Fe Eyne Tezhebün

04.05.2013 00:20:48

Dünya işlerine o kadar çok alıştığımı fark ettiğim anda yukarıdaki ayet gelir her seferinde aklıma

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Güneş katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar bulandığında, Dağlar yürütüldüğünde, Kıyılmaz mallar bırakıldığında, Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında, Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde), Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında), Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda, "Hangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye. Amel defterleri açıldığında, Gök sıyrılıp açıldığında, Cehennem kızıştırıldığında, Ve cennet yaklaştırıldığında, Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara), O akıp akıp yuvasına gidenlere, Yöneldiği an geceye, Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür. O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır. Orada ona itaat edilir, güvenilir. Arkadaşınızı cin çarpmış değildir. Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü. O, gayb hakkında cimri de değildir. O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.

Hâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz?
( Tekvir Süresi 1-26)

Dünya işlerine o kadar çok alıştığımı fark ettiğim anda yukarıdaki ayet gelir her seferinde aklıma… Bu ayette açıkca kıyamet alemetleri ve kıyamet günü neler yaşanacağına dair bilgiler ve Hz.Peygamber’e atılan iftiraların gerçek olmadığı ne kadar da net açıklanmış.

Birileri çıkıp ne yapıyorsun, nereye gidiyorsun diye bağırsa bütün insanlığa kaçımız o haykırışa ses veririz bundan emin bile olamıyorum. Dünya dengeleri, ülke dengeleri, mahalle dengeleri, aile dengeleri bizi sürükleyip ordan oraya atarken ne çabuk unuttuğumuzu görüyorum ölümü ve ahireti…

Sınıf başkanı, okul başkanı, belediye başkanı, ülke başkanı, dünya başkanı ya sonra?

Ya da;

İlkokul mezunu, Orta okul mezunu, Lise mezunu, Üniversite mezunu, Doktora, Doçentlik, Profösörlük, Bilim Adamlığı ve dünyanın en zeki ünvanı ya sonra?

Ya da;

İşsiz, işi var, zengin, çok zengin, en zengin ya sonra?

Sonrası

Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne). Yani Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz. (Ankebut 57)


Para, şan,şöhret, tutulan takımlar, mensup olunan kurumlar, desteklenen siyasetçiler, anne-baba, kazanılan başarı belgeleri, alınan aferinler bir anda yok olup gidecek…

Ve yalnızlık, kendi başına kalma, asıl sınavla baş başa kalma…

Çok mu karamsar oldu?

İnsanlığın bu kadar kötüye doğru gittiği şu günlerde insanların bu değerleri o kadar çok sümenaltı ettiğini gördükçe az bile olduğu kanaatindeyim…


BİZ NE ZAMAN KÜSTÜK?

Tavşan Dağa Küsmüş Dağın Haberi Olmamış hikayesini hemen hemen herkes bilir bu hikayede olay şöyle gelişir:

Doğada özgürce yaşayan, iyi kalpli ve sevimli bir tavşan varmış. Doğanın güzellikleri arasında gezer ve oynarmış. Tavşan bir gün kaldığı yerden ayrılıp doğada gezerken bir dağa âşık olmuş. Dağın çimen yeşili gözleri, gök mavisi saçları, toprak gibi kahverengi teni varmış. Tavşan o günden sonra, orada, sevdiği dağın etrafında yaşamış.

Dağı o kadar çok seviyormuş ki vaktin nasıl geçtiğini bile anlayamıyormuş, sadece onunla olmaktan çok mutluymuş. Bir müddet sonra dağın onu önemsemediğinin farkına varmış, ne yaparsa yapsın bir türlü dağ onu fark etmiyormuş. Tavşan buna o kadar üzülmüş ki sessizce dağı terk etmiş ve eski yaşadığı yere geri dönmüş. Kendini yere açtığı bir deliğe kapatmış. Ara sıra dışarı çıkıp karnını doyurur ve açtığı deliğe geri dönermiş. Orada küçücük kalbinde taşıdığı büyük sevgisi ile yaşamış ve ölmüş.

Onun anısına o günden beri tüm tavşanlar yere açtıkları deliklerde yaşarlarmış…


Ne alaka şimdi bu hikaye diyenler için birkaç cümle etmek isterim.

Biz Kürt-Türk ayrımı yapmadan yüzyıllardır aynı topraklar üstünde yaşarken, bir olup nice düşmana tek yumruk olurken bu barış süreci de nerden çıktı?

Birbirimize platonik olarak küstük te bundan kimsenin haberi mi yoktu? Biz aslında ortak olarak terörle ve ülkemizin düşmanlarıyla küsmüştük.

O zaman ne alaka bu barış süreci?

Birileri çıkıp konfederasyon sistemi diyor, birileri çıkıp Kürdistan diyor, birileri çıkıp yok öyle bir şey kendileri gidiyor diyor, birileri bölünüyoruz diyor, birileri bölünmüyoruz diyor ne oluyor Allah aşkına biri bize bunu açıklayabilir mi?

Koskoca Osmanlı’yı oya oya bitiren bu dış mihrakların bu olayda da bir parmağı olduğu kilometrelerce öteden çok net görülebiliyor. Bugün birden bire biz gidiyoruz diyenlerin arkasından iyi niyet gösterenlerin de polyannacılıktan öte bir şey yaptığını düşünmüyorum.

Vesselam


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,0 puan)/43
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
neyzen
Şehir

03.05.2013

Allah razı olsun,zaman zaman ezhebun deyib bu soruyu kendimize sormamız lazım diye düşünüyorum ben nereye gidiyorum diye
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Şule
Şehir

03.05.2013

önce ahlak ve maneviyat
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Uğur
Şehir

03.05.2013

İnsanın gözü arşa bakar Murat Bey! Hep daha iyisini hep daha güzelini ister. Bu Müslümanlar arasında da böyle maalesef. Herkes kendini bir silkelemeli
      Beğen (2)          Beğenme (0) 
Hoşgörü
Şehir

02.05.2013

Bu cemaatler arasında ayrımcılık sürdükçe biz bir yere gidemiyoruz böyle görünüyor
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
Ouz
Şehir

02.05.2013

Ölümü düşünen kaç kişi var ki biz bunları düşünelim
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Uhud
Şehir

02.05.2013

Vatansızlık ve vatansızlar bilmezler mi fe eyne tezhebun!
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
sadık
istanbul

02.05.2013

fe eyne tezhebun olması lazım !
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
özden
ordu

02.05.2013

Bu güzel yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim kardeşim.Evet haklısın bol demogoji bol polemik ama bişeyler yapan yok.
      Beğen (0)          Beğenme (0)