyüsün diye iftira atıp ümmeti cemaati bölenlerden şikayetçiyim.O dönemde destekledikleri ecevit ve demireli bugün kınayan cemaatleri ben kınıyorum.Ya ogün yalan söylüyordunuz,Yada şimdi Oysa peyganberimiz müslüman yalan söylemez, Buyuruyor.Sizin tarlanız potatif yagmu nerede yagarsa oraya çekersiniz.Bırakında tarlanız istikamet özere kalsın yagmur yagsada yagmasada Allaha tevekkül edin O size rızkınızı verir.
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
Selami Demirci
Kocaeli

02.10.2013

İnkarcılar Dünya kurulalıdan beri hep böyle ve böyle olacaklardır. Blgeler konuştu inkarcılar halen daha dediğimiz dedik demek istiyorlar. Biz imzaladı dedik ve halen daha öyle iddia ediyorlar. Büyük hesapta görüşülecek. Bütün azaların mühürlü olduğu zaman her şey gün yüzüne çıkacak. Kimsenin yaptığı yanına kalmayacak İNŞAALLAH. ALLAH cc adildir. Kimsenin hakkını zayi etmeyecek. Selametle
      Beğen (2)          Beğenme (0)