Müslümanlar Niçin Sürünüyor?

06.01.2010 09:34:49

Yarı mühtediler, sapıklar, fâsıklar, fâcirler, dini imanı para ve servet olanlar, riyaset ve benlik için her haltı yiyenler, mürekkeb câhiller Ümmet-i Muhammed'in ensesinde boza pişirirken ne kurtuluş olur, ne yücelme.

En Çok Okunanlar



TOPLU SMS ARTIK ÇOK UCUZ

Müslümanlar niçin geri kaldı? Niçin zelil ve esir oldu? Niçin sürünüyor? Niçin 1,5 milyar Müslüman 25 milyon Yahudi ile baş edemiyor? Müslümanlar niçin haklarını, hürriyetlerini, haysiyetlerini, kimliklerini koruyamıyor?.. Bunlara benzer daha başka sorular var ama bu kadarı yeter. Şimdi cevap bulmaya çalışalım.

1. Müslümanlar Ümmet birliği şuuruna sahip değildir. Ümmet bilinci gitmiş, onun yerini küçük cemaat, hizip, grup, tarikat, klik, fırka asabiyetleri, fanatizmleri, militanlıkları almıştır. Müslümanlar tek bir Ümmet olmaya, Ümmet şuuruna sahip bulunmaya mecburdur. Böyle olmazlarsa zillete, esarete, zebunluğa duçar olurlar.

2. Müslümanların bir İmam-ı Kebirleri, Emîrü'l-mü'minleri, tâbiri câiz ise bir Genel Başkanları yoktur. Halbuki böyle bir başkana sahip olmaları, ona itaat ve biat etmeleri vaciptir. Şu anda İslâm dünyası pilotsuz bir uçak, kaptansız bir gemi, müdürsüz bir fabrika veya okul gibidir.

3. İslâmiyet medeniyettir. Bugünkü İslâm dünyasında ise İslâm medeniyeti değil, bedeviyet kültür ve zihniyeti hakim ve yaygındır.

4. İslâm dünyasında hizmetler, vazifeler, makamlar, mevkiler, işler, riyasetler, emanetler ehil ve layık kimselere değil, genellikle ehliyetsiz, liyakatsiz, yetersiz kimselere verilmektedir.

5. Müslümanlar genel olarak İslâm'ın çok gerisinde kalmışlardır.

6. Müslümanlar içinde yeterli miktarda vasıflı, güçlü, üstün, yüksek ahlak ve karakter sahibi elemanlar yetişmemekte, bunlardan oluşan kadrolar kurulmamaktadır.

7. Müslümanların çağ seviyesinde güçlü ve etkili okulları, eğitim sistemleri, öğretmen kadroları yoktur.

8. Bütün İslâm dünyasını (sadece petrol üreten ülkeleri değil) yüceltecek muazzam petrol gelirleri ziyan, israf ve çar çur edilmiştir ve edilmektedir. Bu paraların Kur'ân'a, Sünnete, hikmete uygun şekilde ve planlı programlı olarak kullanılması gerekirken zevk u sefaya, bid'at fırkalarının revacına, kötü melik ve reislerin ihtiras ve kaprislerine alet ve vasıta kılınmaktadır. Bugünkü İslâm dünyasında petrol gelirleriyle 30 milyar dolarlık dev servetlere sahip olmuş kodamanlar vardır.

9. İslâm alemi ehliyetsizliğin ve yetersizliğin kurbanı olmuştur. (Bu madde şerh edilse kocaman bir kitap olur...)

19'uncu ve 20'nci miladî yüzyıllarda zuhur etmiş bütün reform, yenilik, değişim nazariye, hareket ve ideolojileri Kur'ân ve Sünnet İslâmlığına aykırıdır. Ters neticeler vermiştir. Afganîcilik bid'attir. Arap dünyasında ve Pakistan'da zuhur etmiş aktivizm cereyanları bid'attir. İslâm terörizmi kabul etmez. İslâm ile İslâmcılık bir değildir. İslâm ilahî hak dindir, İslâmcılık beşerî bir ideolojidir.

Müslümanların kurtulmaları ve yücelmeleri. Hz. Peygamberin (Salat ve selam olsun ona), Ashabın, Tâbiînin, Tebe-i Tâbiî'nin, geçmiş asırlardaki gerçek ve örnek İslâm büyüklerinin yolundan gitmekle mümkündür.

Şu anda İslâm dünyasında ve Türkiye'de korkunç, dehşetli, iğrenç, vahim bir din sömürüsü vardır. İyi Müslümanlar bunu önlemezlerse kurtuluş olmaz.

İslâm'ın önündeki son ve en büyük engel Müslümanlardır.

Müslüman, İslâm medeniyetinden başka bir medeniyeti benimseyemez.

Müslüman hedonist olamaz. Hedonizm İslam ahlakı ile uyuşmaz.

Müslüman bilgili, irfanlı, hikmetli, ahlaklı, faziletli, iffetli olacaktır.

Müslüman materyalist olamaz. Materyalizm doktrini küfürdür, sapıklıktır.

Yarı mühtediler, sapıklar, fâsıklar, fâcirler, dini imanı para ve servet olanlar, riyaset ve benlik için her haltı yiyenler, mürekkeb câhiller Ümmet-i Muhammed'in ensesinde boza pişirirken ne kurtuluş olur, ne yücelme.

Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-i ümmete aykırı olan bütün bid'ati seyyieler bizi zafere değil, yenilgiye ve esarete götürür.

Kurtuluşun, izzetin, dünya ve âhiret saadetinin reçetesi şunlardır:

1. Sahih bir iman.

2. Faydalı ilim ve irfan.

3. Hikmet.

4. Ahlak ve fazilet.

5. Beş vakit namazın ikamesi.

6. Cemaat.

7. İmam-ı Kebire biat ve itaat.

8. Kanaatli bir hayat sürmek. İsraf, tebzir, lüks ve sefahatten uzak durmak.

9. Emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker yapmak.

10. Ümmet'i irşad edecek icazetli ve ehliyetli hakikî ulema, fukaha ve müftüler yetiştirmek.

11. Cihad fi sebilillah yapmak.

12. Emanetleri (en geniş mânasıyla) ehil ve layık olanlara vermek, ehil olmayanlara vermemek. Emanetleri ehil olmayanlara vermek büyük bir hıyanettir.

* (İkinci yazı)

Mustafa Kemal pş. Damad-ı Şehriyarî olmak istemişti

Mustafa Kemâl Paşa Sultan Vahdettin'in fahrî yaveri idi. Padişah'a damat olmak istemişti. Sabiha Sultan ona varmayı kabul etmemiş, daha sonra Büyük Millet Meclisi kararıyla Halife olacak Abdülmecid bin Abdülaziz Han'ın oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi ile evlenmişti.

Sabiha Sultan Mustafa Kemâl Paşa'ya varmış olsaydı tarih nasıl bir yol takip ederdi?

Sultan Abdülhamid tahtta kalmış olsaydı ne olurdu? Cennetmekânın ölüm tarihi 1918'dir, yani Birinci Dünya Savaşı'nın bittiği yıl.

İhtimaller:

1. Balkan Harbi patlak vermezdi, patlamış olsa bile Devletimiz bu savaşı kaybetmezdi.

2. Osmanlı devletini Birinci Dünya Savaşı'na sokmazdı.

3. Savaşa girerse, hangi tarafı seçerdi?

4. Galibiyet Osmanlıda kalırsa ne olurdu?

Olan olmuş, başa gelen gelmiş ama biz yine şöyle olmamış da böyle olmuş olsaydı diye yazıyoruz.

Mehmet Şevket Eygi / Milli Gazete



10 BİN SMS SADECE 150 TL



       
(3,8 puan)/5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karaktersiz ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kalan Karakter: 500