Afrika demokrasi vitrininin amansız bozulumu

08.02.2013 17:35:25

Bamako tepelerinde, Başkan Amadou Toumani Touré’nin –kendisine “ATT” deniyor– dinlenmesi için yapılmış olan Koulouba Sarayı, 2012’nin başlarında meydana gelen üçlü sarsınıtıya direnemedi:

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Bamako tepelerinde, Başkan Amadou Toumani Touré’nin –kendisine “ATT” deniyor– dinlenmesi için yapılmış olan Koulouba Sarayı, 2012’nin başlarında meydana gelen üçlü sarsınıtıya direnemedi: Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle, ağır silahlar donanmış binlerce Malili paralı askerin –o zaman kadar Albay Kaddafi’ye bağlı olan– dönüşü, kuzeyin bin kilometreden fazla içine doğru Sahra’yı kangren eden İslamcı terörizm ve nihayet eski Fransız Sudan’ının bölgesel birliğini tehdit eden Touareg isyanı.

Bu çok yönlü krizi önlemede iktidarın pasif kaldığını bahane ederek, Yüzbaşı Amadou Sanogo’nun adamları 21-22 Mart 2012’de gece vakti Koulouba’yı ele geçirip yağmaladılar. “Demokrasiyi ayağa kaldırmak ve devleti güçlendirmek” örtüsü altında, Anayasa’yı askıya alıp, “tüm kurumları” etkisizleştirdiler. Yaptıkları darbe, acziyet içindeki ordusuyla bir rejimin yozlaşma derecesini gözler önüne serdi ve rüşvete boğulmuş gözlerini kokain trafiğine kapatarak İslami Mağrip El Kaide’nin Katiba’sının, ülkenin –batılı şahısların kaçırılma olaylarının giderek arttığı– Sahra civarındaki büyük bölümünü ele geçirmesine olanak sağladı.

Mart 2012 cuntası, ülkenin bölünmesini hızlandırdı

İsyan, Mali toplumunda ister istemez desteklenmiyor değil. Toplumun şahlanmış İslamlaşma zemininde horlanma ve eziklik duygusuna dayanıyor. “ATT” şeriat lehine düzenlenen büyük gösterilerin baskısı altında, aile hukukuna ilişkin liberal reformunu geri çekmek zorunda kaldı. Ancak darbe vaat ettiği gibi ulusal birliği yeniden kurmak yerine, ülkenin bölünmesini hızlandırdı. Nisan 2012’nin başlarında, AQMI ile ittifak halindeki İslamcı gruplar ve Touareg isyancılar, kuzeydeki üç çölsü bölgeyi kontrolleri altına aldılar: Kidal, Gao ve daha sonra Timbuktu şehirleri düştüler ve ülkenin geri kalanıyla bağlantıları koptu.

Nisan 2012’nin ortalarında, “ATT”nin devrilmesinden sonra geçici başkan olarak göreve getirilen Ulusal Meclis Başkanı Dioncounda Traoré, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun (CEDEAO – ECOWAS) arabulucularınca kazanıldı.

Fakat Kuzey’deki “yatıştırılamaz total savaş” tehdidine, zayıf başkan tarafından faydasızca parmak sallandı. Haziran 2012’nin sonunda El Kaide İslami Mağrip’e (AQMI) bağlı İslamcılar, Batı Afrika Tevhit ve Cihat Hareketi’nin (MUJAO) savaşçıları ve Azawad Ulusal Kurtuluş Hareketi’ne (MNLA) bağlı isyancıları kovalayan Ensarüddin ile ittifak kurarak Mali’nin kuzeyini zapt ettiler. Şeriatı empoze ediyor –giderek artan taşa tutma ve sakatlamalar– Timbuktu’da putlaştırıldıklarını düşündükleri Müslüman evliyaların türbelerini tahrip ediyorlar.

İslamcılar, ülkenin güneyinde halkın desteğine sahipler

Uluslararası hoşnutsuzluk, Fransa’nın askeri müdahale çabalarına katkı sağlıyor. Fakat Paris, ana planının ortaya çıkmasını istemiyor ve ABD, Mali’nin kurumlarının zayıflığına dikkat çekerek ağırdan alıyor.

4 Eylül 2012’de, Mali’nin geçici Devlet Başkanı Dioncounda Traoré, CEDEAO’dan resmi olarak yardım “talebi”nde bulundu. Fransa, Bamako’nun nihayet Birleşmiş Milletler’den, müdahale için resmen talepte bulunmasının ardından, 26 Eylül’de, New York’ta, Sahra kıyısına ilişkin bir konferans düzenledi. Karar CEDEAO tarafından sağlanacak 3.300 askerin gönderilmesini öngörüyor. Mali’nin kuzeyine dair çözüm, “barışı koruma ve uluslararası güvenlik” konularını kapsıyor. Metin, bölge ülkelerine askeri müdahaleye ilişkin güvenilir bir konsept belirlemeleri için kırk beş gün tanıyor. Bu ağırdan alma atmosferinde, Bamako’nun darbecileri endişeye kapıldılar ve Başbakan Modibo Diarra’yı 11 Aralık’ta istifaya mecbur bıraktılar. Daha sonra BM’nin asker gönderilmesine ilişkin yeşil ışık yakmasıyla ancak 20 Aralık’ta kesin takvimi belli olmayan bu yönde bir çözüm New York’ta onaylandı.

Bu bulanık diplomasi bağlamında, söz bölgenin. Kuzeyi zaten zapt etmiş olan İslamcılar, Mali nüfusunun asıl olarak en yoğun olduğu diğer bölgelerini de ele geçirmeyi arzuluyorlar. Silahlı çeteleri, 10 Ocak 2013’te Fransız müdahalesi başlayınca, saldırıya geçtiler. Ancak ordunun tek başına Mali’deki sorunu çözüme kavuşturacağı pek mümkün görünmüyor. Zira İslamcılar bugün, artık çökmüş olan devlet ve demokrasi tarafından, yerine getirilmemiş vaatlerle yıllarını boşa geçirmiş güney halkının desteğine sahip olduğunu düşünüyorlar.

Kaynak: Le Monde – 12.01.2013

Dünya Bülteni için tercüme eden: Muhsin Korkut


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,7 puan)/52
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500