28 Şubat’ın Verdiği Kalıcı Hasar

16.04.2012 18:56:05

Milletin üzerine kabus gibi çöken Şubat ayı bir türlü geçmek bilmedi. Özellikle bu yıl, konu, geçmiş yıllara göre daha çok tartışıldı. Sadrettin Karaduman Yazdı...

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Milletin üzerine kabus gibi çöken Şubat ayı bir türlü geçmek bilmedi. Özellikle bu yıl, konu, geçmiş yıllara göre daha çok tartışıldı. Bu arada şunu da belirtelim: Bu uğursuz hadiseyi gündemine alanlar önceki yıllarla mukayese edilemeyecek ölçüde hakkaniyete riayet ettiler. Mesela ilk yıllarda aynı meseleyi ele alanların kahir ekseriyeti yaşananlardan Başbakan Erbakan’ı sorumlu tutuyordu.

Hem laik kesim hem de İslami/Muhafazakar kesim eleştiri oklarını Erbakan’a yöneltmiş, sözü ve kalemi sivriltmekte birbirleriyle yarışmışlardı. Herkes olayı kendi zaviyesinden ele alıyor gerçeği araştırıp ondan sonra yazmak veya konuşmak kimsenin aklına gelmiyordu. Ya da işlerine öyle geliyordu.

En insafsız eleştiri ise Erbakan’a mal etmeye çalıştıkları “İsrail’le ilişkiler” saçmalığıydı. Şimdi durum değişti. Laik kesimin önde gelenleri; “hepimiz yanlış yaptık. Yatacak yerimiz yok” diyerek durumu özetledi. Yolu hiçbir zaman Erbakan’la kesişmemiş olan, dindar kesimden geçinen bir gazetenin 14 Nisan Cumartesi günkü nüshasında “özel haber” olarak şu cümlelere yer vermesi de bu kesimin katettiği mesafeyi özetler konumda…

“İşte, önceki gün gözaltına alınan emekli orgeneral Çevik Bir ve İsrailli stratejist Martin Sherman imzalı o yazıdaki ilginç ifadeler:
İsrail-Türk ticaret hacmi 1990’lar boyunca sürekli arttı. Bu bağlar, 1996 yılında Refah Partisi’nin iktidara gelişiyle yıprandı. Necmettin Erbakan, İsrail’le anlaşmaları dondurma sözü verdi. Laik Cumhuriyet’in mirasını korumakla yükümlü olan Ordu, Erbakan’a açıkça şu mesajı verdi: Koltuklarımızda öylece oturup, ülkenin yüzünü İslam’a dönmesini, İsrail-Türk askerî ilişkilerinin tehlikeye atılmasını izlemeyeceğiz.”

“Çevik Bir’in, Martin Sherman’la yazdığı makale 2002’de “Middle East Quarterly” adlı dergide yayımlandı. “İstikrar için formül: Türkiye artı İsrail” başlıklı yazıda, Erbakan’ın Başbakanlığı ile İsrail menfaatlerinin tehlikeye girdiği, post modern darbe ile de bunun bertaraf edildiği anlatılıyor.”

Neyse ki1000 yıl sürecek denilen 28 Şubat 15. yılında resmen ve fiilen sona erdi.

Bu sürecin en etkili aktörü Çevik Bir’in 12 Nisan Perşembe günü gözaltına alınmasıyla bir dönemin kapandığına hep birlikte şahit olduk.

Ortalama 10 yılda bir milletin yolunu kesen anlayışın toptan tasfiye oluşu önemli bir fırsat sunuyor. Ancak her darbe döneminin insanımızın zihninde başlayıp eylemlerine yansıyan kalıcı hasarlar bıraktığı unutulmamalı.

Darbecilerin yargı önüne çıkarılması darbe süreçlerinde alınan hasarın da düzeldiği anlamına gelmiyor. Onun tedavisi ayrı. Asıl iş şimdi başlıyor. Yapılması gerekenler tesbit edilip bozulan yönlerin tamir edilmesi ve işlerin yoluna konulması için hep beraber seferber olmamız gerekiyor.

Eğitimden ekonomiye, sosyal yaşamdan siyasi düşünceye… bir çok alanda dengeler bozulmuş, bakış açısı büyük değişime uğramış durumda. Maddi olan geçte olsa telafi edilebilir belki; ama yaşanan travmalara bağlı olarak gelişen ve hala düzelmeyen “zihin kayması” en büyük sorun olarak hala etkisini sürdürüyor.

Şimdi Milli Görüşçülere her zamankinden daha çok iş düşüyor: Bir an evvel derlenip, toparlanıp asıl işimize bakmanın tam zamanı.

Toplumun yüzü bize dönmüş vaziyette. Hiçbir dönem bu süreçte olduğu kadar toplumun tüm kesimlerinde bu dava mensuplarının ve kutlu liderin hakkı bu düzeyde teslim edilmemişti. Mademki hak yerini buldu, o halde canla başla çalışabilmek için muazzam bir zemin var demektir.

Yolumuz açık, istikbalimiz parlaktır. Yeter ki biz bize düşeni yapalım; şu an elimizi kolumuzu bağlayan 28 Şubatçılar değil, Siyonizm de bizimle mücadeleyi kaybetti; bizi bizden başka engelleyecek bir kuvvet kalmadı. İşe 28 Şubatçıların verdiği hasarları düzeltmekle, özellikle "zihin kaymasını" düzeltmekle başlayabiliriz.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,1 puan)/36
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
İsminiz
Şehir

02.05.2012

28/Şubatın kalıcı te'siri ülkemizin Milli görüş anlayışına hayli milli görüşçünün muhalefete geçmesi olmuştur. Evet bu eski milli görüşçülerin partisi akap en tepeden en altına kadar milli görüş muhalifi olmuşlardır. Reel politika dedikleri liberal/muhafazakâr anlayış,abdestlilerin kapitalizmini oluşturmuştur. Bunlar Efendimizin işçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz emrini değil işçilerin memurların sene başından bu yana hâlâ maaş zamlarını ödemedi. Cumhuriyet tarihinde ilk. Fiemanilla
      Beğen (1)          Beğenme (0) 
sinan leylak
k.eli

24.04.2012

Siyonizm bizimle mücadeleyi kaybetmişse, füze kalkanı nasıl kuruldu her yıl bütçeden 50 milyar faiz ödenmiyormu? bence siyonizm içimizdeki milli görüşçüleri kendilerine hizmet eder hale getirdi
      Beğen (2)          Beğenme (2) 
sinan leylak
k.eli

29.04.2012

Firavun bankalarına çelmeyi, yalnızca Hocam atabildi
Her yıl bütçeden verilen elli milyar, buna delil değilmiydi

Tur dağına çıkan, Hz. Musa’nın dili pelteydi
Böyle bir kavme hükmetmek servetti, Samir’de hatipti
Siyonist şeytanı, Samir’in kulağına buzağıyı üfledi
ABD.buzağısına tapmak, zaten Samir’in kalbindeydi

Hz. Musa’nın dinine girmişti ama, buzağı sevgisini silememişti
Bugünün müslüman geçinenleride, iktidar ve servet delisiydi
Hz. Musa buzağıyı ateşte eritsede, birbirinizi öldürün diye vahiy geldi
Müslümanlar şimdi birbirini
      Beğen (2)          Beğenme (0) 
Erkan
Elazığ

24.04.2012

Siyonizm de bizimle mücadeleyi kaybetti; bizi bizden başka engelleyecek bir kuvvet kalmadı.
İşte bu sözü çok tuttum. Milli Görüşün geleceğini düşünüyorsak İçimizde bulunan karıştırıcılardan biran evvel kurtulmamız lazım.
      Beğen (3)          Beğenme (0)