Çanakkale 1915

13.11.2012 16:04:24

Lobide beklerken, filmin başlamasına 10 dakika gibi bir zaman kalmıştı ki karşımda beş tane tonton amcadan oluşan bir grup belirdi; ‘anlaşılan filmi yalnız izlemeyeceğim’ dedim kendi kendime.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Lobide beklerken, filmin başlamasına 10 dakika gibi bir zaman kalmıştı ki karşımda beş tane tonton amcadan oluşan bir grup belirdi; ‘anlaşılan filmi yalnız izlemeyeceğim’ dedim kendi kendime. Açıkçası hafta içi ve sabahın erken saatleri olması nedeniyle sinema salonunda ‘Çanakkale 1915’ filmini izlemeye zati alim dışımda izleyiciyi beklemiyordum.

500 kişilik sinema salonunda beş tonton amca, Keziban hanım, iki çift ve zatıalim Turgut Özakman’ın eserinden yola çıkılarak sinemaya uyarlanan ‘Çanakkale 1915’ filmini izlemeye hazırdık.

Filme gitmeden önce, tarihin gerçeklerini filmde nasıl sahneleneceğiyle ilgili herhangi bir beklentim yoktu. Tarihi olayların sinemaya uyarlanması ile ilgili daha önce yaşamış olduğum hayal kırıklığı, tecrübelerim sonucu beklenti odaklarımı tamamen kapatmıştım ve iyi de yapmışım.

Çanakkale denildiğinde aklıma ilk gelenler; Seyit Onbaşı ve iman gücü ile taşıdığı 275 kg’lık top mermisi, 15 ve 16 yaşlarındaki asker çocuklar, ezan sesini duyan düşman gemisinde bulunan Müslümanların savaştan vazgeçtikleri an ve bir de askerlere dua ederken, dualarının yanında her türlü yardımda bulunan kara çarşaflı analarımız, ablalarımız, bacılarımız... Kısacası insanlarımız. Tabi şimdiler de maalesef onları öcü olarak görenler de var ki onları Allah’a havale ediyorum.

Tabi bunlar benim düşündüklerim ve filmde pek göremediğim sahneler ama yine de filmde sahnelere göre ayarlanmış müzikleri çok beğendim ve filmi ilgiyle izledim. Kimi zaman duygulandığımı bile söyleyebilirim!

Filmde beni irite eden sahneler de vardı ve bunlardan biri de, Seyit Onbaşı’nın mermiyi taşıma sahnesiydi. Benim kafamda canlandırdığım sahne bu şekilde değildi. Madem orda birçok asker vardı da neden yalnız taşıdı o mermiyi Seyit Onbaşı? Orda bulunan askerler yardım etmez miydi ona? Ayrıca neydi o yüzünden, ağzından akan kan? Gerçekten tarihte olay böylemi gerçekleşmişti, yoksa biraz kan göstererek olayı daha da acıklı ve ilgi çekici hale mi getirmek istemişlerdi? O sahneden olumsuz etkilendim ve hatta zaman zaman gözlerimi kapattığım dahi oldu o sahneyi izlememek için.



Filmi izlerken ara sıra önümde oturan tonton amcalara baktım. Kimi cebinden mendilini çıkartıp akan gözyaşlarını silerken, kimisi de yanındaki ile sahne hakkında konuşuyordu, ta ki, bir hanım’ın, onları susmaları konusunda uyarmasına kadar.(Sonradan bu bayanın tonton amcalardan sorumlu sosyal hizmetler sorumlusu Kezban hanım olduğunu öğrendiğim.)

Film sonrası, hem film hakkındaki yorumlarını almak, hem de onlarla tanışmak için dışarıda arabalarını bekleyen tonton amcaların yanına gittim. Genel olarak filmi iyi bulduklarını ama daha heyecanlı ve aksiyonlu olabileceğini, filmde bir sahneye konsantre olamadan filmin başka bir sahneye atladığını ve bu yüzden filmde geçen sahneler arasında çok kopukluk olduğunu belirttiler.

İzlediğim, sinema filminden ziyade adını koyamadığım biraz karma bir şeydi sanırım. Ancak filmin yönetmeni Yeşim Sezgin’i her şeye rağmen güzel bir film ortaya koyduğu için tebrik ediyor, abuk sabuk filmleri izlemektense tarihte yaşanmış olayların sahnelendiği böyle bir filmin izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Buarada Ajans5 ile vatandaki tüm akrabalarına selamlarımı iletmemi rica ettiler. Üzerimde kalmaması için onların bu isteklerini yerine getiriyorum.


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,6 puan)/35
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500