Büşra'nın mucidinden çarpıcı açıklamalar

09.04.2010 13:59:30

Türbanlı genç kızların post modern hayat deneyimini en derin yaşayan kişiler olduğuna inanan genç bir yapımcı: Alper Akman Kadınhaberleri'nden Neslihan Sultan PALA'nın röportajı

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Türbanlı genç kızların post modern hayat deneyimini en derin yaşayan kişiler olduğuna inanan genç bir yapımcı: Alper Akman

“DENGE KAVRAMI BENİM KUTSALIMDIR”

“Türbanlı genç kızların post modern hayat deneyimini en derin yaşayan kişiler olduğu düşüncesi… Bir yandan bu hayatın albenili öğeleri karşı eğilim,öteki yandan bu öğelerle ilişki içindeyken kendi inancıyla çelişen davranışlar içine girmemeye çalışmak,bir yandan kadınlığa ait iç güdülerin yarattığı hormonel baskılar,bir yandan zaten başı açık yada kapalı fark etmez Türkiye’de kadına uygulanan genel baskı…”

Bu düşüncelerle Büşra’yı sinemaya uyarlamaya karar verdi özgün yapımcı. Bahadır Boysal’ın Leman sayfalarında hayat bulan Büşra’sı artık salonlarda özgürlüğüne uçmaya hazırdı.

Filmin yapımcısı kadınhaberlerinin sorularını içtenlikle yanıtladı.

Çizgi roman Büşra’yı ete kemiğe büründüren kişi: Alper Akman

Sn. Alper Akman size aynı soruları tekrar tekrar yöneltmeyeceğim, filmle ilgili genel bilgiler herkesçe malum. Ben size daha çok sizinle ilgili sorular sormak istiyorum. Çünkü bu filmin kıvılcımını ateşleyen ve böyle bir filmin oluşmasını sağlayan kişi siz olmanıza rağmen, ön planda olmayı sevmediğiniz anlaşılıyor. Klasik soruyla başlayalım:

NSP- Kaç yaşındasınız, eğitim durumunuz, asıl mesleğiniz nedir?

AKMAN- 30 yaşındayım, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü mezunuyum. Akademik olarak mesleğim besteciliktir.

NSP- Büşra’dan önce yapımcılığını yaptığınız başka eserler var mı?

AKMAN- 20 yaşımdan itibaren hayatımın ilk on yılı düşünmekle, okumakla, tartışmakla, izlemekle, dinlemekle, anlamaya çalışmak ve sentez yapmakla geçti. Artık üretime geçmek gerektiğini düşündüğüm için Büşra ile işe bir yerinden başlamak istedim.

NSP- Bir okuyucu olarak bence doğru bir işe imza attınız. Çünkü türbanlıların “öteki” olarak görülmeye başladığı bir toplumda, neredeyse nefes almalarında bile bir bityeniği aranıyor. Siz çizgi Büşra’nın hayatta nefes alan gerçek bir insana dönüşmesini sağladınız. Büşra daha çizgi karakterken, neden dikkatinizi bu kadar çekti?

AKMAN- Türbanlı genç kızlarımızın post modern hayat deneyimini en derin yaşayan kişiler olduğunu düşünüyorum. Bir yandan bu hayatın albenili öğeleri karşı eğilim, öteki yandan bu öğelerle ilişki içindeyken kendi inancıyla çelişen davranışlar içine girmemeye çalışmak,bir yandan kadınlığa ait iç güdülerin yarattığı hormonel baskılar,bir yandan zaten başı açık yada kapalı fark etmez Türkiye’de kadına uygulanan genel baskı…Yani bu dörtgenin kenarlarını kimi zaman daraltan, kimi zaman genişleten köşegenleriyle olan mücadelesi özellikle Büşra gibi türbanlı genç kızlarımıza post modern hayatı deneyimleme anlamında derin bir tecrübe kazandııyor, diye düşünmekteyim. Bahadır Boysal da bu sorunu siyasi olmasından ziyade postmodernizm vs insan başlığı altındaki evrensel bir soru üzerinden irdelediği için bu karakter çok dikkatimi çekti.

NSP- Böyle bir filmi yapmaktaki amaç neydi. Yani şunu sormak istiyorum. Konu itibariyle ses getirir mi, gişe yapar mı, sosyal açıdan topluma yarar sağlar mı? Gibi bu düşüncelerden hangisi veya hangileri ile yola çıktınız?

AKMAN- Bizim filmde değişik bir durum var, Alper Çağlar’a da, bana da, Bahadır Boysal’a da sorsanız size amaçla ilgili farklı şeyler söyleyebilirler. Açıkçası fikir çatışmalarından doğan bir bütünle bir film aurası yarattığımızı söyleyebilirim.

İşin benle ilgili durumuna geldiğimizde; konudan ziyade önce karakter tasarımı sonra anlatım şekli bana çok orijinal geldi, değdiği yer ise kimsenin pek fark edip üzerine düşünmediği çok ince bir konumun sahibi…

Filmi yapma amacımıysa iki yönde özetleyebiliriz:

1) Sosyal anlamda İnsanlara bu konuyla ilgili mesaj vermek yerine filmin altını çizdiği postmodern kimlik konumu üzerine düşünmelerini sağlamak.

2)Sanatsal anlamdaysa çizerlerin uygun yönetmenlerle çok yetkin üslup örnekleri verebildiklerini göstermek ve seyirciye kendi fikrinin yanı sıra yaratıcıların algısından dünyayı görme düşüncesinin çok keyifli ve aynı zamanda duygusal farkındalığı keskinleştirdiği düşüncesini satmak.

Sosyal yarar meselesine gelecek olursak, biz bir kapı açtık, bu kapının açtığı devasa içeriği anlatacak bir sürü film yapılacaktır başkaları tarafından ve konu taraflarca daha derinlemesine irdelenecektir … Bu çok önemli bir şey. İnsanımıızın özellikle siyasal bağlamda fikirlerini ve hissiyatını dışa vurmak için şiddet, önyargı ve sosyal çatışma yerine sanatı seçmesi aslında bu filmin yan ama önemli bir misyonudur.

NSP- Ailenizde veya arkadaş çevrenizde türbanlı insanlar var mı, türbana bakış açınız nedir?

AKMAN- Ben açıkçası karşılıklı hoşgörünün ve empatinin tarafındayIm, misal verirsek türbanlıların üniversitelere girebildiği ve ramazan ayında tüm lokantaların açık olduğu bir Türkiye istiyorum. İki tarafta kendi düşüncelerini karşı tarafa satmak isteme eğilimi içinde olabilir ama bunu yaparken şu ilke dikkate alınmalı: teklif var, ısrar yok, Denge kavramı benim kutsalımdır.

NSP- Tepkilerden çekinmediğiniz ortada. Sanırım bu filmle cumhuriyetçilerden çok muhafazakarlardan tepki alacaksınız. Sizce tepkiler ne yönde olur?

AKMAN- Konu bu kadar siyasalken başka bir yerden yaklaştığımız ve türbanlı bir genç kızın modern hayat eğilimleriyle yaşadığı çelişkilerin altını çizdiğimiz için bir takım tepkiler gelebilir. Ama enine boyuna düşünüldüğünde filmi izleyen eleştirmenlerin söylemiş olduğu gibi filmde bir denge unsurunu gözetmiş olduğumuz kanısına varılacaktır diye düşünmekteyim.

NSP- Reklam ve sponsor bulmak kolay oldu mu, salon sıkıntısı yaşıyor musunuz?

AKMAN- Film konusu itibariyle politik algılandığından sponsor bulmakta çok zorlandığımızı söylebilirim.

NSP- Büşra’dan sonraki hedefleriniz neler, yeni projeler var mı?

AKMAN- Tabiki... Biz genç , dinamik ve hırslı bir toplumuz, genlerimizden gelen bir yayılma içgüdüsü var, fakat bu fenomen göreceksiniz ki gelecek yıllarda savaşla değil kültür ve sanat alanında kendine bir vücud bulacak. Bu bağlamda bizim de hedefimiz yurt dışına açılabilecek tarzda işler yapmaktır… Ki sağolsun 68, 78 ve 88 kuşağının emekleri sayesinde ülkemizde çok ciddi bir teknik altyapı oluşmuştur,bizde bu altyapıyı senaryo, fikir ve bakış açısı bazlı yeni evrimlerle destekleyerek aurası uluslar arası işlere imza atacağız.

Kısa dönem için konuşursak Büşra’dan sonra Bahadır Boysal ve Alper Çağlar’la ayrı ayrı projelere devam edeceğim. Fakat bu projeler henüz olgunlaşmadan içeriği hakkında bilgi vermeyi düşünmüyorum.

NSP- Filmdeki Büşra gibi bir kızla sevgili olur muydunuz?

AKMAN- Sevgili olmak meselesini; Tüm şekil, şemal, inanç, doktrin, karizma,duruş gibi hayatımızda bize ciddi anlamda zincir vuran kavramlara karşı bir başkaldırı olarak gördüğümü söylerek bu soruya dolaylı bir yanıt versem? :)

NSP- Siz Büşra’yı nasıl tanımlıyorsunuz, sizin bakış açınızda Büşra doğru bir karakter mi?

AKMAN- Büşra kimine göre doğru kimine göre yanlıştır, ama herkesin uzlaşacağı bir özelliği olduğunu düşünüyorum ki, o da karakteri içinde muhafazakarlık ve modernlik bağlamında birbiriyle çatışan iki öğenin taleplerinide göz önünde bulundurarak kendi için samimi bir şekilde yaşama durumudur ki, bu bence iki tarafında kabul edebileceği evrensel bir doğrudur.

NSP- Bahadır Boysal’ın uçuk kaçık Büşra’sı filmde yumuşatılmış ve durulmuş olarak karşımıza çıkacak ve yine çizgideki yalnız Büşra burada aşık oluyor. Ve film daha çok bir “aşk filmi” olarak lanse ediliyor. Bu sizi rahatsız etti mi, yani Büşra hayalinizdeki gibi bir film mi oldu, yoksa işler kontrolünüzden ve hayalinizden uzak mı?

AKMAN- Aşk, Büşra filmi için; Çelişkilerin altını çizmekte önemli bir fonksiyona sahip olan üst ve genel bir önermedir. Çünkü aşkın yarattığı bir durumlar silsilesi var. Mana ise, bu silsile içinde kendini belli etmektedir. O anlamda bu lansmanı kullanım şeklimizin yerinde olduğunu düşünmekteyim.

Uyarlamalardaysa mutlaka bir takım farklılıklar olacaktır. Mesela Büşra’nın bir sevgilisi olması fikri bizzat Bahadır Boysal’a aittir, yönetmenimiz Alper Çağlar da filmin dört karakter üzerine oturmasının fikir babası ve uygulayıcısıdır. İşin içine yapımcı olarak benimde dengeleyici yapımdaki ısrarım girdiğimde eserin DNA’sındaki değişim kaçınılmaz oluyor. Bir de tabiî ki ana akım filmi yaptığımızı düşünürsek bu akımın eserin avangard tarzını törpüleyici standartlarıyla ister istemez bir köprü kurmak zorunda kalıyorsunuz ki; bu da dile yansıyor. Ama açıkçası her ne kadar Büşra ‘’yumuşatılmış’’ gibi gözüksede Bahadır Boysal’ın dışavurumcu ve grotesk dünyasını Alper Çağlar’ın kamera açıları ve drama anlayışında hissedeceksiniz.

NSP- Cahit Berkay’ın “selvi boylum, al yazmalım” eserinin filme alınmasındaki amaç, duygusal açıdan seyirciyi bağlamak ve aşkın sembolü olan bu namelerin bilinç altında hoşgörüyü otomatik olarak getirmesini sağlamak için mi seçildi?

AKMAN- Selvi boylum al yazmalım parçası; yaşadığımız imaj çağında özlemiş olduğumuz samimiyet, açık yüreklilik, içindekini olduğu gibi yaşama ve sonuçlarına katlanma gibi durumların içimizde yarattığı o yoğun ve içtenlikli tecrübeyi namelerinde yansıttığı için kullanılmıştır.

NSP- Bu samimi ve keyifli röportaj için çok teşekkür ederim.

AKMAN- Sorularınız, yorumlarınız ve keskin gözlemleriniz için ben teşekkür ediyorum. İyi çalışmalar.

Çok konuşulacak film Büşra, ancak dipnot olarak eklemekte yarar var. Yapımcının iyi niyeti, yönetmenin ve senaristin farklı bakış açıları, oyuncuların abartısız usta oyunları ile güzel bir film ortaya çıkmış. Önyargılardan uzak izlendiğinde, imgelerin, sözlerin ve post modern yaklaşımın izdüşümlerini görmek çok keyifli olacaktır.

Neslihan Sultan PALA



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,6 puan)/13
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
MUHAMMED ŞAHBAZREİS

13.04.2010

BU İNSANLAR İŞİ YOK NASIL BİR GAVURLUK YAPSAK DİYE CALIŞIYORLAR BU FLİM TMAMAN TOPLUM ARASINDA AYRIŞMA YAPMAK İÇİN YAPILMIŞ KASITLI BİR KARALAMA YAPILIMDIR
      Beğen (0)          Beğenme (0)