Aaa! Sahnede başörtülü tiyatrocu var

10.10.2011 12:03:51

Dizilerde başörtüsü takan oyuncuyu bırakın, başörtülü bir karakter gördüğümüzde dahi şaşırıyoruz. Böyle bir durumda başörtülü tiyatrocu görünce şaşırmamız doğal değil mi?

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Dizilerde gündelik hayatında başörtüsü takan oyuncuyu bırakın, başörtülü bir karakter gördüğümüzde dahi şaşırıyoruz. Hatta günlük hayatta araba kullanan başörtülü kadınlara yeni alışanlar var. Böyle bir durumda başörtülü tiyatrocu görünce şaşırmamız doğal değil mi? Doğal olmasın... Çünkü artık sahnede başörtüsü var.

Başörtülülerin ne yapıp ne yapamayacakları konusunda listeler hazırlanadursun, başörtülü oyuncu olur mu tartışmalarının da külleri soğumadan, başörtülü tiyatro oyuncuları var mı bir bakalım dedik. Evet varmış. Başörtüsüyle tiyatro yapan ve dizilerde oynayan başörtülüler varmış. Hatta bu tartışmalardan yıllar önce başörtüsüyle tiyatro yapan başörtülüler de varmış. Görüştüğümüz isimlerden bir kısmının camianın önde gelen isimlerinin kızları olması da anlamlı. Cahit Zarifoğlu'nun kızı Betül Zarifoğlu, Hasan Nail Canat'ın kızı Hale Canat. Başörtülü tiyatrocu olur mu sorusunun cevabını yıllar önce vermişler. Ancak şimdi uygun ortam olmaması nedeniyle sahneden uzak duruyorlar. Özlem Sarıçamlık, halen sahnede... Osman Doğan ve Zuhal Öztürk ise tiyatro grubu sahibi ve tiyatro eğitmenliği yapan iki isim. Onlar da inadına başörtülü tiyatrocu olması gerektiğini söylüyorlar.

DAHA MECLİSE GİREMİYORUZ TİYATROYA ÇOK YOL VAR

Cahit Zarifoğlu'nun kızı olan yazar Betül Zarifoğlu bir süre başörtülü olarak tiyatro yapmış. Hasan Nail Canat'tan 1 yıl tiyatro kursu gördükten sonra 1996- 2001 yılları arasında önce sahne gerisinde teknik kısımda sonra aktif olarak oyunlarda görev alan Betül Zarifoğlu, bu süre boyunca başörtülü olmasıyla ilgili herhangi bir artı ya da eksi durum yaşamadığını ifade ediyor. Bunda hocası Hasan Nail Canat'la aynı dini duyguları paylaşıyor olmalarının etkisinin çok olduğunu belirtiyor. Zarifoğlu'na göre "Başörtüsü ve tiyatro"dan önce "kadın ve tiyatro" konusunun düşünülmesi daha gerekli. Zarifoğlu, tesettür ve sahne zıt gibi görünen iki kavramın nasıl bağdaştığı konusunun ise kendi alanı olmadığını söylüyor ve "Bu durumun topyekün doğru veya yanlış olduğu ehil kişiler tarafından tartışılabilir. Mesela müzikte olduğu gibi. Bu benim konum değil. Benim değerlendirdiğim boyutu bir işi nasıl yaptığınız, yaptığınız işin neye hizmet ettiğiydi." diyor. Başörtülü bir oyuncu olmanın bazı sınırlar getirdiğini söyleyen Zarifoğlu önemli bir noktaya da dikkat çekiyor; "Bu sınırlamalar aynı dini hassasiyetleri taşıyan erkek oyuncu için de aynı şekilde söz konusu olacaktır. İnançlı ya da inançsız her oyuncunun bazı sınırları olabilir. Sebebi inanç, psikolojik ya da fiziksel bile olabilir. Bunların saygıyla karşılanıyor olması oyunculuk kalitesi açısından da önemlidir" Betül Zarifoğlu tiyatroda başörtülü oyuncuların rol alması için gerekli alt yapının nasıl kurulabileceğini bilmediğini söylerken, "Başörtülülerin mecliste görev alamaması, devlet dairelerinde çalışamaması halihazırda devam eden bir sorunken, tiyatro fazla lüks olabilir. Bunun gerektirdiği medeniyet sınırlarına daha çok yolumuz olduğunu düşünüyorum." diyor.

OLMAMASI İÇİN HİÇ BİR NEDEN YOK

Tiyatro ve Sinema Oyuncusu ve Tiyatro Eğitmeni Zuhal Öztürk bir kesimin sanatı tekeline aldığını ve ahkam kestiğini söylüyor. "Ekibimde şu anda başörtülü oyuncu yok. Ama olduğu zamanlar oldu. Ne benim ne de başörtülü arkadaşlarımın bu konuda benim tiyatromda bir sıkıntısı olmadı. Kıyafetine göre roller verdik. Ya da çok sıkıştığımızda perukla idare ettik. Ama elbetteki herkes bu hassasiyeti göstermiyor. O yüzden de başörtülü oyuncu yok denecek kadar az." diyor Öztürk. Başörtülü tiyatro oyuncusunun olması gerektiğini vurgulayan ve olmaması için tek bir neden bile yok diyen Öztürk, "Sanat, hele ki tiyatro kimsenin tekelinde değil. Her ne kadar bizim ülkemizde öyleymiş gibi davransalar da buna bir son vermenin zamanı geldi de geçiyor." sözleriyle ifade ediyor tepkisini.

Başörtülü biri sahnede görüldüğünde "Ne işi var onun orada" tribine girildiğini anlatan Öztürk, en çok da bunun için başörtülü oyuncu olması gerektiğini söylüyor. Öztürk, "Sultanın Sırrı filmini çekerken Abdülhamit filmi yaptık diye aynı kesim tarafından topa tutulduk. Ha film iyidir kötüdür bu tartışılır, ama karalama kampanyasının tek nedeni inancı olan insanların bu piyasada bize varız deme girişimleriydi. Ben eminim ki tiyatroda oynamak isteyen fakat başörtüsü yüzünden bu işi yapamayan bir sürü genç kız vardır. Başörtülü oyuncu adaylarının yüzüne direkt söyleyemiyorlar ama sebebin bu olduğunu malesef biliyoruz. Tekrar tekrar söylüyorum sanat kimsenin tekelinde değil. Eğer bu işi yapmak istiyorlarsa başörtüsü engel değil." diyor.

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,8 puan)/10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500