İçimizdeki hayvan sevgisini insan sevgisine yansıtmak

04.10.2010 11:40:30

İş başı saatine bir saat yada yarım saat kala çalan telefonlardan nerdeyse nefret eder oldum.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

İş başı saatine bir saat yada yarım saat kala çalan telefonlardan nerdeyse nefret eder oldum. Bu saat dilimi arasında gelen telefonların geliş sebebi bellidir. “ iş arkadaşın her hangi nedenden dolayı o gün çalışamayacaktır yada işe geç kalacaktır ve bunu bildirmek için seni arıyordu.” Tabi bu tür durumları anlayışla karşılamak gerek belki, fakat son zamanlarda bu tür telefonlar sıklaşmaya başladı ve beni derinden rahatsız ediyor.

3 meslektaş toplantı esnasında iken telefon çalar. Eyvah toplantıya geciktiğini düşündüğümüz meslektaşdır kesin diye irkildi.

Yanımdaki meslektaşım telefonu alır ve konuşmaya başlar.
“Efendim”

........

“ Sanada merhaba”
........

Nedenini öğrenebilirmiyiz?

........

“ Ow geçmiş olsun, tabi tabi haklısın.”

........

“ Tabiki, sen merak etme burayı.”

.........

“İyi günler”

Konuşma esnasında meslektaşımın mimik harekelerine bakılırsa yolunda olmayan, üzücü bir şeyler var. Telefonu kapatır kapatmaz telaşlı bir şekilde “ N. buğün gelemeyecek işe onu haber etmek için aramış. Sebebi biraz üzücü. N.’nin kedisi son zamanlarda bildiğiniz gibi hastaydı. Veterinerler tedavisini bulamadıkları için N.’ninde onayı ile ötenazi uygulamaya karar vermişler.”

Evet şimdi neye üzülürsün, işarkadaşın gelemeyeceği için daha çok çalışman gerektiğine mi yoksa iş arakadaşının şu anki bulunduğu duruma mı? Beynimde olayları yerine oturtmak için uğraşırken telefonla konuşan arkadaşım devam eder anlatmaya; “ buğün N.’birlikte kedisiyle doya doya vakit geçirmek, kedisinin sevdiği oyunları oynamak istiyormuş bu yüzdende buğün işe gelmeyecek.”

Diğer iş arkadaşım hüzünlü bir ses tonu ile;

“ aaa bu çok üzücü, N’yi şuan yanlız bırakmamak gerek nede olsa 14 yaşındaki bebeği, çocuğu yerine koyduğu kedisini kaybedecek.”

14 yaşındaki bebeği mi? Çocuğu mu bu? Yapmayı arkadaşlar bu sadece bir kedi. Altı üstü kedi, kedicik... İnsan canından dahamı değerli? Dünyada bir dakikanın içinde kaç tane mazlum insan öldürülüyor biliyormusunuz siz, hemde hiç bir hastalığı olmadan? Haberleri hiç mi izlemiyorsunuz, her gün kaç insan canı alınıyor? Ne çileler çeken insanlar var, bırak hastalığına tedavi bulunamadığını, hastalığı gidermek için tedavi imkanı olmayan binlerce insan ölüyor. Demek geldi içimden açıkcası. Ama demedim, diyemedim. Şuan ki ortam bu konuları konuşmayı kaldıramazdı. Bu yüzden empati yapmaya çalıştım.

Düşünsenize etrafınızda birlikte olduğunuz, güzellikleri, mutlulukları, sevinçlerinizi, üzüntünüzü paylaştığınız hiç bir aile fertlerinden kimsecikler yok. 18 yaşını doldurur doldurmaz kendi ayaklarınızın üzerinde durmak için bir valiz ile çıkıyorsunuz ebeveyinizin evinden. Senede iki defa; yılbaşı ve doğumgünü partisinde ziyaret ediyorsunuz anne ve babanızı. Gerçi bu durumda N.’ nin anne babası demek doğru olmaz çünki baba ortalıklarda yok, hiçde hayatında yer almamış. Annesi var birde annesinin evlendiği başka bir kadın yani üvey annesi var. Kimine göre iki annesi olduğu için şanslı gözüksede durum öyle değil. Hiçbir akrabası ile görüşmüyor, gerci görüşmüyor demek farklı bir anlam çıkartır. İşin daha doğrusu hiç bir akrabasını tanımıyor, 18 yaşından bu zamana kadar yanlız yaşıyor. Tabi hayatına giren, birlikte yaşadığı erkek arkadaşları oldu fakat onlar bile bu kedi, kedicik kadar sadık olmadılar, olamadılar belkide.

Bu taraftan bakarsan üzücü bir durum. Nede olsa kedicik onun 14 yıllık can dostu. Kimi zaman sevincini paylaştı, kimi zaman hüznünü paylaştı sevgili kedisiyle. Şimdi ise ufukta mecburi bir ayrılık gözüküyor. Mecburi ayrılığa bir gün kala, kedisiyle güzel vakit geçirmek, kedisinin sevdiği oyunları oynamak, sevdiği yiyeceklerden yedirmek için tüm gün birlikte olmak istiyor. Dogal bi hakkı tabikide son gününü birlikte geçirmek istemesi. İnsanın sevdiğini kaybedeceği günü bilmesi acı bir durum olsa gerek.

Bir çok ülkelerde insan canının kıymetinin yer altı tabakalarda dolaşıyor olduğunu bilmek ne kadar acı. Dünyanın dört bir tarafında bir çok üzücü olaylar olurken benim şikayet ettiğim duruma bakarmısınız...Ortalıkda hiçde adil olmayan olaylar cereyan ediyor. Dünyanın bir kısmı bırak hastalığını tedavi ettirmeyi, aç karnımı nasıl doyurabilirim düşüncesi, çırpınışı içerisinde.

İçimizdeki hayvan sevgisini insan sevgisine yansıtma dileği, temennisi ile...

Havva Koç



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,0 puan)/16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
gunnur balci
eindhoven

15.11.2010

sevgili havva ne alaka bilmiyorum ama icimden birisi tekbiir diye bagirsada bende allahu ekber desem diye gecti,yaa iste hayat cok acimasiz dedigin gibi uzulesinmi yoksa icinden gecenlerimi soylesen,en iyisi dua etmek yarabbi werdigin akli yerinde kullanmayi bize nasib et,diye.yazilarini bekliyoruz selametle..
      Beğen (2)          Beğenme (0) 
Rabia Sonmez
rotterdam

14.11.2010

Havva hanim hayvanlar gununde guzel bir konuya deginmissiniz. Malesef dunyanin bir cok yerinde mazlum insanlar olurken, kimsenin kili dahi kipirdamiyor.Ama gordugunuz gibi N can dostu olan kedisinin son gunu onunla birlikte gecirmek istiyor. Tum hayvanlarin gunu ve hayvan seveerlerin gunu kutlu olsun. Insanlari sevme dilegi ile...
      Beğen (1)          Beğenme (0)