Rıhle Dergisinin 9. Sayısı Çıktı

21.07.2010 16:26:48

Rıhle Dergisinin 9. Sayısı “Ölümle Uyanacağımız Ebedî Hakikat: Ahiret” başlığıyla çıktı okuyucusunun karşısına. Dergi'nin 'Rıhleden' başlıklı bölümünde gündeme dair şu not düşülmüş:

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

"İHH önderliğinde Filistin'deki kardeşlerimize insanî yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan filoya haydut İsrail devleti tarafından –hem de uluslar arası sularda– yapılan korsanlığı kınamıyoruz! Korsanların eylemleri kınanmaz!

İHH'nın başlattığı ve yürüttüğü bu girişimin her hal-u kârda başarıya ulaştığını söylemeliyiz. Devletlerin yapamadığını silahsız insanların yapabileceğini, meselenin, kendi içimizdeki bariyerleri aşma meselesi olduğunu bu onurlu girişim bir kere daha ortaya koymuştur. Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, İslamî duyarlığın, yanına insanî duyarlığı da alarak yükselttiği bu ses açık bir şekilde gösteriyor.

Daru'l-Hikme'den de bir arkadaşımızın yer aldığı insanî yardım filosunda gayrimüslimler de bulunuyordu. Onların, bu ümmetin serveti üzerinde oturarak kendi halklarına karşı hilenin, yalanın, zorbalığın ve despotluğun her türlüsünü yaparken dışarıya bakan yüzlerinde acziyet ve zilletten başka bir şey bulunmayan bir kısım yöneticilerden daha haysiyetli olduklarına şahitlik ederiz! Mavi Marmara gemisine vaki alçakca saldırı, aslında mevcut kirli küresel hegemonyaya muhalif herkese ve her kesime yapılmıştır.

Kazanan, o saldırıda hayatını kaybedenlerdir.

Kazanan, o saldırıda aldığı yarayı ömür boyu onurla taşıyacak olanlardır.

Kazanan, o şanlı eylemin altına imza atan herkestir…

Bu mukaddes görev esnasında şehadet şerbetini içen kardeşlerimize,

Furkan Doğan'a

Cevdet Kılıçlar'a

Ali Haydar Bengi’ye

İbrahim Bilgen’e

Cengiz Songür’e

Çetin Topçuoğlu’na

Cengiz Akyüz’e

Necdet Yıldırım’a

Fahri Yıldız’a yüce Allah'tan rahmet diliyor, şehadetlerinin kabul buyurulmasını niyaz ediyoruz."

Dergi, bu sayıdaki muhtevasına dair şunları söylüyor:

"Ahir zaman"dan sonra "ahiret"i dosya konusu olarak işlemenin uygun olacağı düşüncesiyle "Ahirete Yakînen İman" konusunu ele alıyoruz.

Kur'an-ı Kerim'de "Allah'a iman" meselesinin zikredildiği ayetlerin pek çoğunda "ahirete iman"ın ona eşlik ettiği dikkat çekiyor. Dünya hayatının ancak yakin mertebesinde bir ahiret inancıyla istikamet üzere yaşanabileceği gerçeğinin en belirgin ifadesi bu olsa gerek…

İçinde yaşadığımız zaman diliminde ahiret inancıyla ilgili pek çok "arızalı yaklaşım" mevcut. Bunların bir kısmı "ötekine" bakan yüzümüzde ortaya çıkarken, bir kısmı bünyeye "iç hastalık" vasfıyla arız olmuş durumda.

Ahiretteki nihaî kurtuluşun çerçevesi ve şümulü ile ilgili modern savrulmalar arızanın birinci boyutunu teşkil diyor. Nihaî kurtuluş ve kazancın Ümmet-i Muhammed yanında –"tedarik edilmiş" belli şartları taşımaları halinde– Kitap ehlini de kapsayacağı görüşünün –Ehl-i Sünnet bir yana– tarih içinde herhangi bir İslamî fırka tarafından gündeme getirildiğinden haberdar değiliz. Dinlerarası Diyalog sürecinin inkâr edilemez bir biçimde katkıda bulunduğu bu savrulmanın "iman-küfür" sınırını berhava ettiğini ayrıca belirtmeye gerek yok!

Öte yandan, içine çektiği her anlamı buharlaştıran "sekülerleşme" süreci, ahiret bilincimizi de flulaştırıyor. Ahirete inandığını söyleyen, ancak hayatında bu inancın herhangi bir tezahürüne rastlanmayan, takva, zühd, istiğna… gibi kavramları sürgüne göndererek dünya hayatını gayrı müslimlerin algıladığı gibi algılayıp onlar gibi dizayn eden insan tipine bu kadar yoğun rastlanması hayra alamet değil…

Kur'an ahiret hayatını ana hatlarıyla zikretmişse, resmi somutlaştıran ve belirgin kılan unsurlar da Sünnet'te ifadesini bulmuştur. Yukarıda dile getirdiğimiz ikinci arıza tam da bu noktada kendisini gösteriyor. Sünnet-i Seniyye konusunda bilincimizde oluşturulan kara delikler bir yandan Sırat, Mizan, Şefaat, Kabir azabı… gibi hususlarda inkâra dayalı bir algı tarzının oluşmasına sebebiyet verirken, diğer yandan tarihsel teşbih/tecsim arızasını su yüzüne çıkarıyor.

Bütün bu hususlarda müstakim Müslümanlığın kırmızıçizgilerini, Sahabe'den devralınan İslam algısını bir kere daha ve ciddiyetle düşünmek, hatırlamak ertelenemez bir vecibe durumundadır.

Meselenin bütün boyutlarını kuşatmasına dikkat ettiğimiz dosya yazılarını ilgiyle okuyacaksınız.

Bu sayıda yer alan ilk yazı editörümüz Ebubekir Sifil hocanın “Yüzü Âhirete Dönük Yaşamak” başlıklı makalesi.

Dâru’l-Hikme hocalarından Talha Hakan Alp, “Ahiret Hayatının Mahiyeti: Haşrın Cismânîliği Meselesi” başlıklı makalesinde Ahiret hayatının mahiyetine dair izahata esas teşkil eden haşr-ı cismânî meselesini ve dirilişin hem beden hem ruhla mı, yoksa sadece ruhla mı olacağı konusunu ele aldı.

Yine Dârul-Hikme hocalarından Abdülkadir Yılmaz hoca “Kur’ân Kıraatinin Ölü İçin Sevap Değeri” başlıklı makalesinde ilgili konuyu dört mezhebe göre ele alarak Ehl-i Sünnet’in meseleye bakışını netleştirmeyi hedefledi.
“Kur’an ve Hadîsler Işığında Şefaat İnancımız” başlıklı yazısında Yener Öztürk hoca (prof. dr.) şefaat meselesini mercek altına aldı.

Reenkarnasyon konusundaki çalışmalarıyla bilinen Veysel Güllüce hoca (prof. dr.) “Reenkarnasyon İddiaları Karşısında Kur’ân-ı Kerîm” başlıklı makalesinde Reenkarnasyon iddialarını Kur’ân merkezinde bir değerlendirmeye tâbi tuttu.

Ürdünlü değerli ilim adamı Said Fude hoca âhiret ahvâliyle ilgili hadisleri nasıl anlamamız gerektiğine dair bir makâleyle Rıhle’ye önemli bir katkıda bulundu.

Bu sayının soruşturma dosyasına katkı veren hocalarımız, Süleyman Toprak hoca (prof. dr.), Ürdün Üniversitesi hocalarından Râcih el-Kürdî (prof. dr.) ve İsa Rabîh (prof. dr.).

Bu sayının Mülakat bölümünde yine, muhterem Emin Saraç hocaefendi ile yaptığımız sıcak sohbetin devamını yayınlıyoruz. Geçen sayıda başlayan ve bu sayıda da devam eden, Türkiye yakın tarihindeki ilim ve davet çalışmalarına dair bu mülakatı ibret ve keyifle okuyacağınızı umuyoruz.

Bu sayının serbest makaleler bölümüne ise Emre Yazıcı, Levent Kum ve Fatih Güldal yazılarıyla; katkıda bulundu.

Dergide ayrıca, Dâru’l-Hikme hocalarının katıldığı, “Kabir Azabı” konulu uzun bir yuvarlak masa toplantısını yayınlıyoruz. Kabir azabıyla ilgili hemen her konunun tartışıldığı bu açıkoturumu beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.
Nice yeni sayılarda buluşmak duasıyla sizleri Allah’a emanet ediyoruz.

Çalışmak bizden; muvaffakiyet Allah’tandır.

NOT: Rihle’nin 3. Yıla girmesi münasebetiyle, 9. Sayıdan itibaren 1 Yıl abone olan her okuyucumuza, Ebubekir Sifil Hocanın 288 sayfa “Çağdaş Dünyada İslami Duruş” adlı kitabını hediye edeceğimiz bir kampanya başlatıyoruz.

Rihle’nin uzun soluklu yürüyüşüne katkı adına çevrenizde başlatacağınız abone çalışmasıyla hız ve destek vereceğinizi biliyor 10. sayımızda tekrar buluşmayı yüce Mevlâ’dan niyaz ediyoruz…

10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,2 puan)/11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500