İnce bir davranış

27.01.2010 13:51:55

Geçtiğimiz haftasonu arkadaşlarla birlikte Apeldoorn’da idare içi eğitim kampına katıldık. Bütün gün boyunca seminer dinleyip durduk.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Burdan şikayetçi olduğum anlamını çıkartmayın. Çünki bu seminerlerden çok faydalandık Elhamdulillah. Kimi anlar duyğulandık, kimi anlar kızdık, kimi zaman ise aglayıp sızladık. Nihayetinde arkadaşımın tabiri ile “şarj” olup evlerimize geri döndük. Tabiri caizse “dim dik ayakta, hizmet aşkı ile”.

İlk seminer Hollandalı Carola adında, IOT görevlisi olan bayan tarafından  “aile içinde sağlıklı iletişim” gerçekleştirildi. Seminerin başlığıyla, yapılan konuşmanın çokda birbirini tamamlamadığı düşüncesindeyim. Seminer daha çok aile içi şiddet, töre adı üzerinde yapılan baskılar vs vs dan bahsediyordu. Bu tür olayların türkler arasında olmamaması için neler yapabiliriz? Yada bu tür olaylar olduğunda ne gibi haklarımız var, nerelere gidebiliriz gibilerinden konuşma gerçekleşti. Bu seminer bir nevi bizim kuruluştan istenen bir yardım talebiydi. Birlikte çalışma adına (güya).

Başlığa dair daha farklı konuşma beklediğimden olsa gerek olcak ki, kendimi tam manasıyla konuşulan konuya veremedim. Çok dikkat edemedim açıkcası. Not defterime seminer içerisinde ilginç bulduğum noktaları not etceğim yere, not defterimin her köşesini imzalarla, karamalarla doldurdum.

Sayın Carola’nın konuşması bitince soru cevap bölümüne geçildi. Arka taraftan öyle bir yorum, öyle bir soru geldi ki “helal olsun” dedim.

“ Sayın Carola dediklerinize biz müslüman bayanlar olarak da karşıyız. Aile içi şiddet olsun yada töre adına yapılan şiddetler olsun doğru bulmuyoruz. Bu tür olaylar için bizlerinde çalışmaları var. Peki siz IOT olarak biz tesettürlü bayanların her sokaga çıkışında, okula gidişinde, sosyal ortamlarda bulunduklarında, iş sahalarında vs tüm bu ortamlarda fiziksel şiddet olmasada psikolojik baskılar görülüyor. Bu konuda her hangi bir çalışmanız varmı?” diye sorulduğunda, Carola şaşırmış bir vaziyette IOT nin hiç bir ideolojiye hizmet etmediğini vurguladı. Pes doğrusu...

Burdan şunu anlıyorum; Tesettürlü bir bayanın aile içi şiddet gördügünde o bayana gereken yardımlar ediliyor. Fakat tesettürlü bir bayan psikolojik bir baskı gördüğünde ise yapılacak bir şey yok deyip halı altına süpürülüyor.

Yanlış anladığım bir nokta varsa buyrun aydınlatın...Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumu belirtirken, psikolojik şiddetin daha çok can acıttığınıda belirtmeden geçemicem.

------------------------------

Arkadaşımla gurur duyuyorum. Sanırım bir çoğumuzu zaman zaman bu duygu sarar. Bazen birlikte yaşadığımız olaylardan dolayı bazende arkadaşımızın yaşamış olduğu ibret verici olaylardan dolayı olabilir. Benim neden bu duyguya kapıldığımı sorarsanız, anlatayım.

Yatmak için herkez kendine ayrılmış hotel odalarına giderken, bizde oda arkadaşım Rukiye ile bize ayrılan odaya gittik. Rukiye eşyalarını yerleştirirken bende komidinin üzerinde bulunan İncil’i elime aldım göz gezdireyim dedim. Bu arada İncil’i elime aldığımda arkadaşımla aramızda abdestsiz okuyup okunmayacağı konusunda esprisini yaptık. Pedagog N. Ulupınar nın “davette üslup, metot ve tesettür” adlı seminerinde İncil’den bahsettiği tesettürle alakalı bir konu vardı. Hazır İncil elimizin altındayken bi göz gezdireyim dedim.

İncil’e göz gezdirdikten sonra komidinin üzerine koydum.

Ayağa kalktım ve valizimde ki eşyalarımı yerleştirdim. Yatsı  namazı için abdest alıp namazımı eda ettim. Yatmak üzere yatağımın üzerine uzandığımda, elimi komidinin üzerine uzattım ki İncil’i alıp okuma niyetindeydim. İncil komidinin üzerinde yoktu, şaşırdım. Nerede olabilir İncil derken; Arkadaşım Rukiye, İncil’i odanın içinde bulunan dolabın içine koyduğunu söyledi. Bu duruma oldukça şaşırdım, hiç beklemiyordum böyle bir durumu. Birbirimize baktık ve güldük. Neden dolaba koyduğunu sorduğumda ise, şöyle cevap verdi.

“ Tahrip edilmiş olsada, olmasada sonuçda Allah (cc) gelen bir kitap. Saygı göstermek gerek. Ayağımızı uzatarak yatacağız, uygunsuz bir vaziyette” (!)

Bir Müslüman ancak bu kadar ince düşünebilir sanırım. Ne kadar ince bir ruhlu arkadaşa sahibim.

Herkez için saygı farklı anlamlar ifade ediyordur. Nasıl ki evimize gelen misafir için ayaga kalkıp oturması için yer gösteriyorsak, karşılamada bulunuyorsak; bu davranışımızla saygıyı adlandırmış, göstermiş oluyoruz. Arkadaşımda İncile hürmeten, saygıyla dolabın içine koymuş.

Geert Wılders’ a burdan selamlarımı iletiyorum, umarım burdan bir ders çıkartır kendisine. Konuşurken insanların deger ve yargılarına saygı duymasını temenni ederim.

 Dipnot; Buarada umarım bu yazıyı okuyan okuyucularımız Hollanda’da bulunan aşagı yukarı bütün hotellerde, her odadada İncil’inin bulunduğunu gözden kaçırmamışlardır.



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(2,8 puan)/13
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500
gunnur balci-sancak

28.01.2010

sevgili havvacigim yazini cok buyuk bir keyfle okudum rukiyenin yaptigi hem cok hosuma gitti hemde iste musluman budur dedirtti. Gelelim psikolojik baskiya bugunde ben o dedigin bayanin konusmasina katildim "onur kirici" siddet ten ve buna karsi neler yapilabileceginden bahsedildi,ama dedigin gibi basortulu olanlar veya yabancilarin cocuklari okullarda son derece psikolojik siddet goruyor buna kimse dur demiyor.Ama beklenen gun gelecekse cekilen cile mukaddestir.
      Beğen (0)          Beğenme (0)