Fotoğrafınızı çekemem ifadeniz mesut değil

14.04.2011 11:38:53

'Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi' Ziya Osman Saba'nın estetik harikası hikâye kitabı.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

'Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi' Ziya Osman Saba'nın estetik harikası hikâye kitabı. Kitapla aynı ismi taşıyan hikayenin konusu da oldukça ilginç. 1930'ların 40'ların Beyoğlu'ndaki fotoğrafçıların vitrinleri 'mesut insan' fotoğraflarıyla doludur. Kahramanımız bir gün Beyoğlu'nda gezerken vitrinde gördüğü mesut insanların fotoğrafları gibi kendisi de fotoğraf çektirmek ister. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktır. Fotoğrafçı ne kadar uğraşırsa uğraşsın kahramanımızın yüzünde o mesut ifadeyi yakalayamaz ve en sonunda fotoğrafı çekemeyeceğini söyler.

SİZİN KİMSENİZ YOK Kİ


Fotoğrafhaneye girerken neler hayal etmişti kahramanımız oysa ki "Ben de pekâlâ şu mesut insanların fotoğraflarını çıkarttıkları fotoğrafhanelerin birine girebilir, ben de mesudum, benim de resmimi çekebilirsiniz diyebilirim. Fotoğrafçı da itiraz etmez, sizin kimseniz yok, fotoğrafı ne yapacaksınız, diyemez. Sorarsa, elbette günün birinde benim de bir sevgilim olabilir. Sizin çekeceğiniz bu en güzel fotoğraf onun çantasının gizli bir köşesinde, güzel kokular içinde yatabilir, derim."

İşte bu sıcacık hikaye, ünlü şairin doğumunun yüzüncü yılında İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenmeye başladı. Saba'nın sevgiden öte 'saygı' duyduğu İstanbul'u, ünlü kalemin şahsında, mekânlarıyla, yaşam biçimleriyle, insanlarıyla moderniteye yenilen İstanbul'u fazlasıyla hissettiren oyun, sezon boyunca farklı sahnelerde izlenebilecek. Dramaturjisini Hilmi Zafer Şahin'in yönetmenliğini ise Can Doğan yaptığı oyunda Uğur Arda Aydın, Samet Hafızoğlu ve Can Doğan rol alıyor.

GEÇMİŞİMİ DE KAYBEDERSEM

Mesut insanlar Fotoğrafhanesi'nin kahramanı yalnız ve içli bir karakter. Yalnızlığına geçmişe duyduğu özlemi de eklenince hüznü bir kat daha artıyor. Öyle ki, babasının ölümünden önce giydiği son elbiseyi eskiciye satmamak için kendisiyle çok mücadele eder. Çünkü elbiseyi satarsa geçmişinin de beraber gideceğini düşünür. Çocukluğundan aklında kalan 'Neveser' adlı vapur, Beyoğlu'nun kaldırımları, vitrinleri, boğazda çığlık çığlığa uçuşan martılar, camiler, türbeler ve Galata da geçmişindeki kaybolmasını istemediği önemli sembollerdir... Oyun, tüm bu öğelerle birlikte İstanbul'u bir bütün olarak kuşatıyor. Şehre, geçmiş-gelecek ve değişim-dönüşüm bağlamında bakmamızı sağlıyor.

OYUN TAM BİR EKİP ÇALIŞMASI


Mesut insanlar Fotoğrafhanesi, rejisindeki ince işçilik ve güçlü ekip çalışması ile de göze çarpıyor. Müziğinden sahne tasarımına, kostümden ışık tasarımına kadar bir oyununda bulunması gerekenden daha fazlası var oyunda. En çok dikkat çeken ise Uğur Arda Aydın'ın etkileyici performansı. Sahnedeki renkler, sahneye yansıtılan eski fotoğraflar, çizimler, söylenen şarkılar Uğur Arda Aydın'ın performansıyla birleşince etkileyici bir sahne aksiyonu çıkıyor ortaya.

Saba'yı 70 dakikada anlatmak mümkün değil

Oyunu yöneten Can Doğan, gelen teklif üzerine oyunun yönetmenliğini aldığını belirtiyor. Ziya Osman Saba'yı daha önce şair kimliğiyle tanıdığını belirten Doğan, ünlü yönetmenin bir eserini oyunlaştırmanın daha zevkli olduğunu belirtiyor ve ekliyor; "Ben de doğma büyüme İstanbulluyum. Ünlü şairin İstanbul sevgisi, bu şehre olan saygısı çok hoşuma gitti. Ziya Osman Saba bir derya. Onu yetmiş dakikada anlatmak elbette mümkün değil. Ama Saba'yı ve onun İstanbul'unu bir nebze de olsa anlatabilmişsek ne mutlu bize." Oyunda performansıyla göz dolduran Uğur Arda Aydın ise çok zorlandığını söylüyor: "Hiç bilmediğim bir zamanın bilmediğim bir hikâyesini oynamak çok zorladı beni. Ama Ziya Osman Saba'yı oynamak büyük keyifti. Bu benim için bir sınavdı. Ben de bu sınavı başarıyla geçtiğime inanıyorum."


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,5 puan)/9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500