Din, gelenek ve modernite arasında kadın

27.11.2010 10:02:18

Uluslararası bir konferans için Antalya'dayız. Konu son derece önemli:

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Uluslararası bir konferans için Antalya'dayız. Konu son derece önemli: Aile. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren KADİP'in (Kültürler Arası Diyalog Platformu) düzenlediği toplantıya 50 civarında ülkeden yaklaşık 700 kişi katılıyor.


Konu önemli, çünkü katılımcıların çoğu, ailenin derin bir krizden geçtiğini kabul ediyor. Eğer başarılabilirse sorunun kaynaklarına inmeye çalışılacak. Elbette kriz modern dünyanın, daha doğru bir ifadeyle modernitenin krizidir. "Modernite"nin ve buna bağlı olarak modernleşme, modernlik, modernizm ve modernizasyonun gündeme geldiği her konuda zaruri olarak, "din" ve "gelenek" de gündeme gelir. Çünkü Batı modernitesi, din ve gelenekle çatışarak ya da din ve geleneğin içeriklerini dönüştürerek sahneye giriş yapabilmiştir. Modernitenin din ve gelenekle henüz sorunu bitmiş sayılmaz. Batı'nın dinî, geleneksel entelektüel ve felsefi kaynakları artık kendi başlarına bu dünyayı anlamlandırabilecek ve moderniteyi aşabilecek herhangi bir potansiyele sahip değildirler. Bu yüzdendir ki, modernite bundan emin bir biçimde, "Batı-dışı dünya"ya, ama özellikle İslam'ın dinî kaynaklarına, bilgi ve düşünce mirasına ve bugün el'an sahih gelenekler (örfler) seviyesinde modernitenin öngörülerine karşı gösterdiği direncine yönelmiş bulunmaktadır.

Bu açıdan toplantının ana başlığının "Din, gelenek ve modernite bağlamında bir değer olarak aile" şeklinde tespit edilmiş olması yerinde olmuştur.

Krizin boyutları ve etkileri her geçen gün biraz daha görünür, yaşanır ve tahrip edici sonuçları gözlemlenebilir, matematiğin ve bilimin diliyle de hesaplanabilir hale gelmiş bulunmaktadır. Zaten halen pozitivizmin derin etkisinde olan akademik dünya bir sorunun varlığını kabul ediyorsa, bunun bir sebebi, toplumsal maliyete ve devlet bütçelerine krizin sonuçlarının bir gider kalemi olarak dönmesi dolayısıyladır. Pozitivist Batı, çevre ve ekolojik sorunları da, firmalara maddi maliyet olarak dönmedikçe kabul etmediler. Aile ve kadının değişen rolleri ve konumlarının Batı'nın etkisinde daha uzun süre "sorun" olarak görülmeyeceğini düşünebiliriz. Şu var ki, zaman hızla akıyor ve Rene Guenon'un dediği gibi, bir uçurumdan aşağıya doğru yuvarlanmakta olan kütlenin, dibe doğru yaklaştıkça hızı artar. Pek de uzak olmayan bir gelecekte kadının modern algısı, rolü ve ailenin geçirmekte olduğu sorun, çok daha görünür, hesaplanabilir ve belki de telafisi mümkün olmaktan çıkan maliyetler yumağına dönüşmüş olarak karşımıza çıkmaktadır.

Toplantıya katılanların neredeyse tamamı, ailenin sarsıntı geçirdiğini söylüyor. Tabii ki karşı karşıya geldiğimiz sorun, basit manada ailenin sarsıntı geçirmesinin ötesinde, yeryüzü gezegeninde türümüzün neslini devam ettirmeye çalışırken, karşılaştığı sorunla ilgilidir. Söz konusu sorunu üç ana noktada toplayabileceğimizi düşünüyorum ki, bu benim tebliğimin ana çerçevesini oluşturuyor:

1) Erkek-kadın ilişkisinin doğasını teşkil eden fıtri rollerin dağılımında ve buna bağlı olarak erkekle kadının beşeriyetin örfünde on binlerce senedir devam eden toplumsal konumlarında köklü bir altüst halinin yaşanıyor olması.

2) Neslimizin devamı için zaruri olan erkek ve kadının birbirine bağımlılığını sona erdirmeye matuf "nikâhsız beraberlikler"in ve bunu mümkün kılan "cinsel özgürlük fikri"nin giderek yadırganamaz eğilim haline gelmiş olması.

3) "Refah toplumlarının veya zengin ülke kadınları"nın doğurganlık heveslerini kaybetmelerine paralel olarak doğurganlık kabiliyetlerini kaybetmeye başlamaları. Eğitim ve iktisadi gelir seviyesinin artması demek olan "refah ve modern zenginlik", "gelişmekte olan ve gelişmek isteyen ülkeler"in ana yönelimi olduğundan, Batı-dışı dünyanın da aynı süreci takip edeceğini söyleyebiliriz; dolayısıyla evrensel ve küresel bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu her üç "beşeri durum" da "yeni"dir. Ve eğer popüler modernlik algısından hareket etmek gerekirse, her üç beşeri durum da modernliğe aittir


10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,5 puan)/10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
zuhtu
ankara

29.11.2010

Aileyi kurtarmanin yolu Islama tam manasiyla uymaktan gecer.Oyle tahrif edilmis, Kuran i Kerim de kafir denilen(ehli kitap)batillarla diyaloga girmek aile hayatini dahada beter yikar.Bati dedigimiz cogumuzun efendilerimiz olarak gordugumuz,onlara yaranmak icin taklalar attigimiz o dunyaya tam baglanmislarda aile hayati diye bir sey yokki onlardan medet umuyoruz.Ilaclari olsa kendi baslarina surerler.
      Beğen (0)          Beğenme (0)