YAŞ Zedeler: Emeklilik hakkımız verilsin

28.12.2010 16:44:18

Birçok yasada değişiklik içeren ve borçlara yeniden yapılandırma getiren Torba Tasarı’nın görüşmeleri sürerken, YAŞ mağduru askerlerin de tasarıya girmesi bekleniyor.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

2006 Aralık Şurasında Piyade Yüzbaşı rütbesinde bölük komutanı olarak görev yaptığı sırada ihraç edilen Alpay Yıldız “Yıllarca unutulmuş biz YAŞ’zedelere, zaten hakları olan ve zulmen mahrum bırakıldıkları kendi özlük haklarını, en başta, meslekte gelecekleri son rütbe üzerinden, hizmet süresine bakılmaksızın, subaylarda kıdemli albaylığı, astsubaylarda kıdemli başçavuşluğu kastediyorum, “emeklilik hakkı” vermek için bir düzenleme yapmak, elbette istendiğinde hem mümkündür hem gereklidir diye düşünüyoruz. Yaşanan onca maddi ve manevi derin travmaların tedavisi için böyle bir düzenleme çok anlamlı olacaktır” dedi.

Birçok yasada değişiklik içeren ve borçlara yeniden yapılandırma getiren Torba Tasarı’nın görüşmeleri sürerken, YAŞ mağduru askerlerin de tasarıya girmesi bekleniyor. AK Parti Grubu, yaptığı çalışma ile 1971 muhtırası, 1980 darbesi ve 28 Şubat’ın ardından re’sen emekli edilen askerlere itibarlarının iade edilmesi ve özlük haklarının verilmesini istiyor. YAŞ kararıyla re’sen emekli edilen eski bir subay olan CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır da verdiği teklifle TSK’dan bu şekilde atılanlara, emsallerinin rütbesi kadar emekli maaşı verilmesini öneriyor.

Meclis’te yapılan çalışmalardan memnun olan Genç YAŞ’zedeler, kendilerinin son rütbe üzerinden emeklilik haklarının verilmesini istiyor. 2006 Aralık Şurasında Piyade Yüzbaşı rütbesinde bölük komutanı olarak görev yaptığı sırada ihraç edilen Alpay Yıldız, kendi özlük haklarının, en başta, meslekte gelecekleri son rütbe üzerinden, hizmet süresine bakılmaksızın, “emeklilik hakkı” vermek için bir düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, “Yaşanan onca maddi ve manevi derin travmaların tedavisi için böyle bir düzenleme çok anlamlı olacaktır” dedi.

Alpay Yıldız, 40-50 sene evvel, memleketin en fakir döneminde, dışarıdan borç alınarak hem 7 bin subaya, hem de 40 yıl hizmet etmiş gibi, hizmet süresine bakılmaksızın emeklilik hakkı verildiğini hatırlattı.

Alpay Yıldız’ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

“300 KİŞİLİK MAĞDURUZ”

Genç YAŞ’zedeler ifadesinden ne anlamalıyız?

28 Şubat sürecinde mesleklerinden edilen ve hâlâ emsallerinin emekliliği gelmemiş olan, yüzde doksanı 35-42 yaş arasındaki yaklaşık 250-300 kişilik mağdurları anlayabilirsiniz.

Ordudan ne zaman ihraç edildiniz?


2006 Aralık Şurasında Piyade Yüzbaşı rütbesinde bölük komutanı olarak görev yaptığım sırada ihraç edildim.

100 METRE YARIŞINA 18 METRE GERİDEN BAŞLAMAK

Peki sonrasında neler yaşadınız?


Ben de çoğu YAŞ’zede arkadaşım gibi askeri okuldan yetiştiğimden, 13 ila 31 yaş arası yani tam 18 yıl sivil hayatı sadece yıllık izinlerinde tadan birisi olarak, çocukluğumdan itibaren melekesini kazandığım askerlik sanatı da dışarıda geçer akçe olmadığından ve dışarıdaki hayat mücadelesine diğer insanlardan 18 yıl geç başladığımızdan, adeta 100 metre yarışına 18 metre geriden başlamak gibi, kendimizi sivil pozisyonlara hazırlama fırsatı bulamadığımız için, hatta birçok iş müracaatında YAŞ’zede olmamız sebebiyle baştan elendiğimizden çekilen sıkıntıları tahmin edebilirsiniz. Zaman içerisinde hepimiz çok geç de olsa Allah’ın izniyle belirli pozisyonlarda tutunduk ama hayata çok geriden başlamanın bütün sıkıntılarını ve handikaplarını da ister istemez yaşadık, yaşıyoruz. Ne kadar kabiliyetli ve zeki olursanız olun, belirli yerlere gelme fırsatı için çok geç kalmış oluyorsunuz.

Ancak, dışarıda sonradan tanıdığımız ve önceki hayatımıza göre çok daha gerçek olan bu dünyada, çok güzel duygularla da tanıştık. Küçük şeylerle mutlu olmayı öğrendik. Eskiden ayın 14’ü gecesinde OYAK ATM’lerinde tastamam yatan maaşı çekerken hissetmediğim mutluluğu, yeni girdiğiniz işte “patron” diye birisi, size eski maaşınızın yarısından biraz fazlası olan yeni maaşınızın bir kısmını, gönülsüzce elden ödediğinde, “Kalanı da tahsilatlar yolunda giderse 5-10 güne kadar veririm” dediğinde hissedebiliyorsunuz. Eve yaklaştığınızda ezan okunmuşsa camiye koşturabildiğinizde, dindar komşularınızı huzur içinde eve buyur edebildiğinizde, kiranızı ev sahibinin eline tastamam saydığınızda mutlu olmak için yeterli sebebiniz var demektir.

Özellikle Üsküdar’daki Üryanizade Camii’nin denize sıfır bahçesinde, yatsı namazınızı kılıp, muhteşem boğaz manzarasına nazır oturup, ailece “mağduriyetimizin giderilmesi” için bir dua etmek, bir hayal kurmak bile büyük bir keyif, üstelik çok para da istemiyor.

YAŞ kararlarının yargıya açılmasını nasıl karşıladınız?

Her alanda ileri giden bir Türkiye, ileri demokrasi yolunda kendisine yakışacak olan, en medeni, insan haklarına saygılı ve evrensel hukuka uygun, çağdaş bir yargı sistemini çoktan haketmiştir. Bu şekilde baktığınızda, ülkemizi yargı da dahil her alanda çok ilerilere götüren Sayın Başbakanımız ve mesai arkadaşlarıyla gurur duyuyoruz. Bizlere ve çocuklarımıza, hukukun üstünlüğünün egemen olacağı, ileri demokrasinin yaşanacağı, adalet sisteminin belirli zümreler tekelinde bir silah olarak kullanılamayacağı güzel bir geleceği sabırla inşa ettikleri için.

Referandum sonrası süreçte nasıl bir beklenti içerisindesiniz? Mesela askerliğe dönmek ister miydiniz?

Şu anki konjonktorün geri dönüşe uygun olduğunu sanmıyorum. Askerlik ulvi hislerin zirve yaptığı, psikolojik boyutu yoğun bir meslektir. Şu an bizim orduya, ordunun da bize hazır olduğunu zannetmiyorum.

“ASIRLAR ÖNCE DEĞİL, 40-50 SENE EVVEL EMEKLİLİK HAKKI VERİLDİ”

Şu an emsalleriniz henüz emekli olmadı.

Emeklilik hak etmediniz. Bu durumda ne olacak?

Asırlar önce değil, daha 40-50 sene evvel, memleketin en fakir zamanlarında, dışarıdan borç alınarak hem 7 bin subaya, hem de 40 yıl fiilen hizmet etmiş gibi, hizmet süresine bakılmaksızın emeklilik hakkı verildi. Şu aziz ve mazlum milletimizin hazinesinden 25-30 milyar dolar 28 Şubat’ta hırsız ellerde zayi oldu. Bu ülke ne talanlar, ne yalanlar gördü.

Şimdi kalbi imanla dolu olmaktan ve en masum ibadetlerini gizli saklı yapmaktan başka bir suçu olmayan ve perişaniyete mahkum edildiğinde, yıllarca unutulmuş biz YAŞ’zedelere, zaten hakları olan ve zulmen mahrum bırakıldıkları kendi özlük haklarını, en başta, meslekte gelecekleri son rütbe üzerinden, hizmet süresine bakılmaksızın, subaylarda kıdemli albaylığı, astsubaylarda kıdemli başçavuşluğu kastediyorum, “emeklilik hakkı” vermek için bir düzenleme yapmak, elbette istendiğinde hem mümkündür hem gereklidir ve hem gayet helaldir diye düşünüyoruz. Yaşanan onca maddi ve manevi derin travmaların tedavisi için böyle bir düzenleme çok anlamlı olacaktır.

Bununla beraber bakınız, bizlerin menfaat düşkünü ve maaş dilencileri olmadığımızı da önemle belirtmek isterim.

“MAĞDURİYETİMİZ TAM MANASIYLA GİDERİLMELİ”

Şimdi YAŞ’zedelerin ihraç edilmesinden dolayı maddi kaybınızı tarif edebilir misiniz? Atılmasanız hangi haklarınız kaybolmayacaktı?


Tabii ki başta atıldığımız günden bugüne kadar mahrum bırakıldığımız maaşlarımız, emeklilikte yüzbinlerce lirayı bulan OYAK ikramiyelerimiz, normal emekli ikramiyelerimiz ve emekli maaşlarımız... Maddi mağduriyetimizin büyüklüğünü bu tabloda çok rahatlıkla görebilirsiniz. Atılmakla hepsinden mahrum kalmış olduk.

Ancak bakınız, burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Bizler elbette hakkını hukukunu bilen, arayan, talep eden aklı başında, kalbi yerinde medeni bireyleriz. Yalnız, bu hakları iade etmenin, bizim şahıslarımıza bakan yönünden çok daha önemlisi, bu mağduriyetleri gidermenin, artık ülkemizin normalleştiğinin, hukukun üstün olduğunun, her bireyin, etnik kimliği, inancı, statüsü ne olursa olsun kanunlar önünde hakkını arayabildiğinin, en sorgulanamaz kurumların dahi hukuku çiğnemek gibi bir yetkisi olmadığının açık ifadesi olacak olmasıdır.

Artık Türkiye’de ileri demokrasiye geçişin engellenemez olduğu, milletin çoğunluğunun yetki verdiği siyasi iradenin ortaya koyduğu tavizsiz duruşla açıkça anlaşılmaktadır.

Bu yüzden mağduriyetlerimizin asla göstermelik değil, tam manasıyla, doğru şekilde giderilmesi, her türlü vesayetlerin, hukuk ihlallerinin, milli ve manevi değerlerimizin horlanmasının, cumhurun iradesinin hiçe sayılmasının geride bırakılarak, milletiyle kucaklaşmaya başlamış büyük bir devletin tarihe geçecek siyasetinde önemli bir kilometre taşı olacaktır.

İhraç edildiğiniz günü ANLATIR MISINIZ?

13 yaşından 31 yaşına kadar dünyaya kepi ile postalı arasından bakan, son aldığı maaşının yarısını geri istendiği için borç bulup geri ödemek zorunda kalan, tamamen yabancısı olduğu sivil hayata bir anda ömrünün orta yerinde girmek zorunda kalmış, çocuk bekleyen, borçları, taksitleri olan, atıldığını öğrenen ana babası üzüntüden hastalanmış, onbeş dakika içerisinde kimlik kartı, tabancası alınarak nizamiye kapısına konmuş, hatta dışarı çıkartılırken aceleyle kepini bulamadığından şapkasını bile giyememiş, tugay komutanının “Lütfen çarşı merkezindeki kantinimizden sigara, ekmek filan alma, sivil marketlere git, artık subay değilsin, şu dakika itibariyle kantinimizden istifade etmen uygun olmaz” sözüyle ağlamaklı olmuş, tugayın çarşıya inen yolunu kepsiz, kimliksiz, silahsız inmiş, aya ilk ayak basan adam psikolojisinde yeni hayatına yelken açmış birisi, kendisini nasıl hissederse ben de öyle hissetmiştim.

“Dindarlık tehdit olarak algılanmasaydı, yüzlerce arkadaşımız general olacaktı”

Kamuda görev almak istiyor musunuz?


Bizler, zorlu sınavların neticesinde kazanıp girdiğimiz okullarda, uzun yıllar okumuş, ağır ve kaliteli eğitimlerden geçmiş, bunlara ilaveten savaş sanatını öğrenmiş kimseleriz. Eğer ülkemizde dindarlık bir tehdit olarak algılanmasaydı subay olan ve atılan yüzlerce arkadaşımızdan onlarca general çıkacağı da muhakkaktı. Bizler yola çıkarken, ileride yüksek rütbelerde orduda hizmet etmek, yurtdışı görevlerinde Silahlı Kuvvetleri temsil etmek ve milletimizin teveccühüne layık olmayı hedef olarak önümüze koymuştuk. Ama maalesef geldiğimiz noktada, değil ideallerimize ulaşmak, her zaman ikinci sınıf bireyler olarak görüldük. Hatta hukuken izahı olmayan bir şekilde de atılarak bütün maddi ve manevi haklarımızdan mahrum kaldık.

Ayrıca senelerce güneydoğularda kefenimiz boynumuzda görev yaptık, ailelerimizden ayrı kaldık. Zaman geldi şehit verdik, gazi olduk. Ancak her zaman “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda” manası inancımızın bir gereği olarak bizde hükmetti, mesleki geleceğimizin olmadığını bildiğimiz halde, herkesten daha şevkli, daha başarılı görevler yaptık.

Şu an ise çocukluğumuzdan otuzlu yaşlara kadar yaşadığımız hayattan çıkıp bambaşka bir hayatı Allah’ın izniyle inşa ettik. Dışarıda kurslara gittik. Mesleki eğitimler aldık. İşe girdiğimiz yerlerde sebat edip yeni yeni sahalarda uzmanlaştık. Yepyeni bir çevreye, yepyeni bir hayata çoluk çocuğumuzla binbir sıkıntının ardından intibak ettik. Yaralarımız kısmen kabuk bağladı. Birçoğumuz çalıştığı yerde kariyer yapma konusunda çok zahmetler çekti. Gecemizi gündüzümüze katarak yeni işlerimizde kendimizi kabul ettirdik. Özel sektörde hüsn-ü kabul gören, istikbali olan çok sayıda başarılı YAŞ’zede de mevcuttur. Hatta astsubay olup atıldıktan sonra derhal hukuk fakültesini bitirerek şu an avukatlık yapan bile vardır.

“BAŞBAKAN HER TÜRLÜ HAKZEDENİN ACISINI CİĞERİNDE HİSSETMEKTE”


Haksız yere atılan ve sayıları bin küsuru bulan 28 Şubat mağduru var. Çok ciddi hak kaybımız olduğu ve çok rencide olduğumuz halde, hiçbirimiz ne devletimize küstük, ne kaderimize darıldık ne de uygunsuz protestolar yaptık. Zaman zaman medyada mağduriyetimizi anlatan, çöp toplayan komando, marangozhanede çalışan işçi yüzbaşı gibi haberler verildi sadece. Biliyoruz ki Sayın Başbakanımız, bu topraklarda kuzuya ilişen kurdun dahi manevi sorumluluğunu taşıyan, sadece biz YAŞ’zedeler için değil, dini, mezhebi, kökeni ne olursa olsun, her türlü hakzedenin acısını ciğerinde hissetmekte olan, bizlerden daha ileride mağduriyetler yaşamış, bizlerden daha ağır bedeller ödemiş bir vatan evladıdır. Biz sadece, Cenab-ı Hak “Haksızlık karşısında susmayın” dediği için hakkımızı arıyor ve ifade ediyoruz.

Yoksa, fırsat bu fırsat, gün bu gündür, ne kopartsak kârdır gibi bir mana bizler için zillet vericidir. Ancak kendisini ifade etmek, mağduriyetini, hissiyatını devlet büyüklerine arz etmek, bir nevi istişare etmek de aynı zamanda bir vatandaşlık sorumluluğudur.

Bugün biliyoruz ki bu milleti artık ciddi bir devlet yönetiyor. Bu devlet ve bu Başbakan, mağdurun hakkını pazarlık konusu yapmaz. Haklıysan kaynağını da bulur, çaresini de bulur formülünü de. Haksızsan da milyon oya bedel olsan yine dönüp sana hakkın olmayanı vermez.

Yeni Akit



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,1 puan)/15
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
Buğra
Çanakkale

29.12.2010

Bence sadece emeklilik haklarının iadesi yetmez. Bu adamların psikolojileri bozuldu aileleri dağıldı. onlarında manen tanzim edilmesi gerekir.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Tuğba
Balıkesir

29.12.2010

ordu komutanı cumhurbaşkanıdır istediği kararları verir hayırlı olsun
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Şükran
İstanbul

29.12.2010

sn erdoğan sn gül tarih sizi unutmayacak teşekkürler
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Turgut
Manisa

29.12.2010

yazıklar olsun tsk hiç bu kadar yıpratılmamıştı demokrasi değil saltanat geldi kimse farkında değil.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
KAmuran
---

29.12.2010

ordusunu sevmeyen ulke
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Sadık
Edirne

29.12.2010

ahh be paşalarım bu hale getirildiniz. dokunulmazlıklar kaldırılsın siyasiler yargılansın
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Rıza
Bayburt

29.12.2010

hukumet ne anliyor ki askerlikten karisiyor
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Cumhur
İzmir

29.12.2010

bu temizlik çok daha önce yapılmalıydı, hatta şimdi de devam etmeli bence
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Feyza
İzmir

29.12.2010

dünyanin hangi ülkesinde böyle bi uygulama var
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Murat
Bolu

29.12.2010

gönül isterdi ki daha kaliteli elemanlarımız olsunda, onların en kalitelileri seçilsin. Ama bizseçmiyor atıyoruz ordumuzdan
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Ufuk
Konya

29.12.2010

herşey sırayla Alpay Bey Başbakanımız bu konuda da gerekeni yapacaktır. Kimseyi mağdur etmeyecektir.
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
AK Parti'li Genç
İstanbul

29.12.2010

Sayın Başbakanım her konuda olduğu gibi bu konu da da herkesin hakkını hakkıyla teslim edecektir. Merak etmeyin
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Murat
Beyoğlu

29.12.2010

Vallaboş yere beklemeyin AKP'li hükümetten bu konuda birşey çıkmaz
      Beğen (0)          Beğenme (0) 
Asker çocuğu
Bursa

29.12.2010

Hükümet bu tür hakları en kısa zamanda geri vermelidir. Bu insanlar ordumuzdan sadece Rabbim Allh'tır dedikleri için atıldırlar
      Beğen (0)          Beğenme (0)