Fetih Gönüllerden Başlar

04.05.2012 13:55:38

İlkokul kitaplarında anlatılırdı: Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmeye karar verdiğinde önce halkın nabzını tutmak ister. Tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır ve çarşıya alış-veriş yapmaya gider. Karaduman Yazdı...

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

İlkokul kitaplarında anlatılırdı: Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmeye karar verdiğinde önce halkın nabzını tutmak ister. Tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır ve çarşıya alış-veriş yapmaya gider. Bir bakkal dükkanına girer ve bir teneke bal satın alır. Arkasından bir teneke de tereyağı ister. Satıcı ona, kendisinin balı satarak siftah ettiğini söyler; tereyağını da henüz siftah etmemiş olan komşu dükkandan almasını tavsiye eder. Fatih Sultan Mehmet arzu ettiği cevabı almış olmanın mutluluğuyla Edirne Sarayına döner ve fetih hazırlıklarının yapılması talimatını verir.

Çocuk yaşlarımızda okuduğumuz bu müthiş hikaye bizi derinden etkiler ve o dayanışma hazzını tüm hücrelerimizde hissederdik. Takdir edersiniz ki okul kitaplarında insanımızın ruh köklerini besleyen çok az örnekler olmasına rağmen bu tür hikayeler, içimizdeki kıvılcımları aleve dönüştürmeye yeterdi.

Hidayeti kararmış olanlara yapacak bir şey olmaz tabi. Bırakın kıvılcımın aleve dönüşmesini, üstüne benzin de dökseniz onlara kar etmez. İşte, komşusunun siftah etmesini kendi ticaretine tercih eden anlayışa ve bu muazzam fedakarlığa taraf olmak eninde sonunda o kişiyi Milli Görüşçü yapıyor.

Bu ruha sahip olmak için geçmişte yaşamış olma şartı yoktur elbette. Her dönemde ve herkes için bu fırsat kapıları sonuna kadar açıktır. Günümüzde de bu kabil faziletli davranışlar sergilemek hepimiz için mümkün. Birlikte yaşamak, aynı hedefe yürümek, aynı gaye uğruna mücadele etmek öncelikle samimiyet, karşılıklı fedakarlık ve birbirini anlamayı gerektirir. Fedakarlığın lafta kalmasının ise hiçbir esprisi yoktur.

Kendi aralarında sevgi-saygı bağlarını güçlendirememiş, birbirlerine bağlılık ve dayanışma ruhuna sahip olmayan, dava sadakati bulunmayan toplulukların geleceği olmaz.

Yarım asra yakın bir süreden beri her yıl İstanbul’un fethini Türkiyenin en büyük stadyumlarında, en görkemli programlarla kutlayan bu büyük camia; Fethin aynı zamanda Cihad, Şehadet ve Cennet gibi sonuçları olduğunu, bunun yanı sıra Gazilik, adil bir düzen inşası gibi dünya insanlığına çok büyük katkıları olan şerefli bir vazife olduğunu çok iyi bilirler.

Gene o mübarek insanların örnek davranışlarıyla öncelikle gönülleri fethettikleri de iyi bilinen bir gerçektir. Kendi aralarında olduğu gibi çizginin dışındakilere de “yaratandan ötürü” iyi muamelede bulundukları çok çok iyi bilinmektedir. Bizanslı din adamlarının İstanbul’un fethi sırasında söyledikleri “Konstantinapol'da kardinal şapkası görmektense Osmanlı sarığı görmeyi yeğlerim” sözü bu bakımdan oldukça anlamlıdır.

Milletimizin şeref ve zaferlerle süslü muhteşem tarihi içindeki en büyük zaferi olan İstanbul’un Fethinin 459. yılını muazzam bir katılım ve büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyoruz.

Fetih vesilesiyle önce kendi içimizdeki kardeşliği, bütünlüğü, beraberliği her zamankinden daha büyük bir hassasiyetle koruma durumunda olduğumuzu hatırlamamız gerekir. Burada hepimize çok büyük görevler düşüyor.

Çizgiyi zorlama, haddi aşma, gibi yollara tevessül edilemeyeceği gibi; yasaklama mahrum bırakma, yok sayma da kimseye fayda getirmez.

Ülkemizde, İslam Alemi’nde ve dünyada meydana gelen hadiselere karşı sesimizi yükseltmenin yolu da buradan geçiyor. Var olan enerjimizi bu alanlara yöneltmemiz lazım.

Fetih ruhuna en çok sahip çıkan bir topluluk olarak bizler çok iyi bilmekteyiz ki, yapılması gereken her şey, ama her şey karargahta planlanır. Kendilerine yeni karargah inşa edenlerin durumları ortada. Çizgiden en ufak bir sapma bizleri nerelere savurur varın siz düşünün.

Biz bu yapıya başta ikna ve davet, cehd ve gayret, itaat ve sadakat gibi daha birçok önemli sorumluluğun kurtuluş aracı olarak bakmaktayız.

Bizler Saadet Partisini büyük bir Medeniyet Projesi olan Milli Görüş Hareketinin bir kurumu olarak görüyoruz. Saadet Partisine sadece iktidar hedefi yüklemiyoruz. Başka bir ifadeyle bizler iktidar olmayı amaç değil, sorumluluklarımızı yerine getirirken elde ettiğimiz sonuç olarak görüyoruz.

Ve hiçbir değerimizi iktidar uğruna feda etmeyi düşünmüyoruz. Eğer günün birinde Milli Görüş Hareketiyle parti gerçekleri çatışırsa biz ne pahasına olursa olsun Milli Görüş ilkelerini esas alırız. Yoksa kaybedenlerden olacağımızı biliriz.

Milli Görüş ilkeli bir harekettir. İlkeler 40 yıldır kurumsal olarak sapmamıştır. Bu ilkeler esasında 1400 küsur yıllık ilkelerdir. Bizler burada kalırken bilinçli olarak tercih yaptık. Bu ilkeleri benimsediğimiz için buradayız. Bu değerlerimizi sündürerek değil, bu değerlerimizle yükselmeyi hedefliyoruz.

İçeride ve dışarıda gelişen olaylar karşısında her geçen gün bu değerlerimizin tek çözüm olarak tebarüz etmesi de bizi hem memnun etmekte hem de davaya olan inancımızı perçinlemektedir.

Bu kadar yıllık tecrübeden ve yaşananlardan sonra hala bu tip konuları konuşuyor olmak ta ayrı bir talihsizliktir. Bu durum, hadiselerden yeterince ders çıkarmadığımızın göstergesidir aynı zamanda...

Bugün yaşanan şartlar ağırdır ama öyle inanıyoruz ki, inanç her şeyin üstesinden gelir.

Nitekim Sultan Fatih hocası Akşemseddin’e “hocam ya şartlar fetih için elverişli olmazsa diye sorar. Akşemseddin hiç duraksamadan cevap verir: “şartlara teslim olmazsan şartlar değişir sana teslim olur”

Fatih Sultan Mehmet bu sözleri söyleyen Akşemseddin’in talebesiydi. Bizler de hiçbir zor şarta teslim olmayan, ömrünü mazlum milletlerin kurtuluşu çalışmalarına vakfetmiş ve bu uğurda ömrünü tamamlamış olan Başbakan Erbakan’ın talebeleriyiz vesselam…


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,6 puan)/40
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
sinan leylak
k.eli

24.05.2012

Geliri olmayan insanın hırsızlığı, belki hoş görülebilinir
Günde yüz lira maaşı olupta, haram yiyenin, kolu kesilmelidir
Alman rüşvet bilmez, ataist, dürüstlükten şaşmaz iken
Müslüman geçinipte, kul hakkı yiyenin, suratına tükürülmelidir
      Beğen (0)          Beğenme (2) 
sayım
istanbul

04.05.2012

sizi seviyorum allaha sizi korusunnn davamısı çok güzelll
      Beğen (0)          Beğenme (0)