Çocukları bekleyen tuzaklar

10.09.2012 09:38:14

Geçtiğimiz bayram yine çocukların ev ev gezerek şeker topladığına şahit olduk. Kapılarımız sayısız kere çalındı...Halbuki bu çocukları büyük tehlikeler bekliyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıllarda üç çocuk şeker toplamak için evlerinden çıkmış ve üç yıl kendilerinden haber alınamamıştı.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Yapılan araştırmalar neticesinde, bir cani tarafından tecavüze uğrayıp öldürüldüğü ortaya çıkan çocukların acısı, içimizde kor olmuştu. Geçtiğimiz bayram Bingölde yaşanan bir olay, çocukların şeker toplama coşkusunun artık geçmişte kaldığını gösteriyor. Bayramın ilk günü mezarlığa şeker toplamaya giden biri yedi diğeri on yaşında iki çocuğun kimliği belirlenemeyen üç genç tarafından şekerleri alınıyor ve üzerlerinde para olmadığı için kemer ve dikenli çubukla dövülüp atılıyor. Baygın halde bulunan çocuklar, hastanede tedavi edildikten sonra evlerine gönderiliyor. Ailenin birinci görevi çocuğun güvenliğini sağlamak ve onu hayata hazırlamaktır. Anne babalar yaşadığımız dünyanın artık güvenilir bir ortam olmaktan çıktığını bilmelidirler. Zira her bayram ellerinde torbalarla hiç tanımadıkları evlerin kapılarını çalan bu çocuklar, hain kişilerin tuzağına düşebilir. Bu nedenle aileler çocuklarının güvenliğini sağlamalı ve onlara gelebilecek tehlikleri ortadan kaldırmalıdırlar.

DOĞUM KORKUSU
Milli gazeetden Fadime Yağcı'nın haberine göre; Hamilelik döneminde anne adayı heyecanlı bir bekleyiş içindedir. Ancak doğumla ilgili endişeler de gün geçtikçe artar. Korkunun temel nedenlerinden biri , annenin doğum deneyiminin olmaması ya da çevreden edindiği çarpıtılmış hikayelerdir. Bunun yanında medyada sergilenen görüntüler de etkili oluyor. Korku sağaltılamadığında anne adayında doğum başlar başlamaz stres hormonları harekete geçiyor ve kadın stresten fazlasıyla etkileniyor.

NELER YAPILABİLİR?
Anneyi bilgilendirmek

Desteklemek

Güven vermek

Doğum hakkında sağlıklı bilgilere ulaşması için yardımcı olmak

Yaşlılık bir süreçtir

İnsanoğlu yıllar içinde fiziksel ve ruhsal değişime uğrar. Artık çocuklar büyümüş evlenmiş ve yuvadan uçmuştur.

Yeni hastalıklar ortaya çıkabilir

Hareketlerde zorlanma ortaya çıkabilir

Çocuklarla ilgili özlem vardır.

Can sıkıntısı ve anlamsızlık duygusu hakimdir

Ölümle ilgili yoğun korkular yaşanır

Kişi kendini yorgun çaresiz ve bitkin hisseder

Duygular yoğundur ve hassasiyet artmaktadır

Geçmişe özlem vardır

Akraba ve arkadaş ilişkilerine ihtiyaç duyulur

YAŞLANMAKTAN KORKMAYIN
Günümüz insanı yaşlılığı, hayatla bağını koparan bir tehlike çemberi olarak görüyor. Oysa insan hayatı çocukluk gençlik orta yaş ve yaşlılık süreci ile birlikte devam eder ve ölümle kavuşmaya dönüşür. İnsanlarımız yaşlılık dönemini atıl bir süreç olarak görürler. Artık işe yaramadıklarını ve bir enkaz yığını gibi atıldıklarını hissederler. Oysa yaşlılıkta bilgelik artar, kişi bilgi ve tecrübeleri ile canlı bir eser gibidir. Artık genç nesillere aktarımı sağlamalı ve hayatı verimli hale getirmelidirler.

YAŞLILIKTA NELER YAPILABİLİR?
Kendinizi geliştirin ve Allaha karşı sorumluluklarınızı ihmal etmeyin

Kitap okuyun, ilmi çalışmalar yapın

İnsan ilişkilerine değer verin ve dostlarınızla hoşça vakit geçirmeye çalışın

Çocuklarınızla birlikte vakit geçirin.

Hayatınızı başka insanlarla bağımlı halde yaşamayın

Bütün kimliklerinizin beslendiğini bir sürece hazırlanın

Kendinize bir hobi edinin

Sosyal alanda kendinize bir yer edinin

Torunlarınıza vakit ayırın

Kitap okuyun

Sportif faaliyetlerde bulunun

Bizi de unutmasalar

Altmış altı yaşında emekli bir memurum. Bir kızım var o da Almanya da yaşıyor. Kocam genç yaşta hayata veda etti. Gençlik yıllarımda yalnızlığımın pek farkına varmamıştım. Ama belli bir yaştan sonra insan yalnızlığı kaldıramıyor. Kızım pek aramıyor, en son dört yıl önce bir ziyarete gelmişti. Bana çocuğun var mı diyorlar var da yok diyorum. Nasıl bir şey diyorlar. Var ama ilgisiz, hiç arayıp sormaz diye açıklıyorum. Bu çok acı bir şey. Çocuğunuz olmasa yok dersiniz ama bir evladın anne babasını yok sayması çok ağır bir şey.

İki yıldan beri evimde çorap örüyorum. Ördüğüm çorapları kışın satıyor ve harçlığımı kazanıyorum. Para ihtiyacım yok ama insan boş boş yaşadığında kendini kötü hissedtiyor. Kalan vaktimde de kaza namazı kılıyorum, kitap okuyorum, evimin bahçesinde kuşlar var onlarla vakit geçiriyorum.

Yaşlılık çok zor. Ağrılarım oluyor, cesaretim kırılıyor, kendimi ölüme çok yakın hissediyorum.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,5 puan)/62
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500