Kapısız kütüphane

20.06.2012 07:26:20

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Duvarı, kapısı, kilidi, penceresi olmayan kütüphane gördüm.

Kütüphanenin raflarını saydım, bir tane raftaki kitapları saydım birbiriyle çarptım tahminime göre binin üzerinde kitap vardı.

Küçük kitaplarla rakam bin beş yüze varacağını zannediyorum.

1979'lu yıllarda içinde namaz kıldığım camiye iki gün önce öğle namazı kılmak için bir arkadaşımla girdiğimde caminin avlusunda ilk gözüme aydınlık veren çiçekler oldu.

Arkadaşım, caminin avlusunu gezdirirken çiçekler arasında kütüphaneyi gösterdi.

Kitapları yakından göreyim diye yaklaştım şöyle kabataslak bir kanaate vardım.

Birçoğu evlerden hediye edilmiş kitaplar.

Piyasada bulunmayan, ancak sahaflarda bulunabilen Elmalı tefsirinin ilk baskısı da var kütüphanede.

Kütüphanenin önünde kitapseverlerin oturabileceği koltukları da var.

Biz, orayı seyrederken bir hanım efendi kitap okurken bir bayan da bahçenin güzelliklerini seyrederken ağaçların gölgesinde dinleniyordu.

Görevliyi tebrik etmek isterdim ama biz, namaza geç kaldığımızdan görevli de oradan ayrıldığından teşekkür edemedim.

Allah, onun mükafatını versin.

Caminin adını yazmayacağım.

Sebebi: 2007 yılında Zeynep Sultan Cami imamı caminin panosuna "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez." (Maide süresi ayet 51) ayetini yazar.

Hürriyet gazetesi bunu en önemli haber olarak kendi yöneticileri arasında tartışmaya açar.

Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de 24 Kasım 2007 günü makale konusu yapar.

Camileri ve görevlilerini korumakla görevli o günün müftüsü ve Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İzzet Er, makalede yazıldığına göre: "Müftü Bey'in o imam hakkında gereken ikazı yapacağına inanıyorum ben. Kesinlikle Hıristiyan ve Yahudi vatandaşlarımıza karşı öyle bir tavrımız yok. Zeynep Sultan Camii'ndeki yazıyı doğru bulmadık. Daha başka, güncel şeyler yazılabilirdi." diyor.

Yalnız İstanbul Müftü Yardımcısı Ömer Kardaş: ""Bu ayette Müslümanlara Yahudileri ve Hıristiyanları inançlarından dolayı kendilerine yakın görüp dost edinmeleri yasaklanmakta, onların kendi inanç ve değerlerine sıkı sıkıya bağlı olmaları istenmektedir. Turistik bir cami diye Kur'an-ı Kerim ayetlerini asmayacak mıyız?" diyerek imamını savunuyor.

Onun için hayırlı hizmetler yapanları yaymaya ve diğer görevlilerin örnek almasına çalışıyorum ama zarar da gelmemesi için ad ve adres bildirmiyorum.

Kapısı, kilidi, penceresi olmayan kütüphanenin kitaplarını hırsızlar çalmaz mı? Sorusu orada soruldu.

Hırsıza güvenirsen çalmıyor.

İçişleri Bakanlığı bugüne kadar ispatı yapılan hırsızlık suçlarının nerelerden yapıldığını araştırıp açıklamasında fayda var.

Ahmet Çakır hoca, tatile gittiği bir tatil köyünde yöre halkının getirdiği yiyeceklerden birini hepsinden satın alır ve bir yerde toplar.

Yiyecek maddesinin yanına bir terazi ve bir kutu koyar.

Aldığı fiyattan satar.

"Kilosu üç liradır, herkes kendisi tartsın, parasını kutunun içine atsın" der ve gider.

Öğle üzeri geldiğinde otuz beş kiloluk mal satılır.

Kutudaki paraya baktığında bir kiloluk eksilme vardır.

O da tartım hatası olabilir.

Yani siz insanlara güvenirseniz onlarda güvene layık olmaya başlarlar.

Güvenmezseniz bazıları gerekeni yaparlar.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,4 puan)/59
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500